HDP'nin 'Vicdan ve Adalet Nöbeti' 5'inci gününde

HDP'nin 'Vicdan ve Adalet Nöbeti' 5'inci gününde

HDP’nin Diyarbakır’da Ekin Ceren Parkı’nda devam eden 'Vicdan ve Adalet Nöbeti' 5’inci gününde devam ediyor

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne toplumun hemen her kesiminden destekler artarak devam ediyor. 7 gün 24 saat devam eden eyleme halk da akşamları ses çıkarma ve ‘ışıklarını yak-söndür’ gibi eylemler ile destek veriyor. Gün içerisinde farklı sivil toplum örgütlerinden de ziyaretler gerçekleşiyor. Polis eylemin yapıldığı Ekin Ceren Parkı’nın etrafını barikatlarla kapatmış durumda.

NÖBETTEKİ HDP’Lİ VEKİLLER GÜNE ÇEVRE TEMİZLİĞİ VE SPORLA BAŞLADI

Vicdan ve Adalet Nöbeti’ndeki HDP’li vekiller, 5’inci güne çevre temizliği ve sporla başladı. 

HDP'nin, Diyarbakır'da gerçekleştirdiği "Vicdan ve Adalet Nöbeti" 5’inci gününde devam ediyor.

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP), Diyarbakır Ekin Ceren Parkı'nda gerçekleştirdiği "Vicdan ve Adalet Nöbeti" 5’inci gününde sürüyor. Nöbet eylemi gün boyunca birçok ziyaretçisi oldu. Günü yoğun geçiren nöbetteki vekiller, geceyi de kitap okuyarak, günün değerlendirmesi ve sohbet yaparak geçirdi. 

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte HDP’li vekiller, çevre temizliği yaptı. HDP'li vekiller, çevre temizliğinin ardından sabah sporu yaptı. 

Sporun ardından nöbettekiler basın mensuplarıyla birlikte kahvaltı yaptı.

BAYDEMİR'DEN HODRİ MEYDAN: KALDIRIN BARİYERLERİ BAKALIM HALK NE YAPIYOR

Vicdan ve Adalet Nöbeti'nde konuşan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, AKP yanlısı medyanın “Halk sırtını döndü” iddialarına, "Hodri meydan. Kaldırın bariyerleri bakalım halk ne yapıyor” diye yanıt verdi. Baydemir, AYM’ye de “İçtihadınıza sahip çıkın” çağrısı yaptı. 

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) Diyarbakır Ekin Ceren Parkı'nda gerçekleştirdiği "Vicdan ve Adalet Nöbeti"nin 5’inci gününde tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile vekilliği düşürülen HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın mesajlarının okunmasının ardından HDP Parti Sözcüsü Osman Baydemir açıklamada bulundu. Baydemir, bugünkü açıklamayı 644 haftadır vicdan ve adaletin tecellisi için, evlatlarının naaşlarına ulaşabilmek için nöbet tutan Cumartesi Annelerine ithaf ettiklerini söyledi. "Vicdan haktır adalet hakkın tecellisidir. Berfo Ana’yı yad ediyoruz. Çok iyi bilsinler ki Berfo ananın iki eli faşistlerin yakasındadır. Vicdan ve Adalet Nöbeti Berfo Anaların vicdanının elidir" dedi. 

'DEMİRTAŞ TUTUKLANDIĞI DOSYADA REHİNDİR'

Demirtaş'ın halen tutuklu bulunduğu dosyada bir ilerleme olmadığını söyleyen Baydemir, "8 ay 25 gün oldu ki Eş Genel Başkanlarımız, milletvekillerimiz cezaevinde. Parmak sallıyorlardı, 'Demirtaş'ı yargılayacağız' diyorlar. 8 aydır Demirtaş henüz yargılanmış değil. Duruşmasının ne zaman olacağı belli değil. Neden duruşmayı gerçekleştirmiyorsunuz? Kamuoyu sanıyor ki Demirtaş tutuklandığı dosyadan yargılandığı için cezaevinde. Hayır, Demirtaş tutuklandığı dosyadan sadece bir rehinedir. 60'ı aşkın yargılandığı dosya tutuksuz olduğu dosyalardır. Hakikatin açığa çıkmasından korkuyorlar. Bu devran böyle sürmeyecek. Adalet ve vicdan öyle bir güçlü kavramdır ki adaleti yitiren bir toplumun ayakta durma şansı yoktur. Vicdanını yitiren bir toplumun aydınlık gelecekte çocuklarına bir miras bırakma şansı yoktur" ifadelerini kullandı. 

