1600 derece fırının önünde terleri kurumadan çalışıyorlar

1600 derece fırının önünde terleri kurumadan çalışıyorlar

Adana'daki Karşıyaka Sanayi Sitesinde sıcak metal döktükleri kalıplar üzerinde çalışan döküm işçileri, çalışma koşullarını Evrensel'e anlattı.

Volkan PEKAL
Mustafa TAZE
Adana

Nemle birlikte hissedilen sıcaklığın 40 dereceye çıktığı Adana´da Karşıyaka Sanayi Sitesinde sıcak metal döktükleri kalıplar üzerinde çalışan döküm işçileriyle çalışma koşullarını konuştuk. Fırınların metali eritmek için bin 600 derece sıcaklığa çıktığı ortamda, ayaklarını bastıkları kalıplara sıcak pik döküm döken işçiler sigortasız çalışıyor. Sigortalarını paraları oldukça yatıran işçiler, bitmekle yüz yüze olan mesleklerinden dolayı iş oldukça parça başı çalışıyorlar.

Döküm işçiliği pik döküm metallerin eritilerek yeniden şekillendirilmesi üzerine yapılan bir zanaat.  İlk önce hurdacılardan toplanan pik döküm fırında eritilmek üzere balyozlarla daha küçük parçalara ayrılıyor.  Bunun yanında belirlenen şablonlar halinde kalıplar oluşturuluyor en son olarak metallerin eritilmesi için fırın gerekli sıcaklığa getirilip pik döküm farklı alanlarda kullanılmak üzere usta eller tarafından yeniden şekillendiriliyor.

BİTMEKTE OLAN BİR ZANAAT

Karşıyaka Sanayi Sitesinde kısa süre önceye kadar sayısı 150’yi bulan döküm atölyeleri başta büyük fabrikaların açılması olmak üzere, maliyetin artması, yeni kuşağın bu işle uğraşmaması gibi nedenlerle bitmeye yüz tutan mesleklerden biri durumunda. Bugün sanayi sitesindeki atölye sayısı dörde kadar düşmüş. Konuştuğumuz işyeri sahibi Murat Över, baba mesleği olan dökümcülüğe çocuk yaşta babasının yanında başlamış. Bu şekilde giderse kendilerinin de diğer atölye sahipleri gibi atölyeleri kapatmak zorunda kalacaklarını söylüyor. Geçmişte işlerin yoğun olduğunu, gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Över, şimdi iş yok, güç yok. Her yer kapalı. Artık bu meslek çağ dışı oldu, bitti” dedi. 

ÇOCUKLUĞUNDAN BERİ FIRIN ÖNÜNDE ÇALIŞIYOR

Bunun yanında atölyede sigortasız günlük yevmiye ya da parça başı çalışan işçilerin bir kısmı sigortalarını kendileri yatırırken bir kısmı ise yatıramıyor. Abdullah Türker, fırından dökülen erimiş metali elinde tuttuğu uzun sapı olan metal bir kova ile üstündeki küçük deliklerden kalıplara döküyor. Bunu yaparken hiçbir koruyucu kıyafet kullanmıyor. Çocukluğundan beri bu işi yapan Türker, işin tecrübe gerektirdiğini söyledi. İş azaldığı için haftanın belli günleri çalıştıklarını dile getiren Türker’in sigorta girişi 1973’te yapılmasına rağmen sigorta primlerini düzenli olarak ödeyemediği için emekli olamamış. Vücutlarının sıcağa alıştığını söyleyen Türker, serinlemek için atölyenin yanında bulunan çeşmede yüzünü yıkıyor, şapkasını ıslatıyor.  

İŞ AZALINCA KAZANÇLARI DA AZALDI

Metin Taşkömür’ün işi gerekli hurdaları bulup onları kırarak eritilmeye hazır hale getirmek. Bununla bitmiyor işi, döküm işinin yapılacağı gün metalleri üst kattan fırına bırakarak ısısını ayarlaması da gerekiyor. Fırıncılar getirdikleri pik dökümün kilosuna göre para alıyor. Pik dökümün kilosunu 2 liraya aldığını ifade eden Taşkömür, pik dökümü emeklerini de ekleyerek kilo başına 4 lira aldıklarını söyledi. Atölyeye gelen metalleri eritmek için daha öncesinden ocağa uygun şekilde küçük parçalara ayıran Metin bu işe çocuk yaşta başladığını belirterek işinin düzenli olmadığını ve bu nedenle ekonomik olarak pek kazançlarının olmadığını söylüyor. Taşkömür “35 seneden beri bu mesleği icra ediyorum işin zorluğu ve tehlikesi fazla düzenli olarak bir işyerinde çalışamadığımız için sigorta primlerini kendim ödüyorum ama gelirin düşük olması bizi biraz zorluyor. Daha önceleri bu işten elde ettiğimiz gelir ile geçimimizi sağlayabiliyorduk. Ama şimdi işler çok iyi olursa aylık kazancım en fazla bin 400, bin 500 lira bu şartlarda biraz zorlanıyoruz” dedi. 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.