Gürsucu: İstanbul ranta kurban ediliyor

Gürsucu: İstanbul ranta kurban ediliyor

Ekolojist-Yazar Gürsucu yeşil alanların yok edilmesi ve dere yataklarının imara açılması sonucu İstanbul'da sel baskınlarının yaşandığını belirtti.

Yeşil alanların yok edilmesi ve dere yataklarının imara açılması sonucu İstanbul'da sel baskınlarının yaşandığını belirten ekolojist-yazar Yusuf Gürsucu, "Kapitalizmin en vahşi uygulamalarının yoğun görüldüğü yer İstanbul. Kenti yönetenler rantsal amaçlarına kurban ediyor" dedi.

Marmara ve İstanbul’da 10 gün içerisinde etkili olan sağanak yağışın ardından kent genelinde meydana gelen su baskınları yaşamı durma noktasına getirdi. Yağışlarla birlikte yaşanan tablo, son dönemlerde hayata geçirilen projelerle gündeme gelen kentteki yapılaşmayı da tartışmaya açtı. Ekolojist-yazar Yusuf Gürsucu, yaşanan su baskınlarının tesadüf olmadığını ve iklim sorunuyla bire bir ilintili olduğu belirtti. 

Dünyanın birçok bölgesinde her gün buna benzer sorunların yaşandığını kaydeden Gürsucu, Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu coğrafyada bu sorunların son yıllarda sık sık görülmeye başlandığını söyledi. Bu durumun iklim sorununun her geçen gün büyümesinden kaynaklı olduğunu ifade eden Gürsucu, “Bunun nedeni dünya üzerinde kapitalizmin ortaya çıkardığı atmosferik kirliliktir. Bu kirlilik karbon salımlarının yani petrol ve kömür türevi olan yakıtların daha çok üretim ve tüketimi arttırmak ve bu yolla sermaye birikiminin sürekli büyümesini sağlamak amacıyla giderek arttırılmasından kaynaklı yaşanmakta” dedi. Bunların sonuçlarına katlanmak zorunda bırakılan günahı olmayan halkların ve doğada yaşayan milyonlarca canlının bu nedenle yaşam alanlarının daralmakta olduğunu ifade eden Gürsucu, aynı zamanda bu durumdan kaynaklı tarımsal üretimlerin zarar gördüğünü, birçok insanın da yaşamlarını yitirdiğini aktardı.

ATILAN TEK ADIM KARBON BORSALARI KURMAK

Sorunların sadece bu düzeyde kalmayacağını ve iklim felaketlerinin her geçen gün büyüyeceğini kaydeden Gürsucu, şöyle dedi: “90'lı yılların başından bu yana iklim değişikliği sorunu üzerine zirveler gerçekleştirilmekte. Ancak bugüne kadar gerçekleşen zirvelerde bu sorunu çözebilecek hiçbir adım atılmamıştır. Tek attıkları adım karbon borsalarının kurulmuş olmasıdır. Bu karar ile karbon salımlarının düşürülmesi bir yana daha da büyümesinin önü açılmış ve bu yolla karbon ticareti yaratılmıştır. Kapitalizmin attığı her adımda görüldüğü gibi sorunu çözmek şöyle dursun sermayeye yeni bir birikim alanı yaratmak amaçlanmaktadır.”

ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın iklim sorununa dönük aldığı tutuma da değinen Gürsucu, “Bu tutumla birlikte kapitalizm iklim sorununda tamamen havlu atarken, bu sorunun çözümünün tek yolunun emekçi halkların kapitalizmi tarihin çöplüğüne yollamasıyla ortaya çıkacaktır” diye belirtti. 

'DEVASA PROJELERLE SERMAYE İÇİN BİRİM ALANLARI YARATILIYOR'

İklim sorununu ortaya çıkaran kapitalizmin en vahşi örneğinin bugün Türkiye’de uygulandığını vurgulayan Gürsucu, bu uygulamaların en yoğun görüldüğü yerin ise İstanbul olduğunu söyledi. İstanbul’da her türlü değerin ranta kurban edildiğini kaydeden dile getiren Gürsucu, ne tarihi dokunun ne de doğal dokunun onların rantsal arzularına engel teşkil etmediğini kaydetti. Devasa projelerle sermaye için büyük birikim alanlarının yaratılmaya çalışıldığının altını çizen Gürsucu, “Milyonlarca ağacın yaşadığı Kuzey Ormanları adeta yok edilmiştir. 3’üncü Hava limanı, 3’üncü Köprü, bağlantı yolları ile milyonlarca ağaç katledilmiştir. Dere yatakları yok edilmiş ve imar alanları olarak düzenlenmiş, kentin atık suları yeraltına dizdikleri borulara yönlendirilmiş ve yoğun yağış sonucu sular gidecek yer bulamamış, yolları kapatmış, evleri su basmıştır. Bu olayı ‘doğal afet’ olarak göstermeye kalkışacaklardır. Ancak dünya genelinde sorun yaratanların bir izdüşümü İstanbul’da yaşamı felç etmeye yetmektedir” diye konuştu. 

‘ÖNLEM İÇİN ÖRGÜTLENMEK GEREKİR’

Sel gibi felaketlerin önlemenin mümkün olduğunu ifade eden Gürsucu, ancak asıl olanın “Bu önlemleri alabilecek iradenin ortaya çıkması” olduğunu söyledi. Mevcut iktidar yapısının ve belediyelerinin “önlem” gibi bir derdinin asla olmayacağının altını çizen Gürsucu, “Mağduriyetlerin yaşanmasını istemiyorsak böyle bir belediye ve iktidar tarafından yönetilmeyi öncelikle kabul etmememiz, kentlerimiz ile doğal yaşamı korumak için mücadele etmemiz ve bunun içinde örgütlenmemiz gerekmektedir” dedi. (DİHABER
 

www.evrensel.net