AYM’YE ‘İÇTİHADINIZA SAHİP ÇIKIN’ ÇAĞRISI

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) içtihat kararını hatırlatan ve çağrıda bulunan Baydemir, "Asla çocuklarımıza onurlu bir barışı miras bırakma çabamızdan ayrı koyamayacaklardır. AYM'ye çağrıda bulunuyoruz. Sizin milletvekili tutuklu yargılanamaz diye bir içtihadınız vardı. Sizin 8 ay 25 gündür altında imzanız olduğu bu karara sahip çıkmamanız adalet ve vicdanla bir alakası var mıdır? Neden kararınızı açıklamıyorsunuz? Yargı ve sizler kimden korkuyorsanız, açıkça ifade etmekle mükellefsiniz. Zulüm gören bir siyasi hareketin aktörlerinin AYM'ye çağrıda bulunması ile iktidar partisinin yargıya tehdit savurması arasında vicdan ve adalet açısından uçurum vardır. İçtihadınıza sahip çıkın. Hukuka sahip çıkın ve cübbenizin gereğini yapın. Toplum vicdanının daha fazla yara almasına vesile olmayın" diye kaydetti. 

'KAYYUM ACZİYETİN İFADESİDİR'

Bölge illerinde belediyelere atanan kayyumların acziyetin ifadesi olduğunu vurgulayan Baydemir, kayyum uygulamasının millet iradesine en büyük saldırı olduğunu dile getirdi. AKP Genel Başkanı Erdoğan'a çağrıda bulunan Baydemir, “2004 yılında seninle Diyarbakır Büyükşehir Başkanlığı için yarıştık, kazanamadın. 2009 yılında ‘Diyarbakır'ı istiyorum’ dedin ben de ‘Diyarbakır bu halkın kalesidir’ dedim. Yüzde 66 ile yine kazandık. Hep Diyarbakır'ı istedin, istemeye herkesin hakkı var, ama bu halk sana teveccüh göstermedi. Ama sen fikriyatınla ikna edemediğin bu şehri zorbalıkla işgal etmekle fethettin sanıyorsun. Yanılıyorsun. Diyarbakır'a kayyum ataman acziyetin ve kaybetmişliğinizin ifadesidir. Kayyum atadığınız gün siz bu coğrafyada kaybettiniz" dedi.

'BU HALK SENİN ZULMÜNÜ KABUL ETMİYOR'

Diyarbakır caddelerindeki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın posterleri hakkında da konuşan Baydemir, "Her Diyarbakırlı o fotoğrafları gördüğünde kendi gölgesinden korkan bir korku filminin aktörünü görüyor" dedi. 

Bugün yerel seçim yapılsa bölgede yine halkın DBP ve HDP'ye oy vereceğini vurgulayan Baydemir, "Bir kez daha AKP Genel Başkanı'na hodri meydan diyoruz. Gel sandığı kuralım. Diyarbakır halkı sandık başına gitsin. Senin kayyumun da bizim göstereceğimiz eş başkanlarımız da aday olsun. Senin anket şirketlerin her hafta anket yapıyorlar. Diyarbakır, Mardin, Van büyükşehir belediyelerinde yüzde 60-65 oranında yine DBP-HDP olur. Senin zulmünü kabul etmiyor bu halk" diye konuştu. 

‘KALDIRIN BARİYERLERİ BAKALIM HALK NE YAPIYOR’

Adalet ve Vicdan Nöbeti'ne yönelik AKP yanlısı medyanın yaptığı haberlere de cevap veren Baydemir, "Bir iki gündür çamur medyası bu alanın fotoğraflarını göstererek, halk sırtını döndü diye yalan haber yapıyor. Adeta üstü açık bir cezaevine dönüştürülmüş parktan söz ediyoruz. Kolluk görevlilerince halkın buraya gelişi engelleniyor. Hodri meydan. Kaldırın bariyerleri bakalım halk ne yapıyor. Halk ne yaparsa başımız gözümüz üzerine kabulümüzdür. Bu halkın iradesini tanımayanlar demokrasiden, özgürlükten nasibini almamış olanlardır” çağrısı yaptı. 

