Çalışkan: Arabuluculuk Kurumu işçi hak arayışına darbedir

Çalışkan: Arabuluculuk Kurumu işçi hak arayışına darbedir

DİSK/Genel İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Arabulucuk Kurumu’nun, işçilerin hak arayışlarına darbe vuracak bir nitelik taşıdığını söyledi.

DİSK/Genel İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Meclis gündemine gelmesi beklenen “Arabulucuk Kurumu”nun, işçilerin hak arayışlarına darbe vuracak bir nitelik taşıdığını söyledi.

AKP, iktidara geldiği 2002 yıllından bu yana çalışma yaşamına yönelik yaptığı düzenlemelerle işçinin korunması ilkesinden uzaklaşarak, işletmenin güvenliği ilkesini benimsedi. Yapılan düzenlemeler ile birlikte, işçilere ödenen iş kazaları ve meslek hastalığı primi kesildi. Yine iş güvenliğini ortadan kaldıran ve emek sendikaları tarafından “modern kölelik” olarak adlandırılan Özel İstihdam Büroları yasa tasarısı da işçi aleyhine kabul edilen bir diğer düzenleme oldu. 

En son olarak da önümüzdeki günlerde Meclis gündemine gelmesi beklenen ve zorunlu hale getirilecek olan “arabuluculuk kurumu” ile işçiye mahkeme yolu kapatılmış olacak. Tasarının yasallaşması durumunda işçiler, haklarını mahkemelerde arayamayacak bir duruma gelecek.

Tasarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan DİSK'e bağlı Genel İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, "arabuluculuk kurumu"nun işçilerin hak arayışlarına getirilen bir darbe niteliği taşıdığını söyledi.

‘AKP SERMAYEDARI İŞÇİ KARŞISINDA KORUYOR’

Çalışkan, "arabuluculuk kurumu" ile AKP’nin sermayedarın ihtiyaçlarını gözettiğini belirti ve şu değerlendirmede bulundu: "Dolayısıyla bu arabuluculuk direk mahkemeye başvurunun önünü kapatmaya yönelik bir girişimdir. Mevcut yasada iş akdi feshedilen bir işçi, iş akdi feshedildiği günden itibaren bir ay içinde işe iade davası açabilir. Ve işe iade davasını kazandığında, tekrar işine iade edilir. Ancak işçilerin en temel hakkı olan bu durum da ‘arabuluculuk kurumu’ ile ortadan kaldırılacak. Arabulucunun süresi, çalışmaları nasıl olacak belirsiz. İşçinin hak arayışını bir sürüncemede bırakacak. Genel anlamda hak kaybına uğrayan davalar bir arabulucu bendine takılıp, sürüncemede bırakılacak. Bu da sermayenin patronun işine gelecek bir durumdur. AKP işçiyi sermayedar karşısında korumadığı gibi sermayedarı işçiler karşısında koruyor.”

‘ÖNCELİĞİMİZ DAYANIŞMA MÜCADELESİDİR’

OHAL kapsamında çıkartılan KHK‘ler ile birlikte 100 binden fazla işçi emekçinin ihraç edilmesini hatırlatan Çalışkan, başkanı olduğu Genel İş'ten de 2 bin kişinin ihraç edildiği bilgisini paylaştı. Çalışkan, “Emek düşmanı politikaların art arda üretildiği, işçinin işveren insafına terk edildiği, ülkenin hasret çektiği bir barış ve demokrasi ihtiyacının olduğu bu dönemde, önceliğimiz yaşananlara karşı dayanışma mücadelesidir” diye konuştu. 

‘DEMOKRASİ CEPHESİ ŞART’

Türkiye’de işçilere, emekçilere, ezilenlere, ötekileştirilenlere karşı demokrasi cephesinin şart olduğunu savunan Çalışkan, şöyle devam etti: “Hükümetin özel istihdam stratejisi kapsamında işçilere yönelik yaklaşımı tüm kazanımlarını engellemektir. Demokrasinin olmadığı, adaletin olmadığı bir coğrafyada tek başına hak elde etmek kolay değildir. Onun için Türkiye’nin ihtiyacı olan demokrasinin yeniden sağlanması için, ülkede emekten, demokrasiden yana olan tüm kesimlere demokrasi cephesi kurulması yönündeki talebimizi yineliyoruz. Genel İş Sendikası olarak, tüm demokrasi güçlerinin bir araya gelmesi ile beraber, demokrasi cephesinin yeninden oluşması için çağrıda bulunuyoruz." (DİHABER)
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.