5 DAKİKADA - 1 AĞUSTOS 2017
Tahliye edilen Turhan Günay ile Cumhuriyet davasını konuştuk

Cumhuriyet çalışanlarına yönelik davada tahliye edilen Gazeteci Turhan Günay, 5 Dakikada davayı ve cezaevi sürecini anlattı.

Cumhuriyet gazetesi yazar, çizer ve yöneticilerine yönelik davada 9 ay tutuklu kalan isimlerden Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Fatih Polat'ın sunduğu 5 Dakikada programının konuğu oldu. Cumhuriyet çalışanlarına yönelik davayı değerlendiren Günay, cezaevi günlerini de anlattı.

'KİMSE SAVUNMAMI OKUMADI, 9 AY İÇERDE KALDIK'

49 yıldır gazetecilik yapan Turhan Günay kendisine atılı suçlamalardan tamamen uzak olduğunu ifade etti. Davada vakıf üyeliği ve yöneticiliği ile suçlandığını belirten Günay, vakıf üyesi olmadığını, Yenigün Haber Ajansında belirli bir tarih arasında kitap yayınından sorumlu olduğunu anlattığını söyledi. Günay, emniyet sorgusunda bunları anlatmasına rağmen kendisine yöneltilen 35 soruya da "Siz vakıf üyesisiniz" diye başlandığını, kendisinin ise her yanıtın başına aynı bilgiyi kopyalattığını ancak savcının anlamamakta ısrar ettiğini belirtti. Mütalada, iddianamede ve Adalet Bakanlığının Anayasa Mahkemesine gönderdiği savunmada da vakıf üyesi olarak göründüğünü belirten Günay, "Demek ki hiç kimse hiçbir şey okumuyor, herkes birbirinden kopyaladığı için de 9 ay içerde yattık" dedi.

GÜNAY, MUSA KART VE KADRİ GÜRSEL'LE AYNI KOĞUŞTAYDI

Cezaevi sürecini de anlatan Gazeteci Turhan Günay, tutuklandıktan sonra Silivri Cezaevinde 9'uncu bölüme götürüldüklerini, eşyalarına el konulduğunu anlattı. İlk gün geçici koğuşta kaldıklarını sonrasında ise üçerli gruplar halinde kalacakları koğuşlara götürüldeklerini anlatan Günay, Musa Kart ve Kadri Gürsel'le aynı koğuşa verildiğini söyledi. Başlangıçta oldukça zorluk çektiklerini belirten Günay, cezaevindeki işleyişin kolay kavranamadığını anlattı. Her ihtiyaçları için dilekçe verilmesi gerektiğini, gıda siparişlerinin geç geldiğini anlatan Günay, bunlara alışmanın zorluklarından bahsetti.

İLK GÜNDEN BERİ 'BIRAKIRLAR' DEDİLER, 9 AY SÜRDÜ

"Tahliye bekliyor muydunuz?" sorunu da yanıtlayan Günay, "Gözaltına alındığımız ilk günden beri avukat arkadaşlar sürekli 'Ağabey seni bırakırlar' diyorlardı tutuklandık, Sevgili Musa ve Sevgili Kadri ile konuşurken 'Ağabey seni önümüzdeki tensip kararında bırakırlar' dediler. Ben de bu lafı altı aydır duyduğumu, sonuçta kararın bir kişinin iki dudağı arasında olduğunu anlattım" diye konuştu. Günay, tutuklanan tüm Cumhuriyet yazar ve yöneticilerinin de aynı şekilde bu boş iddianameyle tutulduğunu ifade etti.

BASINDA AÇILAN HER DAVA BOYNUMUZA TAKILAN BİR MADALYA

Programda Fatih Polat'ın meslekte önem verdiği değerlere ilişkin sorusunu da yanıtlayan Günay, gazeteciliğe ilk başladığında daha eski gazetecilerin meslek ahlakını, sebatkar olmayı, işini düzgün yapmayı, gazetecilik onurunu öğrettiğiklerini anlattı. Günay, kendisine açılan ilk davanın 'müstehcenlik' suçlaması ile açıldığını hatırlattı. "Arkadaşlarımız siyasi davalarda yargılanırken ben böyle bir suçlamadan utandım ve davaya gitmedim. Danıştığım avukat, 'Basında açılan her dava boynumuza takılan bir madalyadır, bırakın bu davaları açanlar utansın' demişti" sözleriyle yaşadıklarını anlatan Günay, "Gazetecilik dürüstlük gerektirir. Doğru haberi iletmeyi, bunu ahlak edinmeyi gerektiren bir meslek. Bu değerleri devam ettirmeye çalışıyorum, gazeteci arkadaşlarıma da bunları öneriyorum" diye konuştu.

Fatih Polat'ın hazırlayıp sunduğu 5 Dakikada salı ve perşembe günleri Evrensel Web TV'de. (EVRENSEL WEB TV)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Ağustos 2017 12:12
www.evrensel.net