'TEMEL AMAÇ TEK TİP FİKRİYATLA KİNDAR NESİLLER YETİŞTİRMEK'

Yardımcı doçentlik uygulamasını kaldırmayı öngören düzenleme ve akademi alanındaki tasfiyelere dikkat çeken Baydemir, "Dün bir talimat daha geldi. Şimdi üniversitelerde yardımcı doçentliği kaldıralım direk akademisyenler profesör olabilsinler. Çünkü 8 bini aşkın akademisyen üniversiteden uzaklaştırıldı. Temel amaç tek tip fikriyatla kindar nesiller yetiştirmek. ‘Oluk oluk kan akacak’ diyenlerin sırtı sıvazlanıyor. Çocuklarımız ölmesin savaş olmasın diyenler üniversiteden atılıyor" diyerek, akademisyenlere faşizme karşı mücadele çağrısında bulundu. 

'DEVLETİN HERHANGİ BİR ORGANI IŞİD'LE GÖRÜŞME YAPIYOR MU?'

DAİŞ saldırganlarının birer birer tahliye edildiğine dikkat çeken Baydemir, şöyle devam etti: "IŞİD'in bu coğrafyada yaptığı zulmün haddi hesabı yok. 5 Haziran mitingine saldırıldı. Suruç’ta, 10 Ekim Ankara Gar’ında saldırılar yapıldı. Bu saldırının birinci derecede sanıklarından biri tahliye edildi. Bu şehirde hücre evi baskını sırasında iki polis hayatını yitirdi. O evde mühimmat yakalandı. Mühimmatın üzerinde parmak izi olanlar tahliye edildi. Bugün Antep’te 38 zanlı tahliye edildi. Tek tek tahliye ediliyorlar. Bu saldırılardan önce onlara bir söz mü verilmişti? Ey hükümet açıkla devletin herhangi bir organı IŞİD'le bir görüşme yapıyor mu? Ama Demirtaşlar, Ahmet Şıklar, milletvekilleri ve hakikat savunucuları cezaevine konuluyor."

Açıklama alkışlarla sona erdi. 

GÜRÜLTÜ EYLEMİ YAPILDI

Öte yandan akşam saatlerinde  gürültü eylemi yapıldı. Nöbete katılan vekiller eylemin içeriğini anlatan dövizleri önlerine alarak kaşık ve düdükler ile gürültü çıkardı. Yaklaşık 5 dakika süren gürültü eyleminden sonra kısa bir konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, nöbetin Diyarbakır ayağının yarın son bulacağını söyleyerek, nöbetin mücadele edenlere ithaf edildiğini ifade etti. Tüm halkları selamlayan Kaya, özgürlüğe dek mücadele edeceklerini yineledi.

Eylemin ardından vekiller gün boyu süren eylemi değerlendirdi.

Öte yandan HDP’nin tutuklu Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel’in anne-babası Gülperi ile Gündüz Demirel ziyarette bulundu. Demirel ailesinin içeriye girmesine izin verilmemesi üzerine nöbetteki vekiller kendilerini kapıda karşıladı.

DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ'DAN VİCDAN VE ADALET NÖBETİNE MESAJ

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek mesajı gönderdi.

HDP'li 10 milletvekilinin 5'inci gününe giren Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne cezaevinden mesaj gönderen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, tüm halkları direniş nöbeti etrafında kenetlenmeye çağırdı. 

“Durmayalım dur diyelim” sloganıyla 9 maddelik deklarasyon yayınladıktan sonra oluşturdukları eylem takviminin ilk ayağını Diyarbakır’daki Vicdan ve Adalet Nöbeti ile gerçekleştiren HDP milletvekillerinin nöbeti 5’inci gününde. Polis ablukası altında tutulan Ekin Ceren Parkı’nda devam eden nöbet alanına, gazetecilerin dışında kimsenin girmesine izin verilmiyor. HDP’li 10 milletvekilinin her gün saat 11.00’de gündeme dair yaptıkları basın toplantısında, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile milletvekilliği düşürülen HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nden gönderdiği destek mesajları okundu. 

