Yoğurtçu Parkı Cezaevi!

Yoğurtçu Parkı Cezaevi!

Arif Koşar HDP'nin Vicdan ve Adalet Nöbeti ile ilgili izlenimlerini yazdı.

Arif KOŞAR
İstanbul

Dışarıda olmak eğer talihli bir durumsa, bu şansı yakalamış HDP’li vekiller, sen misin dışarıda kalan misali, adeta hücreye kapatıldı. Teşbihte hata olmaz. Kadıköy’de Yoğurtçu Parkı’nda 200 metrekarelik bu alan ile cezaevi arasında, sanırım en fazla 7 fark bulunup bulmaca konusu yapılabilir.

HDP’li vekillerin başlattığı ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin yapıldığı Yoğurtçu Parkı’na girebilmek gerçekten büyük bir maharet. Epeyce sabır, direnç, kararlılık istiyor. Parkın dört bir tarafı bariyerler ve yüzlerce polis tarafından kapatılmış durumda. Giriş için belirlenen bölümde polisin yaşa başa bakmadan bağırıp çağıran, provoke eden tutumu ile daha ilk anda işin rengi belli oluyor. Önce giriş için beklenmesi gerektiği anons ediliyor. 20 dakikalık bekleyişin ardından bariyerin arkasına geçiliyor. Kimlikler toplanıyor. Tek tek GBT ve ziyaretçi kaydı alınıyor. Türk dizisi gibi uzun uzun bakış sahneleri polis kameralarıyla çekiliyor. İkinci bir 20 dakikalık bekleyişin ardından bu sefer nöbet alanına değil ama hemen karşısındaki alana girilebiliyor. İçeride başka bir ziyaretçi grubu olduğu için bir 20 dakika da orada bekleniyor. İki grubun aynı anda nöbet alanına girmesi ise yasak! Çünkü alanın mevcudunun 60’ı geçmemesi gerekiyor!

MKM’den sanatçıların ziyaretinde yaşananlar ise bambaşka bir skandal. Bağlama, gitar gibi müzik aletlerinin içeri girmesi yasak. Neden? Çünkü burası bir yaşam alanına çevrilemezmiş. Keza ziyarete cüppeleriyle gelen avukatların cübbeleriyle girmesine izin verilmiyor. Tek tek cübbeler toplanıyor. Cezaevi ziyaretine gidenler bilir. Orada ne yaşanıyorsa, neredeyse birebir burada da yaşanıyor.

Binlerin katılabileceği bir nöbet böylece, keyfi ve hukuksuz bir biçimde adeta yasaklanıyor. Kapıda görevli olan diğerlerinden daha farklı durmaya çalışan ‘iyi’ polise göre tüm bunlar güvenlik için. Amaç olası bir provokasyonu önlemek. “Nöbeti provokasyon olmasın diye bu hale getirmen fiilen yasaklamaktır” deyince, önce “Yok, niye yasaklamak olsun” diyor. “AKP’nin bir etkinliği olduğunda provokasyonu girişleri yasaklayarak mı engelliyorsunuz” denildiğinde ise “Öyle olur mu” derken jetonu düşüyor ya da en azından bize öyle geliyor. Kenara geçip ‘İşine’ devam ediyor. Sıra “kara derili”lere gelince zaten olmayan demokrasinin esamesi okunmuyor.

Bütün bunlara rağmen nöbet alanında bir direniş ısrarı ve umudu görülüyor. Ve güzelim Yoğurtçu Parkı’yla birlikte bu ülkenin tamamını açık cezaevine çevirenlere karşı durma gücü.

www.evrensel.net