Vicdan ve Adalet nöbeti 5. gününde: Bugün kadınların günü

Vicdan ve Adalet nöbeti 5. gününde: Bugün kadınların günü

Halkların Demokratik Partisi'nin İstanbul Yoğurtçu Parkı'na taşıdığı Vicdan ve Adalet Nöbeti 5. gününde. 

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) Yoğurtçu Parkı'nda devam ettirdiği Vicdan ve Adalet Nöbeti 5. gününe girdi. Sabahın ilk ışıkları ile uyanan vekiller ve partililer battaniyeleri topladıktan sonra birlikte hazırladıkları kahvaltı sofrasına oturdu. 

'NÖBET BANA ÇOK ŞEY KATTI'

Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne her gün farklı ilçelerden partililer destek sunuyor. Gece nöbeti tutanlar arasında 18 yaşındaki Arjin Emektar da vardı. Lise öğrencisi Emektar, adliye koridorlarında adalete olan inancını yitirmesine rağmen hukuk fakültesinde okuma hayali olduğunu ifade ederek, adaletin sadece adliye koridorlarında değil, yeri geldiği zaman parklarda, meydanlarda, sokaklarda aranması gerektiğini vurguladı. 

Yoğurtçu Parkı'ndaki bir günlük yaşamın kendisine çok şey kattığını söyleyen Emektar, "Birlikteliğin ne demek olduğunu burada gördüm, hazırlanan kahvaltıdan akşam yatış saatine kadar tüm her şey birlikte yapılıyor" dedi.

Emektar, ablukalarla daraltılmış alana dikkat çekerek, barışa tecrit uygulanamayacağını ve tecride son verilmesini talep etti.

KADINLARIN GÜNÜ

Yoğurtçu Parkı'nda bugün kadınların günü. Ağaçlardan, polis bariyerlerine, kürsüye kadar her yer mor kurdelelerle süslendi.

HDP’nin Diyarbakır'da başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti İstanbul’daki Yoğurtçu Parkı’nda 5. gününde devam ediyor. Polis bariyerleriyle etrafı çevrilen nöbet alanı adeta bir açık cezaevini andırıyor. Parkın girişinde ve nöbet alanının içinde oluşturulan polis noktalarında gelen herkesin GBT’sine bakılıyor. Nöbet alanına gelen ziyaretçiler, içeridekiler çıkmadan alana sokulmuyor. Polis, nöbet alanındaki kişi sayısının 60’ı geçmesine izin vermiyor.

Açık cezaevi koşullarında devam eden Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin ziyaretçileri ablukaya rağmen nöbete destek veriyor. Nöbetin bugünkü ziyaretçileri arasında Adalet İçin Kadınlar, Hayır Meclisleri, Demokrasi İçin Birlik, Sanatçılar Yürüyor İnisiyatifleri, CHP Sol Muhalefet, Hayır Maltepe, Bursa HDP, Birleşik Haziran Hareketi, Hrant'ın Arkadaşları, Barış Bloku, Adalet İçin Gazeteciler, 78'liler, HDP Şişli, Hayır Şişli, Hayır Beşiktaş, Hayır Üsküdar, Trakya HDP İl Örgütü, SODEV, Güngören Demokrasi Platformu yer alıyor. 

SELAHATTİN DEMİRTAŞ'A KUPA

Nöbeti ziyarete gelen Beylükdüzü HDP Yöneticisi İsmail Türkmen Beylikdüzü'de Halkevinin demokratik kurumlar arası düzenlediği turnuvada 8 takım arasında DemirtaşSpor olarak kupa kazandıklarını ve şampiyon olduklarını belirterek, "Kazandığımız bu kupayı başkan Demirtaş'a göndermek üzere vekillerimize teslim etmeye geldik." dedi. Türkmen, kupayı HDP vekili Ayşe Acar Başaran'a teslim etti. Başaran ise "Umarım kendisi çıkar teslim alır" dedi.

Nöbet kadınların halayları ile devam ediyor.

78'LİLER GİRİŞİMİ NÖBETE KATILDI

78’liler Girişimi, Yoğurtçu Parkı'ndaki nöbete katıldı. Girişim adına konuşan İsmail Ağan, katılma sebeplerini şöyle açıkladı:

“Haklıyla haksız arasında açık bir ayrım yapıldığı yasa önünde eşit yurttaşlık istediğimiz için nöbetteyiz. Unutturulan, yok sayılan katliamlarla, yargısız infazlarla, gözaltında kayıplarla yüzleşen gerçek bir adalet istediğimiz için adalet nöbetindeyiz. İşten atılmalara, tutuklamalara, hukuk dışılıklara itiraz için demokrasi nöbetindeyiz. Zorbalığa karşı vicdan için demokrasi nöbetindeyiz.”