Yüksekdağ’ın mektubunu HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, Demirtaş’ın mektubunu ise HDP Sözcüsü Osman Baydemir okudu. 

HDP’li Taşdemir tarafından okunan Figen Yüksekdağ’ın mesajı şöyle: 

“Sevgiler arkadaşlar, 

Değerli halkımız Kandıra F Tipi'nden tüm seçilmişler, siyasetçiler olarak başlattığımız ‘Vicdan ve Adalet’ hareketini selamlıyoruz. Toplumsal vicdanın ve adaletin ayaklar altına alındığı bu zülüm düzeninde, toplumsal değerler uğruna mücadele görevi bizlerin omuzlarındadır. AKP-Saray devletinin darbe ve tek adam rejimiyle bütün hak ve özgürlük alanlarını gasp etme saldırısı, direniş nöbetleriyle, durmadan yürüyen halkların ve haklıların eylemiyle püskürtülebilir.

‘ONUR DİRENİŞİNİ SÜRDÜRECEĞİZ’ 

Biz içeride siz dışarıda, zulme ve darbeye karşı bu onur direnişini kararlılıkla sürdüreceğiz. Milyonların siyasi iradesine saldıranlar ve onu esir alabileceğini sananlar, bir kez daha akamete uğrayacaklar. Adaletten, vicdandan ve siyasi ahlaktan yoksun siyasetin sonunu, direnişimizin sürekliliği getirecek. Mücadelede geri çekilmeyenler, durmayanlar faşizmi durduracak. 

Amed'te parlamento grubumuzun başlattığı direniş nöbeti, mutlaka kazanacağımız mücadelemizde yeni bir işaret fişeğidir. Onur, adalet, vicdan çağrısıdır. Kentleri ve parkları ablukaya alarak çağrıyı boğmaya çalışanlara cevabı, tarihsel haklılığımız ve halklarımız verecektir.

‘NÖBETİ SAHİPLENELİM’

Direniş nöbetinin çağrısını her yerde ses olup haykırarak; mahallelerde, sokaklarda, parklarda, meydanlarda halkın çağrısına dönüştürerek sahiplenmek bugünün asli demokratik görevidir. Halkımızın kendi iradesi ve tarihsel varlık hakkına sahip çıkarak, seçilmiş temsilcileri etrafında kenetlenerek dayatılan esaret ve ablukaya en güçlü cevabı vereceğine inanıyorum. Bugün bir kez daha demokratik gücümüze, programımıza ve haklılığımıza güvenerek adalet, özgürlük ve vicdan ortak paydasında buluşmanın ve direnenlerin güç birliğini yükseltmenin zamanıdır. Bu inançla, başta kadınlar olmak üzere, adil ve özgür bir yaşam isteyen tüm halklarımızı, demokratik kurumları, direniş nöbeti ile adalet ve vicdan hareketini sahiplenmeye çağırıyorum. 

Değerli Meclis grubumuzu, vekil arkadaşları, Amed İl Örgütü’müz ve demokratik kamuoyunu, engellere boyun eğmeyen, nöbete destek veren halkımızı sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Figen Yüksekdağ Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi” 

DEMİRTAŞ: HALKIN NÖBETİ SAHİPLENMESİ GEREKİR

HDP Sözcüsü Baydemir tarafından okunan Selahattin Demirtaş’ın mesajı ise şöyle: 

“Vicdan ve adalet nöbetindeki bütün arkadaşlara başarılar diliyorum. Hepinizi içtenlikle kutluyorum. 

Anlamlı ve önemli bir duruş olarak gördüğümü ifade etmek isterim. Halkımızın da her yerde bu nöbeti sahiplenmesi gerekir. Sadece Diyarbakır halkının değil; İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Mersin başta olmak üzere tüm halkımızın zulme karşı direniş ortaya koyan bu nöbetle güçlü bir dayanışma ortaya koyması faşizmin geriletilmesi açısından belirleyici olacak. 

Bu vesileyle içeride ve dışarıda direnen bütün arkadaşlarıma ve halkımıza selam ve sevgilerimi iletiyor, mutlaka kazanacağız şiarını paylaşmak istiyorum.

