'Belediyelerde kadrolu ve güvenceli çalışma istiyoruz'

'Belediyelerde kadrolu ve güvenceli çalışma istiyoruz'

Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt, kamuda toplu sözleşme sürecine dair taleplerini anlattı.

Birkan BULUT
Ankara

Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt, yarın başlayacak toplu sözleşme görüşmelerinin OHAL ve KHK’lerin gölgesinde yapılacağına dikkat çekti. AKP’nin kendinden olmayan veya seçimle alamadığı kurumlara KHK’leri kullanarak girmek istediğini belirten Bozkurt, belediyelerde çalışan emekçilerinin taleplerini açıkladı: “Belediyelerde kadrolu ve güvenceli çalışma istiyoruz.”

KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt yarın başlayacak toplu sözleşme görüşmeleri öncesinde yerel yönetim emekçilerinin sorunlarını ve taleplerini gazetemize değerlendirdi. 20 Temmuz 2016 yılından bugüne OHAL ve KHK uygulamasının devletin yönetim biçimine dönüştürülerek, parlamentonun işlevsizleştirildiğini ve kamuda 120 binin üzerinde kamu çalışanının işinden edildiğini belirten Bozkurt, Hükümetin, kamuda güvencesizlik, kayyımlar eliyle başlatılan kıyım, ve iktidar olanaklarının toplumsal yaşamın lehine dönüştürülmesinin aracı olarak kullanmak istediğini ifade etti. Bozkurt, AKP’nin kendinden olmayan veya seçimle alamadığı kurumlara KHK’leri kullanarak girmek istemesi ve kadrolaşma çabasının bu dönemin özetlenmesi açısından bir gösterge olduğunu kaydetti.

“Bu dönem vesayet sendikacılığı inşa edilerek, yandaş sendikalar eliyle örgütlenmeye, bu yolla iktidarın yedeğine girmiş sendikalar ve dikensiz gül bahçesi yaratarak, toplumu dönüştürmenin bir başka ayağını oluşturmaktadır” diyen Bozkurt, kadın emekçilere yönelik kapitalizmin sömürü aracının argümanları arasında olan, yarı zamanlı ve esnek çalışma gibi sistemlerin devreye sokularak kadının çalışma yaşamından uzaklaştırılmak ve eve kapatılmak istendiğini söyledi.

SÖZLEŞMELİ DEĞİL, KADROLU ÇALIŞMA

Yerel yönetim emekçilerinin yaşadığı sorunları ve taleplerini anlatan Bozkurt, “İtfaiye ve zabıta emekçilerinin kadro tanımları, hizmet sınıfı mesleki statüsüne uygun olarak bu dönem mutlaka düzenlenmelidir. Yine belediyelerde çalışan koruma ve güvenlik görevlisi emekçilerin aylık maktu mesai ücretleri geri verilmelidir. Belediye Şehir Tiyatrolarında çalışan sözleşmeli personel uygulamasına son verilmeli, bu arkadaşlarımız kadrolu ve güvenceli çalışma hakkına kavuşturulmalıdır. Ücretlerimizden kesilen ve ‘vergi dilimi’ adı altında aslında kaşıkla verip kepçeyle hemen geri alma anlamına gelen bu adaletsizliğe son verilmeli. Aslında bu birkaç başlıkta toparlanmış olan taleplerimiz, şubelerimizden gelen önermeler doğrultusunda daha geniş bir biçimde dosya halinde hükümete sunulmuştur” diye konuştu.

Bu taleplerin takipçisi olacaklarını dile getiren Bozkurt, bunun sadece sendika yöneticileriyle sınırlı bir takip süreci olmaması gerektiğini vurguladı. Örgütlü örgütsüz tüm kamu emekçilerinin işyerlerinden başlayarak bu süreci yakından izlemeleri, sendikalarının sürece ilişkin alacağı tutumun yanında durmaları, desteklemelerinin temel bir görev olduğunu ifade eden Bozkurt, “Dün olduğu gibi bundan sonradaki süreçte DE fiili ve meşru mücadele ile emeğe, haklarımıza ve sendikalarımıza yönelik saldırıları püskürtecek ortak mücadeleyi örme göreviyle karşı karşıyayız” dedi.

EKONOMİK KAYIPLAR KARŞILANMALI

Memur-Sen'in imzaladığı son toplusözleşmede yaşananlar hatırlandığında bu yıl masada olabileceklerin tahmin edilebileceğini ifade eden Bozkurt, iş kollarının özgün sorunları ve çözümüne yönelik tekliflerini bakanlığa sunduklarını dile getirdi. Son toplu sözleşmeden doğan ekonomik kayıpların telafi edilerek taban aylığı ve emekli aylıklarına yansıtılması gerektiğini belirten Bozkurt, Anayasal sınırların dışına çıkılarak olağan dışı uygulamaları başlatan, OHAL ve KHK uygulamalarına acilen son verilmesi, işinden edilen kamu emekçilerinin işlerine iade edilerek ekonomik kayıplarının giderilmesini istedi. İnsanca yaşam için gerekli olan ücret, özgür toplu sözleşme hakkı ve özelikle yerel yönetim iş kolunun özgünlüğü dikkate alınarak belediye başkanları ve bağlı kurum temsilcileri ile toplu sözleşme imzalama ve grev hakkının yasal düzenlemelerle güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

www.evrensel.net