KADIN ÖRGÜTLERİ GERÇEK ADALET İSTEDİ

Kadın örgütleri nöbet alanına "Erkek adalet değil gerçek adalet" sloganları ve zılgıtlarla girdi. Kadın örgütleri adına Selin Top konuştu. 

Selin Top açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Açık kamusal alan şu an işgal altında. 4-5 barikat aşarak buraya girebildik. Kadınlar olarak her zaman adalet dedik eşitlik yoksa adalet yok dedik. Vicdan ve adalet bizim hep dillendirdiğimiz kavramlar. Güçlü bir erkek egemenliğin olduğu bu coğrafyada OHAL ile birlikte daha çok baskı altındayız. Erkeklerin şiddeti sokaklarda daha da artıyor. Devletin şiddeti de arttı. Ölümü değil yaşamı savunuyor öldürülen kadınlar için adalet istiyoruz. İyi hal indirimleriyle kadın cinayetlerini cezalandırmayan erkek adalet istemiyoruz. Bir kadın direnişi olarak başlayan Yüksel Caddesi direnişini selamlıyoruz. Açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya şiddet uygulanıyor. Buna karşı vicdan diyoruz. Erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz."

⁠⁠⁠⁠⁠‘EYLEME GİREBİLMEK İÇİN UYGULANAN SİSTEM FAŞİZMDİR’

HDP’nin Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni ziyaret edenler arasında CHP Sol Kanat da vardı. CHP Sol Kanat Yürütme Kurulu Üyesi Münür Aydın nöbet alanında yaptığı açıklamada, parktaki polis ablukasını eleştirdi. Aydın, “Bir siyasal partinin eylemine girebilmek için uygulanan bu sistem faşizmin kendisidir. 12 Eylül'de bile bu manzara yoktu. Seçilmiş vekiller ve belediye başkanları içeride. Bu uygulamalara karşı çıkmalıyız. Ayrı ayrı faşizme karşı mücadele etmeliyiz. Türkiye'nin demokrasiye ihtiyacı var. Bu nöbet demokrasi mücadelesinde önemli bir adımdır. 3 polis çemberinden geçip bir siyasal parti eylemine katılmak yürek ister buraya katılan yürekli insanları destekliyorum” dedi. 

‘KÜRTLERLE EYLEM YAPMA KORKUSU AŞILMALI’

Açıklamanın ardından gazetemiz Evrensel’e konuşan Aydın, demokratik ülkelerde adalet arayışı olmayacağını belirterek, “Demokrasinin olmadığı Türkiye'de nasıl hala ayrı cephelerdeyiz bilemiyorum. Aynı parti demiyorum, aynı eylem aynı yolda olmamız gerekir. Çünkü artık bu ülkede hepimizin yaşama sorunu var. Farklı kanallarda beraberce aynı eylemleri yapabilmeliyiz. Bundan korkulmamalı. En büyük korku Kürtlerin, Türkiye soluyla, Türkiye solunum Kürtlerle eylem yapması sanki büyük tepki alacak korkusu var. O korku aşılmalı” dedi ve beraberlik mesajı verdi.

AYŞE ACAR BAŞARAN: DEMOKRATİK SİYASETİN ÖNÜ AÇILANA KADAR DEVAM

HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran bir açıklama yaparak nöbetin yalnızca küçük bir adım olduğunu belirtti ve “Bu alanlara sahip olana kadar, demokratik siyasetin önü açılana kadar, KHK rejiminden vazgeçilip OHAL rejimi kaldırılana kadar, kadına yönelik uygulanan erkek egemen politikalardan vazgeçilip kadınlara bu saldırı girişimi bitene kadar eylemlerimiz devam edecek” dedi. 

