Sınır Tanımayan Palyaçolar mülteci çocuklarla buluştu

Sınır Tanımayan Palyaçolar mülteci çocuklarla buluştu

Sınır Tanımayan Palyaçolar, Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda olan çocuklarla bir araya geldi.

Çocukların olduğu her yeri sınırsız olarak gören ve “Kahkaha en iyi ilaçtır” sloganıyla yola çıkan Sınır Tanımayan Palyaçolar (Clowns Without Borders) renkli kıyafet ve makyajları, kocaman ayakkabıları ve bir birinden eğlenceli oyunlarıyla Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle ülkelerini terk etmiş çocukları güldürmek için Urfa’da aktivite düzenledi.

Hayata Destek İnsani Yardım Derneği aracılığıyla Urfa’daki sığınmacı çocuklarla buluşan Sınır Tanımayan Palyaçolar, derneğin bahçesinde kurdukları oyun sahnesi ile savaş mağduru çocukları eğlendirdi. Arap, Kürt, Türkmen ve Urfalı çocukların da dahil olduğu aktivitede çocuklar, palyaçolarla renkli bir gün geçirdi. 

Mülteci çocukları güldürmek için farklı ülkelerden çıkıp illerde etkinlikler düzenleyen Sınır Tanımayan Palyaçolar’ın Türkiye’deki projelerini koordine eden ve aynı zamanda palyaçolar arasında yer alan Günay Dinçoy, Suriye savaşından bu yana Türkiye’de projeler yaptıklarını, daha çok sığınmacıların yaşadıkları Hatay, Antep, Batman, Diyarbakır ve ilçesi Bismil, köylerde ve sınırda gösteriler yaptıklarını söyledi.

KIRMIZI BURUNLU ‘PASAPORT’

22 yıllık bir sivil toplum kuruluşu olduklarını ve 15 merkezde çalışmalar yürüttüklerini belirten Dinçoy, projeye İstanbul’da başladıklarını daha sonra Hatay ve Urfa’ya geldiklerini söyleyerek, Sınır Tanımayan Palyaçoların asıl amaçlarını şu sözlerle ifade etti: “Gördüğünüz bu kırmızı burun, buna dünyanın her yerinde geçen ‘pasaport’ diyoruz. Her yere gidip her yerde oyun oynama şansını sunuyor bize çünkü daha önce her hangi bir gösteri görmemiş bir çocuk bile bu burnu taktıktan sonra kendini güvenli bir oyun alanında hissediyor. Onlarla sadece oyun oynamak için geldiğimizi anlıyor.”

‘TEMEL AMAÇ GÜLME YOLUYLA BARIŞIN BİR PARÇASI OLABİLMEK’

Daha çok dezavantajlı, yani doğal afet ya da savaşı yaşamış kişilerin yaşadıkları bölgeleri hedef grubu olarak tercih ettiklerini belirten Dinçoy, “Özellikle çocuk ve kadın odaklı çalışıyoruz. Temel amacımız sadece güldürmek. Çünkü güldürmenin gerçek bir iyileştirme hali olduğunu, yaşadıkları yerde gülebilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Sığınmacıların önce temel barınma ve diğer ihtiyaçları sağlandıktan sonra biz ortaya çıkıyoruz ve yeni hayatlarında kişilere yardım etmeye çalışıyoruz. Güldürmek mutlu etmek ve gülme yoluyla barışın bir parçası olabilmektir amacımız. Brezilyalı, İtalyan ve Fransız sanatçıların çocukları güldürmenin yanında bu sanatçıların ülkelerine döndüklerinde gördükleri realiteyi, ortamı aktarmaları. Onların blokları var, bir anlamda küçük uluslararası gazete görevi görüyorlar” dedi. 

OHAL PALYAÇOLARI DA ETKİLEDİ

Son olarak yıkımın en büyük bedelini kadın ve çocukların ödediğini söyleyen Dinçoy, “Gösteri bitiyor yine hüzün ortama hakim oluyor. Amacımız onlara mutluluk bırakmak ve biz gittikten sonra hatırlanmak. En çok isteğimiz kişilerin yaşadıkları yere gitmek ve yaşadıkları yerdeki o yere bir neşe katmak. Dolayısıyla en büyük arzumuz kamplara girebilmek. Ancak OHAL şartlarında bunu yapmakta güçlük çekiyoruz. Barış ve oyun üstünden var olan bir kurum olarak daha çok çocuğa ulaşmak istiyoruz, ancak bu gergin süreçte biz de zorlanıyoruz” ifadesini kullandı. (Urfa/DİHABER)

www.evrensel.net