Selahattin Demirtaş – Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi”
 

EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİ VE HAK SAVUNUCULARINDAN HDP NÖBETİNE DESTEK

HDP’nin başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan emek ve meslek örgütleri, eyleme desteklerini açıklarken polislerin eylem alanını barikatlarla kapatmasına da tepki gösterdi. İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek ziyaretinde bulundu.

‘ADALET ZARARA UĞRADI’

Türkiye’de adaletin zarara uğratıldığını söyleyen Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Doktor Şeyhmus Gökalp, “Ülkede ana muhalefet partisi ve ikinci muhalefet partisi adalet için kendini yollara alanlara vurmuşsa bu ülkede adaletten bahsedilemez” diye konuştu. 

‘TOPLUM MESAJ ALMALI’

Toplumun bu yürüyüş ve adalet arayışlarından mesaj alması gerektiğini belirten Gökalp, sağlıklı bir toplum için adalet, vicdan, barış, demokrasi gibi kavramların tesis edilmiş olması gerektiğinin altını çizdi. HDP’nin nöbetini kıymetli bulduğunu ifade eden Gökalp, tüm toplumun bu nöbetlerde yerini alması gerektiğini dile getirdi. 

‘DESTEK ZİYARETİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’

Hem TTB Merkez Konseyi olarak hem de Diyarbakır Tabib Odası olarak görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Gökalp, “Ben Diyarbakır’a gittiğim zaman Vicdan ve Adalet Nöbetine destek ziyaretinde bulundum. Herkesin de bu nöbetlere katılmasını önemli görüyorum” diye kaydetti. 

‘HDP KRİMİNALİZE EDİLMEK İSTENİYOR’

Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne karşın Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün tutumuna tepkisini de dile getiren Gökalp, “Bu tutum HDP’yi kriminalize etme çabasıdır. Toplumda kitlesi olan iki parti aynı yöntemlerle eylem yapıyorsa sosyal adalet gereği bu yapılara eşit davranılmalıdır” şeklinde konuştu. Gökalp, polisin tutumunun Türkiye demokrasisine yakışmayan görüntüler olduğunu kaydetti. 

‘NÖBETLER BÜYÜTÜLMELİ’

16 Nisan referandumundan önceki “Hayır” cephesinin çalışmalarına atıfta bulanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Genel Başkanı Emin Koramaz, “Bu sistemden rahatsız olan tüm kesimler kendi çalışmalarını yürütmeli ve bu çalışmalar ortaklaştırılarak Vicdan ve Adalet nöbetleri de büyütülmelidir” çağrısı yaptı. 

‘BASKILARA KARŞI TUTUMUMUZ NET’

TMMOB üzerindeki baskılara işaret eden Koramaz, “OHAL süresince KHK’ler ile işlerinden edilen meslektaşlarımızın haklarını aramak da bizim görevimizdir, bu baskılara karşı bizim tutumumuz net olacak” şeklinde açıklamalarda bulundu. 

Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne Adalet Yürüyüşü’ndeki gibi parti bayrağı olmazsa katılacaklarını ifade eden Koramaz, “TMMOB parti üstü bir kurumdur, adalet yürüyüşündeki gibi bayraksız bir eylem etkinlik olursa biz de katılacağız” dedi. 

‘MÜDAHALE DOĞRU DEĞİL’

Polisin müdahalelerine de tepkisini dile getiren Koramaz, “Polislerin oraya müdahalesini doğru bulmuyoruz. Bu tutum kabul edilemez. Halkın seçtiği vekillerle halkı birbirinden koparmak vekilleri tutuklamak, tutukladığın vekili 8 ay mahkemeye çıkarmamak kabul edilemez” şeklinde konuştu. Bu durumu korkutucu olarak niteleyen Koramaz, “Bu demokrasi mücadelesinin bir parçasıdır. Haftaya ihraç edilen üyelerimizi ziyaret etmek için Diyarbakır’a gitmeyi düşünüyoruz, Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni de bu temelde değerlendireceğiz” diye kaydetti. 

‘HERKES BİR ADIM ATMALI’

Eylemin büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik de, demokrasi ve adalet arayan herkesin asgari düzeyde taleplerini ortaklaştırması gerektiğini kaydetti. Bozgeyik, “herkesin durduğu yerden bir adım atıp ortak noktada buluşması gerekir” değerlendirmesi yaptı. Bozgeyik, HDP’nin nöbetini desteklediklerini de belirtti. 

