Eğitim emekçileri sendikalara ‘ortak hareket edin’ diyor

Eğitim emekçileri sendikalara ‘ortak hareket edin’ diyor

Eğitim Sen Balıkesir Şubesi'nin okullarda yaptığı TİS anketine göre eğitim emekçileri sendikalardan ortak hareket bekliyor.

Abdurrahman BULUT
Eğitim Sen Balıkesir Şube Başkanı

Kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal hakları açısından 2018-19 yıllarını kapsayacak 4. dönem ‘toplu sözleşme’ süreci 1 Ağustos’ta başlayacak. Bu dönem diğer üçünden farklı olarak TİS sürecine; kamudan yüz binden fazla emekçinin OHAL KHK’leri ile ihraç edildiği, on binlercesinin de açığa alındığı OHAL koşullarında gidiliyor. 

AKP iktidarı OHAL’den de yararlanarak temel hak ve özgürlükleri, grevleri yasaklayarak, en küçük demokratik eylem ve etkinliği polis zoruyla bastırarak TİS sürecini kendi ‘orta vadeli mali programı’na uygun olarak bitirmeyi planlıyor.

AKP iktidarının memur kolu gibi çalışan Memur-Sen bu yıl da yetkili sendika olarak masaya oturacak. Memur-Sen’in geçen TİS sürecinde kamu emekçilerinin taleplerini karşılamayan, adeta bir satış sözleşmesi imzaladığı unutulmadı. Tüm konfederasyonlar Memur-Sen’in kamu emekçilerini sattığını o dönem dile getirmişlerdi. İşyerlerindeki kamu emekçileri de “önceki toplusözleşmelerin satış sözleşmesi olduğunu” dile getirmekle birlikte, Memur-Sen’i şikayet eden konfederasyonlara “Siz ne yaptınız?” sorusunu soruyor. 

Ülkemizdeki konfederasyonlar ve sendikalar birbirlerini birleşebilecek bir güç yerine rakip olarak görmektedir. Bu bakış açısı birleşmenin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Maalesef bu durum, giderek işyerlerindeki emekçilerin de birbirlerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Bu parçalanmışlığın bilincinde olarak masaya oturan Hükümet ise karşısındaki güçlerin dağınık ve bir araya gelemez durumunu görüyor, bu durumu kendisi için avantaj olarak kullanıyor. 

İŞYERLERİNDE ANKET ÇALIŞMASI

Eğitim Sen Balıkesir Şubesi olarak, TİS ile ilgili eğitim emekçilerinin ne düşündüğünü ve taleplerinin neler olduğunu tespit edebilmek amacıyla işyerlerinde anket çalışması yaptık. Anketin birinci bölümünde katılımcıların sendika bilgileri, yaş ve cinsiyet durumu, TİS’in ne zaman yapılması gerektiği soruldu. İkinci bölümde önemli gördükleri üç talebin belirtilmesi istendi. Üçüncü bölümde ise, katılımcılara bu taleplerin gerçekleşmesi için neler yapılması, nasıl bir yol izlenmesi gerektiği sorusu soruldu.

TİS EKİM AYINDA YAPILSIN

İl genelinde okullarda uygulanan ankete 1024 eğitim emekçisi katıldı. Bunların 561’i kadın, 463’ü erkek. Tamamı, kadrolu olarak istihdam edilen eğitim emekçilerden oluşuyor. Katılanların yüzde 36’sı Eğitim Sen’li, yüzde 18’i Türk Eğitim-Sen’li, yüzde 16’sı Eğitim-İş’li, yüzde 9’u Eğitim-Bir-Sen’li, yüzde 21’i sendikasız veya sendikasını belirtmemiş.

Ankete katılanların yüzde 93’ü TİS’in ekim ayında yapılmasını önerdi. İkinci bölümde taleplerini sıralayan eğitim emekçileri, 49 talep dile getirdi. En öne çıkanlar sırasıyla ücretler, iş güvencesi ve özlük haklarına yönelik talepler oldu. 

BİRLİK VE KARARLILIK BEKLENTİSİ

Üçüncü bölümde katılanların çoğunluğunun ortak talebi “Sendikalar çeşitli konularda birlikte hareket edebilmeli”, “Sendikalar hak alıcı eylemler düzenlemeli, ortak taleplerde birlikte hareket etmelidir”, “Talepler kabul edilmediğinde grev silahı tüm çalışanlar tarafından doğru bir şekilde kullanılmalıdır” şeklinde oldu. Buradan anlaşılıyor ki eğitim emekçilerinin sendikalardan beklentisi taleplerin gerçekleşmesi için sendikaların ortak hareket etmesi yönünde. Eğitim emekçileri, haklarının birlikte ve kararlı mücadele ile elde edilebileceğinin farkında.

KESK ÇAĞRI YAPMALIDIR

Önümüzdeki TİS sürecinde sendikaların bir araya gelmesi zorunludur. 23 Mayıs 2013’te yapılan KESK, Kamu-Sen ortak grevi ses getirmiş, tabanının zorlaması ile istemese de Memur-Sen bile eyleme destek vermek zorunda kalmış, Memur-Sen’e üye sendikalarda tepki istifaları yaşanmıştı. Bu grev, hakem kurulunda görüşülmekte olan TİS’te zam oranının biraz daha yukarı çekilmesini sağlamıştı. Bugünün koşullarında bu parçalı yapıyla TİS masasından kazanımla çıkılması zor görünmektedir. Alanlarda emekçiler tarafından sıkça tekrarlanan “Birleşe birleşe kazanacağız!” talebi slogan olmaktan çıkmalı, somut bir mücadele pratiğine dönüşmelidir.

KESK, TİS masasında sonuna kadar olmalı, gelişmeler anbean basın ve kamuoyu ile paylaşılmalı ve kamu emekçileri her aşamada bilgilendirilmelidir. KESK, talepleri ortaklaştırmak, taleplerin gerçekleşmesi için Hükümet karşısında ortak tutum takınmak için mutlaka diğer konfederasyonlara çağrı yapmalıdır. Benzer tutum yerellerde şubeler ve işyerleri bazında da örgütlenmelidir. 

Konfederasyonlar, taleplerin kabul edilmemesi durumunda talepler karşılanana kadar birlikte mücadele edeceklerini basına ve kamuoyuna açıklamalıdır. Kamu emekçilerinin talebi ve isteği olan birliktelik gerçekleştirilmelidir. Bu aşamada sorumluluk KESK’e ve üye sendikalarına düşmektedir. Bugüne kadar hakların fiili ve meşru mücadeleyle alınacağı şiarıyla mücadele eden KESK, somut talepler etrafında en geniş emek cephesini kurmak için çaba sarf etmek zorundadır.

Unutmamalı ki satış sözleşmesini imzalayanlar kadar, karşı duruşu örgütleyemeyen konfederasyonlar da kamu emekçilerinin gözünde sorumlu olacak. 

Birleşe birleşe kazanacağız!

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Temmuz 2017 18:56
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.