‘RENKLİLİĞİ ÖNLEMEK İSTİYORLAR’

Nöbetin İstanbul ayağını ilk günden beri alanda olan HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran ile konuştuk. Yoğurtçu Parkı’ndaki nöbeti, kendilerine uygulanan tecrit ve tecrite rağmen halkın yoğun sahiplenmesi olmak üzere iki boyutla ele alan Başaran, “İktidarı adım adım takip eden havuz medyası yoktu. Buradaki halk sahiplenmesini ve direnişi görmezden geliyorlar. Buranın bir kuş bakışı fotoğrafını çeksek, burada uygulanan tecriti görebilsek keşke. Çünkü cezaevinde bile olmayacak uygulamalar var burada. Günde 20 defa gelen gruplara göre polis içeri gelip sayım yapıyor 60 sayısı geçilmiş mi diye. Çünkü burada, kitlesel eylemselliğin açığa çıkması istenmiyor. Burada renklilik de istenmiyor. Avukatların cübbeleri, sanatçıların enstrümanları, yazarların balonları alındı. Bunları almalarının nedenlerinden biri buradaki renkliliği önlemek, diğeri de insanların kendi kimliğini buraya taşımalarını önlemek” dedi. 

‘YOĞURTÇU PARKI TÜRKİYE’NİN FOTOĞRAFI’

Nöbete farklı kimliklerden, ideolojilerden ve görüşlerden pek çok insanın katıldığına dikkat çeken Başaran, bunun sebebinin herkesin vicdan ve adalet arayışında olmasına bağladı. Başaran, “7 Haziran’dan sonra Türkiye'de hukuk devleti askıya alındı. Ancak bunun yoğunluklu hissedilmesi 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile oldu. Her şeyin yasak olduğu, tek tipleşmenin bütün topluma kabul ettirilmeye çalışıldığı bir sistem yaratıldı. Bu uygulamaların durması gerektiği herkesçe kabul edilen bir durum. Birçok insan gibi AKP içerisinde de bundan rahatsızlık duyanlar olduğunu biliyorum. İşte bu sebeple bu alana giriş sayıya bağlandı. Ziyarete gelen insanlar hakarete varacak uygulamalara rağmen yılmadılar ve buraya geldiler. Bence burası şu an Türkiye’nin bir prototipi. Buranın fotoğrafını çekip tek renkleştirilmeye, tek sesleştirilmeye çalışılan Türkiye’yi görebiliriz” diye konuştu. 

‘ORTAK MÜCADELEDEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK’

Nöbet alanındaki serbest kürsüde isteyen herkesin söz alabildiğine dikkat çeken Başaran, “Ortak ve birleşik mücadeleden başka çaremiz yok. Karşımızda faşist bir diktatörlük sistemi oluşturulmaya çalışılıyor. Bununla mücadele etmenin tek yolu ortak mücadeleyi büyütmek. Bence herkes burada bunu hissetti. Bütün bu saldırılara rağmen umudun büyüdüğüne inanıyorum. Yoğurtçu Parkı umut parkı haline geldi. Burası tecrit sisteminin içinde oluşturulmuş özgürlüklerden konuşulacak. Dışarıdaki barikatları geçip buraya vardığımızda bir özgür alana girdiğimizi hissediyoruz. Bu alanları büyütebiliriz. Şu barikatları yıktığımız anda buradaki özgür alanı dışarıya da taşıyabiliriz” ifadelerini kullandı. 

‘NÖBET BİR BAŞLANGIÇTI’

‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin yarından sonra Van’da devam edeceğini, Van’ın ardından ise İzmir’de son bulacağını ve Eylül ayında da mitingler düzenleneceğini hatırlatan Başaran, “Bu nöbet bir başlangıçtı, atılan ilk adımdı. Bu küçük adım daha büyük adımların başlangıcıydı. Eylem ve etkinliklerimiz faşist iktidarı durdurana kadar, her defasında farklı eylem ve etkinliklerle alanlarda, meydanlarda olacağız. Bu alanlar, meydanlar iktidarlardan önce de biz direnenlerindi. Bu alanlara sahip olana kadar, demokratik siyasetin önü açılana kadar, KHK rejiminden vazgeçilip OHAL rejimi kaldırılana kadar, kadına yönelik uygulanan erkek egemen politikalardan vazgeçilip kadınlara bu saldırı girişimi bitene kadar devam edecek eylemlerimiz. Bu bir son değil, başlangıç. Uzun ve zorlu bir yol var önümüzde ama yolun sonunun aydınlık olduğuna inanıyorum” diyerek sözlerine son verdi.
 

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Ağustos 2017 18:55
www.evrensel.net