‘ÇİFTE STANDART’

Polisin engelleme ve müdahalelerini doğru bulmadığını ifade eden Bozgeyik, “Devlet tüm yurttaşlara eşit şekilde yaklaşmalıdır. CHP demokratik ve barışçıl bir şekilde yürüyüş gerçekleştirdi; ancak HDP’nin yapmak istediği eyleme polis müdahale ediyor. Bu durum Anayasa’da açık şekilde belirtilmiş ancak devlet çifte standart uyguluyor” diye konuştu. 

‘ARTIK ADALET SARAYDA ARANMIYOR’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a yaptığı Adalet Yürüyüşü’ne katıldıklarını hatırlatan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, “Ülkede işçiler, köylüler, emekliler, öğrenciler 7’den 70’e herkes adaleti adalet sarayında aramaktan vazgeçti” diye konuştu. 

‘ADALET ARAYAN HERKESİN YANINDAYIZ’

DİSK olarak adalet arayan herkesin yanında olduklarını dile getiren Beko, “OHAL karanlığına ve KHK’ler ile ağırlaşan bu faşizan ortama kim karşı çıkıyorsa yanlarında olacağız. HDP’nin yaptığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne katılmak DİSK olarak bizim görevimizdir” diye konuştu.

‘ADALET SARAYINDA SİYASİ KARARLAR VERİLİYOR’

Adalet saraylarında adil değil, siyasi kararlar alındığının altını çizen Beko, bu nöbete katılmayı tarihsel bir görev olarak yorumladı. Demokratik laik sosyal hukuk devletine dönülmenin elzem olduğunu dile getiren Beko, “Ülkemize adalet, demokrasi ve barış gelene kadar bunun mücadelesini vereceğiz ve bu mücadeleyi verenler ile yan yana duracağız” şeklinde konuştu. 

‘BU YOLUN SONUNDA BARIŞ VE DEMOKRASİ VAR’

Polisin nöbeti abluka altına almasını “Şiddetle kınıyorum” diyerek tepkisini dile getiren Beko, “O nöbette seçim ile gelmiş milletvekilleri demokratik ve barışçıl bir eylem yapmaya çalışıyorlar, oraya saldırmak korkunun göstergesidir” diye kaydetti. Demokratik mücadele veren kimseden korkulmaması gerektiğini söyleyen Beko, “Bu baskı ve şiddete rağmen insanlar sokakta hala direniyor, adalet talep ediyorsa bu yolun sonunda adalet var, barış var, demokrasi var demektir” ifadelerini kullandı.

TÜRKDOĞAN: ABLUKALAR HALKIN GÜVENİNİ TESİS ETMİYOR, ÖFKESİNİ ARTIRIYOR

HDP’li vekillerin Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek ziyaretinde bulunan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Diyarbakır’da devam eden ablukanın kamu düzenini tesis edemeyeceğini, tersine halkın öfkesini büyütmekten başka bir işe yaramayacağını söyledi.

‘YAPILANLAR ANAYASA İHLALİDİR’

OHAL uygulamalarının Diyarbakır’da biraz daha farklı uygulandığını dile getiren Türkdoğan, yaygın uygulanan gözaltı ve operasyonların olumsuz bir psikolojiyi kente hakim kıldığını söyledi. Kentteki yıkım politikalarına değinen Türkdoğan, kentte bir sessizlik hakim olduğunu ancak bu sessizliği bir öfke birikmesi olarak gördüğünü belirtti. HDP’li vekillerin başlattığı nöbetin halkla buluşmasının engellendiğini ve parkın ablukaya alınarak, halka kapatıldığını anlatan Türkdoğan, “Çok sıkı önleyici tedbirler uygulanıyor. Bu aslında anayasa ve kanun dışı bir durumdur. Vekillerin kendini seçen halkla buluşmasının engellenmesi bir anayasa ihlalidir” ifadelerini kullandı.

‘AKP’NİN GELDİĞİ NOKTA ÇOK VAHİMDİR’

Eylemde hiçbir şiddet unsuru olmadığını vurgulayan Türkdoğan, eylemle herhangi bir yasağın delinmesinin söz konusu olmadığının altını çizdi. Siyasi iktidarın baskıcı uygulamalarını sona erdirmesini isteyen Türkdoğan, OHAL’in sonlandırılması çağrısı yaptı. 

