Mersinli Gazeteciler: Basın özgürlüğünde yaralar açılıyor

Mersinli Gazeteciler: Basın özgürlüğünde yaralar açılıyor

Mersinli gazeteciler dihaber Muhabiri Alayumat hakkında verilen karara tepki göstererek, kararın basın özgürlüğünde derin yaralar açtığını söyledi.

Turan DAL
Mersin

Islahiye’de çalışma arkadaşı Nuri Akman ile beraber “şüphe” üzerine gözaltına alınarak, daha sonra Hatay Emniyeti’ne sevk edilen dihaber muhabiri Erdoğan Alayumat’a, “Örgüt üyeliği”, “Örgüt adına faaliyette bulunmak” ve “Devlet sırlarını açıklamak” suçlamaları yöneltildi. Alayumat, çıkarıldığı mahkemece “Devlet sırlarını açıklamak” suçlaması ile tutuklandı. Kamuoyu tarafından yaptığı haberleri ile tanınan Gazeteci Alayumat’ın tutuklanmasına, Mersinli meslektaşları tepki gösterdi. Mersinli gazeteciler, basın özgürlüğü açısından her geçen gün daha da endişelenmeye başladıklarını aktardı.

Mersinli gazeteciler, Erdoğan Alayumat’ın tutukluluğuna ilişkin şu sözleri kaydetti:

‘GAZETECİLİK BİLGİ EDİNMEK VE BUNU KAMUOYUYLA PAYLAŞMAKTIR’

Cumhuriyet Gazetesi Mersin Temsilcisi Abidin Yağmur: Erdoğan Alayumat’ın tutuklanması Türkiye’de basın özgürlüğünün ya da daha doğru ifadeyle basın ‘özgürlüksüzlüğünün’ geldiği noktayı gösteriyor. Gazeteci, bir haberi, haber değeri taşıdığı için ve halkın haber alma özgürlüğü için yapar. Habercilik faaliyetlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesinin hukuki dayanağı yok. Eğer bunun hukuki dayanağı varsa dünyada kimse habercilik yapamaz. Savcılar, diledikleri haberi, diledikleri gibi örgütsel faaliyet olarak yorumlayabilir o durumda. Habercilik faaliyetlerinin ‘devletin gizli kalması gereken sırlarını açığa çıkarmak’ suçu kapsamına sokulmaya çalışılması da hukuki değil. Haberci, karşılaştığı, tanık olduğu bir olayın, bir olgunun, bir gerçeğin devlet sırrı olup olmadığını nereden bilecek? Bürokrasiden birilerini arayıp ‘bu devlet sırrı mı, değil mi’ diye soracak mı? Gazeteci devlet memuru değil, gazeteci polis değil, bürokrat değil. Karşısına bir gerçek çıkar, bir olaya tanık olur, yazar. Gazetecilik bilgi edinmek ve bunu kamuoyuyla paylaşmaktır. Gazeteciliğin tanımı bu kadar açık… Erdoğan Alayumat hakkında soruşturma açan savcılığın, tutuklayan mahkemenin ve hükmü kuracak mahkemenin, neyin habercilik, neyin örgüt üyeliği faaliyeti olduğunu net şekilde ortaya koyma sorumluluğu var bu durumda.

‘ERDOĞAN MERSİN HALKININ YAKINDAN TANIDIĞI BİR GAZETECİDİR’

Evrensel Gazetesi Mersin Muhabiri Halil İbrahim Polat: Dün Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarının yargılandığı davanın 4. gününde ilk önce Evrensel Gazetesi yazarı Yusuf Karataş Diyarbakır’da, DİHABER muhabir Erdoğan Alayumat ise Hatay’da tutuklandı. Erdoğan, birlikte yaptığımız haber takiplerinde ve sohbetlerimizde, gerçekten doğruluğu savunan bir gazeteci olduğunu her zaman hissettirirdi. Bugün de doğru haberciliği savunduğu için tutuklandı. Gözaltındayken hükümete yakınlığı ile bilinen bazı haber ajanslarının hedef gösterdiği iki meslektaşımızın tutuklanmaları için zemin hazırlandığını hepimiz biliyorduk. Ülkede bugünün koşullarında bu mesleği tercih etmiş insanlar gerçekten onurlu bir duruş sergileyerek gerçek haberciliği savundukları için gözaltına alınıyorlar, tutuklanıyorlar.  Gazeteciliği icra etmek isteyenlere sunulan koşul  ‘başınıza bir şey gelsin istemiyorsanız sorgulamayın, araştırmayın ve itaat edin’dir. Evet, Erdoğan gazetecidir. Sadece Mersin basınının yakından tanığı değil, Mersin halkının da yakından tanıdığı bir isimdir. Dün “örgüt üyesi olmak”, “örgüte yardım ve yataklık etmek”, “örgüt adına milis ve işbirlikçilik faaliyetinde bulunmak” ve “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gizli kalması gereken sırlarını ifşa etmek” iddialarıyla tutuklandı. Son olarak Erdoğan Alayumat, Yusuf Karataş nezdinde gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını ve gazetecilerin yaptıkları, yazdıkları, takip ettikleri haberler nedeniyle tutuklanmadığı bir Türkiye’ye hemen yarın uyanmak dileğiyle. Gazetecilere özgürlük!

