Demirkaya: İş kollarında da toplu sözleşme yapılmalı

Demirkaya: İş kollarında da toplu sözleşme yapılmalı

Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, sanat ve kültür kurumlarında yaşanan sorunlar ve talepleri Evrensel'e değerlendirdi.

Birkan BULUT
Ankara

Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, 3 milyon kamu emekçisini, 2 milyon memur emeklisini ilgilendiren, 1 Ağustos’ta başlayacak toplu sözleşme görüşmeleri öncesinde sanat ve kültür kurumlarında yaşanan sorunları ve taleplerini Evrensel'e değerlendirdi.

Kamu emekçilerinin kendi iş kollarında toplu sözleşme yapması gerektiğini vurgulayan Demirkaya, “Geçtiğimiz dönemlerde kültür-sanat iş kolunda biz yetkili sendika olmamıza rağmen Memur-Sen imza attığı için görüşme erkenden bitirildi” diye konuştu.

Öncelikle toplu sözleşme biçimine ilişkin eleştirilerini sıralayan Demirkaya, “Kültür Sanat Sen olarak 4688 sayılı yasanın tamamen elden geçmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi. Toplu sözleşmenin ağustos ayında yapılmaması gerektiğini belirten Demirkaya, yılın başında hazırlanan bütçede personele ayrılacak paranın zaten belirlendiğine dikkat çekti. Memur-Sen’in de “pazarlık yaparmış gibi” göründüğünü söyleyen Demirkaya, başka kalemlerden kesilen paralarla zam verildiğini ya da vergilerin arttırıldığını dile getirdi. Demirkaya, “Hatta kaşıkla verilip, kepçeyle geri alınıyor. Ayrıca grev hakkı olmaksızın, sendikal haklar güvenceye alınmadan bir şey yapmak zor” dedi.

Öte yandan iş kollarında da toplu sözleşme yapılması gerektiğini vurgulayan Demirkaya “İş kollarında yapılan Kurum İdare Kurulları görüşmeleri ortadan kaldırılmalı. Toplu sözleşme varken Kurum İdare Kurulu ne demek? Konfederasyon imzaladığında toplu sözleşme bitiyor. Oysaki geçtiğimiz dönemlerde kültür sanat iş kolunda biz yetkili sendika olmamıza rağmen Memur-Sen imza attığı için görüşme erkenden bitirildi. Böyle toplu sözleşme düzeni olmaz” dedi.

‘ORKESTRADA İKİ AYDA BİR SANATÇILAR DEĞİŞİYOR’

Üyelerine ait maaş bordrolarını gösteren Demirkaya ücretlerdeki geri gidişe dikkat çekti: “Bakın elimde bordrolar var. Devlet opera ve tiyatrolarının sahne arkasında çalışan arkadaşlarımızın aldığı maaş 2 bin 200 TL. 20-30 yıldır çalışıyorlar. Ocak ayında 2 bin 234 TL alıyor, temmuz ayındaki zamlı maaşı 2 bin 247. Yani 13 lira zam. En temel sorun maaşları ve bunlar bir türlü düzenlenemiyor. Bu bordroları gözleri önünde yırttık. Sanatçının maaşı 3 bin 800. Temmuz ayında 3 bin 400 civarı. Emeklilikte ek ödemeler yansıtılmadığı için bu kat be kat azalıyor.” Sanat ve kültür kurumlarında kadrolu çalışan sayısının azaldığını ve birçok güvencesiz istihdam biçiminin yaygınlaştırıldığını belirten Demirkaya, yaşanan sorunu şöyle bir örnekle açıkladı: “Bir senfoni orkestrasında her 2 ayda bir sanatçı değişirse uyum tutturulabilir mi?”

Son dönemde performans adı altında başlatılan bir uygulamayı anlatan Demirkaya, “6 aylık teşvikler için saz sanatçısı bulunuyor, telefon kamerasıyla çekilip böyle değerlendirme yapılması isteniyor. Böyle bir değerlendirme biçimi lise müsameresinde bile yapılamaz. Bu sanatçıları yıldırma politikasıdır” dedi. Demirkaya ayrıca sanat kurumlarında, bakanlıklarda, taşra teşkilatlarında kreş, servis ve yemek gibi birçok sorunun da devam ettiğini söyledi. 632 Sayılı KHK ile sözleşmeli olan bazı çalışanların kadroya alındığını kaydeden Demirkaya, “İçlerinde arkeologlar, sanatçılar da vardı ve onları da memur yaptılar. Sanatçılara verilen birçok hakkı arkadaşlarımız alamadılar. 4/B ile yaptıkları yanlışı başka bir yanlışla düzeltmeye çalışıyorlar” dedi.

KHK’LAR GERİ ÇEKİLMELİ

Demirkaya OHAL ve KHK’lerle ihraç edilen emekçilerin durumuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Tabii bu sorunların tek çözümü toplu sözleşme ile olmuyor. Demokrasi mücadelesini sürdürmek gerekiyor. İfade özgürlüğü, OHAL KHK’lerinin geri çekilmesi, ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine dönmesi ve suçu varsa dahi adil yargılanmasını istiyoruz. Sanat kurumlarını savunmaya, emekçilerin insanca yaşayabileceği bir ücret, parasız sağlık ve eğitim için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

İŞ GÜVENCESİ OLMADAN SENDİKACILIK NASIL YAPILACAK?

Sendikacıların gözaltına alındığını, ihraç edildiğini, kimsenin iş güvencesi olmadığını ifade eden Demirkaya, “Bırakın grev yapmayı ‘Bir şey söylersem başıma bir iş gelir mi’ kaygısıyla sendikacılar hareket etmeye zorlanıyor” dedi. Konfederasyon temsilcilerinin toplu sözleşme masasında önce iş güvencesi talep etmeleri gerektiğini belirten Demirkaya, ayrıca Ankara Valiliğinin her yerde eylem yasağı koymasına da tepki gösterdi. 

www.evrensel.net