‘Sevgi ve hoşgörü yaprakları’nda sanat

‘Sevgi ve hoşgörü yaprakları’nda sanat

Sinan Tekin, 'Dieffenbachia' bitkisinin yapraklarına hat ve tezhip sanatını işleyen sanatkar Nick Merdanyan ile konuştu.

Sinan TEKİN
İstanbul

İstanbul’un tarihi mekanlarından biri olan Kapalı Çarşının içerisinde masal tadında bir yolculuğa çıkıyoruz. Tarihin içerisindeki bu yolculuk bin yıl öncesine  kadar götürüyor. Sultanahmet Meydanındaki Hipodromun atlarının durduğu bu yer şimdilerde dünya çapında tanınmış bir sanatın ince fırça dokunuşlarına ev sahipliği yapıyor. Bu yer her gün binlerce ziyaretçinin uğrak yeri olan iç bedesten. Işıltılı vitrinler antika eşyaların süslediği dükkanların yanında dışarıdan Kapalı Çarşının tarihi taş duvarlarının arasında gizlenmiş bir dükkan dikkatimizi çekiyor. Bu yolculukta yaprakların üzerine ince dokunuşların işlendiği küçük bir dükkana adım atıyoruz. Kapalı Çarşı tarihinin arasına gizlenmiş bir yer. Dükkanın içindeki tarihi duvarlar; tablolar, lületaşından yapılmış pipolar ve çerçevelerin içerisinde sergilenen eserler karşılıyor. “Sevgi ve hoşgörü yaprakları” olarak adlandırdığı işin ustası Nick Merdanyan, “Dieffenbachia” bitkisinin yapraklarına hat ve tezhip sanatını işleyen bir sanatkar.

YAPRAKLARIN DOKUSUNA İNCE DOKUNUŞ

Kapalı Çarşının tarihi dükkanlarında yılları geçmiş Ermeni Usta Nick Merdanyan, Mesleğine lületaşından pipolar yaparak başlar. Her birinin birbirinden farklı hikayeleri olan pipolar üzerinde sanatının tüm ince ayrıntılarını gösterir. Yaprakların üzerine hat ve tezhip sanatını işlemeye başlaması biraz tesadüfidir. Yaprakların üzerinde hayat bulan bu sanatın ortaya ilk çıkışını Merdanyan’ın ağzından dinliyoruz; “Evimin salonunda duran bu bitkinin yaraklarından biri solmaya başlayınca kesip kitap arasına koydum. Kitapların arasında çiçek kurutulurdu aynı onun gibi kitabın arasına bıraktım. Sonra onu orada unuttum. Bir süre sonra kitabı karıştırırken o yaprak düştü. Kurumuş, incelmiş ve ipeksi bir hale gelmişti. Çalıştığım dükkana zaman zaman uğrayan bir hattat arkadaşıma “Farklı malzemeler kullanıyorsun. Hiç yaprak denedin mi?” diye sordum. Denemediğini ama denemek istediğini söyledi. Birlikte bir tasarım yaparak başladık. Birine Kanuni’nin tuğrası diğerine de Yunus Emre’nin bir sözünü kufi yazıda yazarak başladık”.

YAPRAKLAR FLORİDA’DAN 

Nick Merdanyan lületaşından pipo yapma işi ile uğraşırken hiç bilmemesine rağmen hat ve tezhip sanatını yapmaya başlar. Kendisine esin kaynağı olan yaprakları nerden bulurum diye düşünür ve büyük bir araştırmaya girer. Çünkü “Dieffenbachia” Türkiye’de bulunan bir bitki değildir. Araştırmaları ustayı Amerika’nın Florida eyaletine kadar götürür. Buradan temin ettiği bitkilerin yaprakların üzerine o günden bugüne kadar hat ve tezhip sanatını işlemeyi sürdürüyor. 

USTA ÇIRAK İLİŞKİSİ SANATI YAŞATIYOR 

Nick Merdanyan, sanatın yaşamasını isteyen bir sanatkar. Birçok öğrenci yetiştiriyor. Mimar Sinan Üniversitesinin çini bölümünden mezun olan ve sanata gönül verenlerle işliyor yaprakları. Aylar, haftalar, günlerce sürüyor işlemek yaprakları. Herkesin bir görevi var. Biri yaprağın yazıları işenirken diğeri yaprağın boyası için dokunuşlara başlıyor. Her bir dokunuş sabır ile işleniyor. Bittiğinde sanatın tüm güzelliği yansıyor eserlere..

SARAYLARIN DUVARLARINI SÜSLEYEN YAPRAKLAR 

Küçük bir atölyenin içinde sabır ile günlerce işlenen yapraklar dünyanın farklı yerlerine taşınmış. Beyaz Saray’ın duvarlarını süsleyen bu eserlerden ikisi zamanın First Ladyleri Hilary Clinton ve Laura Bush tarafından alınarak Beyaz Saray’ın duvarına asılmış. İngiltere Kraliçesi Elizabeth de zamanında bu yapraklara sahip olanlardan biri.

Yazı ve resim sanatının bin bir çeşidini kullanarak çeşitli tasarımlar yapıyor; bu tasarımlar da Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Çini Bölümü mezunu Hülya Kalaycı ve Ebru Yalkın’ın maharetli elleriyle yaprağa nakşediliyor.

www.evrensel.net