‘HABERLERİMİZLE ÖZGÜR BİR TOPLUMA HİZMET EDECEĞİZ’ 

Dihaber Ajansı Muhabiri Ahmet Kanbal: Bilindiği üzere arkadaşımız Erdoğan Alayumat, yıllardır gazetecilik faaliyetini en doğru şekilde yürüten gazetecilerden biridir. Dört duvar arasında gazetecilik yapmasını engelleyeceklerini sananlar yanılıyorlar. Tutuklanma gerekçesine bakarsanız, öncelikle şunu görmek mümkün. Üzerine atılı “Örgüt üyeliği”, “Örgüt adına faaliyet yürütme” suçlamalarını mahkeme bile delilsiz diye kabul etmemiş. Ancak aynı mahkeme her ne hikmetse Erdoğan’ı “Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal ve Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme” suçlaması ile tutukladı. Yani casuslukla suçluyorlar. Ama dayanak ne? Dayanak Erdoğan’ın çekmiş olduğu fotoğraflar. Yazmış olduğu haberler. Yürütmüş olduğu tartışmalar. Yani ortada var olanın aslında gazetecilik olduğunu mahkeme de görmüş. Ama aynı mahkeme “Bu gazetecilik faaliyetidir” diyememiş. Neden?

Çünkü gazetecilik kriminalize edilmek isteniyor. Çünkü gerçekleri yazarak, toplumun kendi emekleri ile yarattığı emeğin yanlış kullanıldığını görmesini sağlamak için “Gazetecilik suç değildir” diyenlere karşı toplumu köleleştirmek isteyenler güçlü oldukları mesajını vermeye çalışıyor. Erdoğan tam da olması gereken toplumcu, gerçek gazeteciliği yapıyordu. Bu nedenle hedef alındı. Bu nedenle kendisine “Casusluk” suçlaması yöneltildi. “Devletin bu gizli kalması gereken sırrı” demişler. Nedir bunlar? “Devlet sırrı” dedikleri şeyin ne olduğunu açıklayamamışlar.

AFAD kamplarında mülteci kadınları fuhuşa sürükleyen simsarlar mı? Yoksa 3 bin mülteci kadını Türkiye’de satan simsarlar mı? Ya da Türkiye’de kurulan ve kirli savaş politikalarına hizmet eden El Nusra, DAİŞ ve Ahrar El Şam gibi örgütlere bağlı dernekler mi? Ya da başka bir şey El Nusra’nın Türkiye’deki silah depoları mı devletin sırrı? Kilis’i roketlerin merkezi haline getirip, yoksul aile çocuklarını savaşa göndermek mi devletin sırrı?

Bu soruların hepsi cevaplanmayı bekliyor.

Son olarak yıllarca Erdoğan ile birlikte haber takibi yaptık. Gözaltına alındığı ana kadar da telefon üzerinden bile olsa haber tartışmalarını sürdürdük. Ve cezaevinde olsa bile devam edeceğiz. Ne Erdoğan susacak ne de onun gibi tutuklu olan yüzlerce gazeteci. Ne gerçekler susturulabilecek, ne özgür basın geleneği. Bu ülkede onurlu gazetecilik yapanlar daima var olacak. Şimdi bize düşen tek bir şey var. Biz gazetecilik yapması kısıtlanan her bir arkadaşımız için fazladan bir gerçeğin peşine düşeceğiz. Haberlerimizle özgür bir topluma hizmet edeceğiz.
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.