‘Kürtçe Müzik’ zincirinde ‘farklı’ bir halka: Mirady

‘Kürtçe Müzik’ zincirinde ‘farklı’ bir halka: Mirady

“Protest” ve “Muhalif” canlılığını Şivan Perwer ile kazanan, bu canlılığı Nizamettin Ariç sayesinde sapasağlam bir estetik arka plana yaslayan “Kürtçe Müzik”, bu isimlerle, aynı zamanda kırsaldan metropole uzanan bir köprü kurmuştur.Bu köprüyü grup düzeyinde, estetiği hasıraltı etmeden

Mehmet Akif Ertaş

Bu köprüyü grup düzeyinde, estetiği hasıraltı etmeden zemininin sarsılmasına izin vermeyerek “yeniden” inşa eden “Koma Dengi Azade”den ayrıldıktan sonra, solo kariyerini sürdüren Mehmet Atlı, kentte tutunmaya çalışan Kürtlerin yaşantılarından enstantaneler sunmuştur.
Bu süreçte “Kürtçe Müzik”; ya sadece piyasaya sabitlenen, ya da propagandayı refleksle harmanlayan anlık çalışmaların alanı haline gelmemiş, Burhan Berken gibi, hem kırsalın kodlarını çözen hem de kırsaldaki otantik donanımı metropolle halleştiren bir imzanın da belleklere kazınmasına yardımcı olmuştur.
“Marmasi” (Yılan Balığı) adını verdiği albümünü, Anadolu Müzik’ten 2012 yılında çıkaran Mirady, Atlı ve Berken’in oluşturduğu zincire “farklı” bir halka olarak eklenmiştir.
Atlı ve Berken zincirine eklenirken, sadece kırsaldan metropole değil, metropolden kırsala düz değil, sadece teoride değil, pratikte de“ezber bozarak” yılankavi bir köprü kurması onu, “farklı”olarak nitelendirmenin önünü açarken, bu türde gerçekleştirilen müziğin dağarcığına önceden dahil edilmemiş enstrümanları, kulak tırmalamayan bir kompozisyon oluşturarak katması da “farklılık”ını boyutlandırmıştır.
Enstrümanların müzikler arası yolculuğa çıkarılması Atlı’nın çalışmalarında ayırdına varılan bir nokta olmuştur. Mirady’nin yeni bir sound arayışına giriştiği ikinci albümünde bu alan genişlemiştir. Enstrümanlar, hem Türkiye topraklarında, hem de Türkiye’nin “dış”ında ürkeklik kuşanmadan gezindirilmiştir.
Genişleyen alanında, savrulan yaşantıları dillendirirken kendisini savurmayan bir hikayeyi de dinleyicisine anlatan çalışma, önceden gerçekleştirilen albümlerin rotasını takip ettiği için, acıyı, açık pazarın hizmetine sunmamıştır. Albüm, savrulmalardan her daim trajedi değil, şenlik de devşirebilen insanların olabileceğini de “yeniden” gözler önüne sermiştir.
Hayatın içerisinde aşkın yerini; ten taarruzunu ve dolayısıyla erkek egemen söylemi gözü kapalı kulak arkası ederek bulmaya çalışan albüm; erkeği, onun gölgesi olmayan kadını ve aralarındaki adına “aşk” denilen yoğun duygunun resmini çizerken, “klam (Kürtçe hareketli ezgi) ve stran (Kürtçe uzun hava) öncülerini de dinleyicisinin gözlerinin önünden geçirebilmiştir.
Türkiye’nin müzik ortamına; nice saygın ismi kazandıran, çok kültürlülüğün önemli duraklarından birisinde, Ergani’de dünyaya gelen ve asıl adı Murat olan Mirady, ikinci albümüyle de, tanınmanın, bilinmenin müziği aşındıramayacağını dinleyicisine bir kez daha hatırlatmıştır.
Hafızasına bunu nakşedecek olan dinleyici, özelde Mirady’nin genelde “Kürtçe Müzik”in içi de dışı gibi zengin çalışmalar halkasına nadide zincirler ekleyeceğine inanmaktadır.

Mirady
“Marmasi” (Yılan Balığı)
Anadolu Müzik/2012
 [email protected]

www.evrensel.net