Kent ablukasının geliştirilmiş şekilde belediyeler üzerinde uygulandığını ve halkın iradesi yok saldığını söyleyen Türkdoğan, “Bu kayyum atama falan değil bu el koymadır” ifadelerine yer verdi. Türkiye siyasi iktidarının akıl tutulması yaşadığını dile getiren Türkdoğan, “İnsan haklarını tanımak zorundasınız. Bahşetmekten veya saygı duymaktan bahsetmiyorum. Kabul etmek zorundasınız. Burada yaşayan insanların büyük çoğunluğu Kürt’tür ve Kürt olmaktan doğan haklarını kullanırlar. Buna engel olamazsınız” diye konuştu.

AKP iktidarının geldiği son noktanın çok vahim olduğunu belirten Türkdoğan, “Kürt sorununu çözeceğim, demokratikleşeceğim, Avrupa Birliği’ne tam üye olacağım diye yola çıkmış bir partinin tüzüğüne tekçi bir anlayışı alması, tamamen milliyetçi bir söylemi benimsemesi ve parti içi muhalefeti tamamen susturması vahim bir durumdur” dedi.

‘EYLEM YAPMAK BİRİLERİNİN İZNİNE TABİ OLAMAZ’

Türkdoğan parkın etrafındaki iki kat barikatla ilgili ise “Anlaşılan devlet HDP’li vekillerin güvenliğine CHP’li vekillerden çok daha fazla önem veriyor. CHP’li vekiller İstanbul’a kadar yürüdü fakat bu kadar ablukaya alınmadılar. HDP’lileri bir fanusun içine koyarak sevgiden boğacak gibi korumaya çalışmasının başka nasıl bir açıklaması olabilir” dedi. CHP’nin adalet yürüyüşünün önemli olduğunu vurgulayan Türkdoğan, “Erdoğan, ‘biz izin verdiğimiz için yürüdü’ şeklinde ifadeler kullandı. Bu ifadeler doğru değil bir ana muhalefet liderinin yürümesi birinin iznine tabi olamaz” şeklinde konuştu. 

‘ER YA DA GEÇ BİR BARIŞ MASASI KURULACAKTIR’

Siyasi iktidarın kendi vatandaşı ile olan kavgasını sonlandırması gerektiğinin altını çizen Türkdoğan, “Bir ülke düşünün 20 milyon vatandaşı karşısına alacak politikalar izliyor. Bu politikalarla bir yere varamazsınız” dedi. İktidarın ülkedeki tüm etnik kökenlerle iyi geçinmek zorunda olduğunu söyleyen Türkdoğan, bunun yolunun da barıştan geçtiğini sözlerine ekledi. Türkdoğan, “Engelleyerek, gözaltına alarak, hapse atarak, sürekli gözdağı vererek bir yere varılamaz” diyerek, bu tür uygulamaların 20’nci yüzyıl uygulamaları olduğunu, bunların terk edilmesi gerektiğini ifade etti.
Yaşanan savaş ortamında yaşamını yitiren insan sayısının dehşet verici olduğunu belirten Türkdoğan, “Bu insanlar binlerce evladını yitirdi. Buna değer miydi? Er ya da geç bu ülkede bir barış masası kurulacaktır. Kimse buna engel olamaz çünkü tarih bize bunu söylüyor” şeklinde konuştu.

‘YAN ETKİLER İLERİDE ORTAYA ÇIKACAKTIR’

Türkiye’de 7 Haziran 2015 tarihinden bu yana filli bir OHAL rejimi yaşandığını ifade eden Türkdoğan, “Bahçeli’nin bahsettiği ‘Türk Tipi Başkanlık’ modeli de aslında tam olarak böyle bir şeydir. Bu uygulamalarla kamu düzeni tesis edildiği varsayılır. Kısa vadede öyle görünebilir ancak bütün yan etkileri ileride ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı. Diğerlerinin hapse atılarak devletlerin yönetilemeyeceğini söyleyen Türkdoğan, siyasi iktidarın bunu anlaması için dönüp dünya tarihine bakmasını istedi. (DİHABER)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Temmuz 2017 22:07
www.evrensel.net