'Vicdan ve Adalet Nöbeti' üçüncü gününde

'Vicdan ve Adalet Nöbeti' üçüncü gününde

HDP'nin Diyarbakır'da gerçekleştirdiği "Vicdan ve Adalet Nöbeti" üçüncü gününde devam ediyor. 

Halkların Demokratik Partisi'nden (HDP) 10 milletvekilinin Diyarbakır Ekin Ceren Parkı'nda başlattığı "Vicdan ve Adalet Nöbeti" üçüncü gününde. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uyanan milletvekilleri, polisin bariyer ve zırhlı araçlarla abluka altına aldığı parkta yürüyüş yaptıktan sonra, çevre temizliği yaptı. Vekiller, daha sonra basın mensupları ile birlikte kahvaltı yaptı. 

Nöbet eylemindeki milletvekillerini, HDP Genişlemeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Beycan Taşkıran ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın ziyaret etmesi bekleniyor. (HABER MERKEZİ)


TEK BİR CANIMIZ TOPRAĞA DÜŞMESİN DİYE NÖBETTEYİZ

HDP Milletvekilleri Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda başlattıkları “Vicdan ve Adalet Nöbeti”ne polis ablukası altında devam ediyor. Eylemin üçüncü gününde açıklama yapan parti sözcüsü Osman Baydemir, başlattıkları ses çıkarma eylemine Diyarbakır halkından gelen yanıt için teşekkür ederken gündemdeki konular hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Açıklama öncesi, nöbet eyleminde olan milletvekillerini ziyaret etmek isteyen Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları polislerce parka alınmadı. Bunun üzerine HDP'li vekiller tarafından kapıda karşılanan Hatimoğulları, “Adalet ve Vicdan Nöbeti”ndeki tüm vekillerle tokalaştı. Yaşanan duruma Baydemir ve beraberindeki vekiller tepki gösterdi. Kapıda bir süre bekletilen Hatimoğulları, açıklamanın ardından nöbet eyleminin devam ettiği parka girmesine izin verdi.

İstanbul’dan Hakkâri’ye, Şengal’den Hewler’e, Süleymaniye’den Mahabad’a kadar insanlık ve özgürlük için direnen herkesi “Vicdan ve Adalet Nöbeti” adına selamladığını söyledi. Tutuklu gazetecilere ve yargılamalara değinen Baydemir, “Bir kez daha bu tecrit koşullarında Kürtçe ıslığından korkulan Musa Anter’den bayrağı devralan İnan Kızılkaya’dan Gurbet Ellilere binlerce kez selam olsun. Bayrağı Metin Göktepe’den devralan Ahmet Şık’lara binlerce kez selam olsun. Ahmet Şık, dün hakikati yargılamaya çalışanlar karşısında hakikati yargılamak isteyenleri yargıladı. Ahmet Şık şahsında cezaevinde tutulan tüm gazetecilere buradan selam olsun. Çarçira Meydanında özgürlüğünden vazgeçmediği için yürüttüğü mücadelede katledilen Qazî Mihemed'den Sur’da katledilen Tahir Elçi’ye ve Tahir Elçi’nin barış bayrağını elinde tutan herkese selam olsun. Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş’a, Figen Yüksekdağ’a milletvekillerimize selam olsun. Gültan Kışanak şahsında tüm tutuklu belediye başkanlarımıza selam olsun. Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan yardımcımız Aysel Tuğluk şahsında tüm insan hakları savunucularına selam olsun” dedi.

‘ACILARINI YÜREKTEN PAYLAŞIYORUZ’

Güvenlikçi politikaların can kayıplarına neden olduğunu söyleyen Baydemir, “Çünkü insan haklarından, hukuktan, adaletten korkuyorlar. 2 yıldır güvenlikçi politikalara geri dönüşün fotoğrafıdır bugün yaşadıklarımız. Çözüm sürecinin tek başına iktidar olma hırsı uğruna bitirilmesinin sonucudur. Güvenlikçi politikalarının maliyetinin haddi hesabı yoktur. 2 yıl boyunca kaybettiğimiz tüm canlar hükümetin savaş politikalarına dönmesinin kurbanlarıdır. 2 yıldır yitirdiğimiz tüm canların ailelerinin acılarını yürekten paylaşıyoruz. Bugün bu sıcakta bu vicdan ve adalet nöbetini tutuyorsak tek bir canımız toprağa düşmesin diyedir” dedi.

SYKP Eş Genel başkanı Hatimoğulları’nın içeri alınmamasına tepki gösteren Baydemir, şöyle devam etti: “Şu anda görmüş olduğunuz bu tecrit sadece bizlere uygulanan tecrit değildir. SYKP Eş Genel Başkanı Hatimoğullları ve beraberindeki heyet içeriye alınmadı. Burada mesaj verecekti. Konuşanlardan neden korkuluyor. Çünkü faşizm biat istiyor. Faşizme biat etmiyoruz. Eğer demokrasiyi, insan haklarını, özgürlüğü talep etmek, eşitliği ısrarla savunmak suçsa bunun savunmaya devam edeceğiz. Bundan dolayı bugün buradayız ve vicdan ve adalet nöbeti tutuyoruz” dedi.

BUNUN ADI MECLİSİ KÜRT’E KAPATMAKTIR 

HDP milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Tuba Hezer’in vekilliklerinin düşürülmesi ile ilgili Mecliste oylama yapılacağını kaydeden Baydemir, “20 Ocak 2016’da Cizre’de bulunan Faysal Sarıyıldız’ın canına, bugün cezaevinde bulunan bir darbe kliği kast etti. O suikastte iki yurttaş hayatını yitirdi. O gün amacına ulaşamayan o cunta kliği, siyasi uzantıları eliyle Faysal Sarıyıldız’ın vekilliğini düşürüyor. Bunun özeti Kürt’ü yok sayma parlamentoyu Kürt’e kapatmaktır. Bizler o parlamento Kürt’ün de Süryani’nin de Arap’ın da Êzidî’nin de parlamentosu olsun diye uğraştık ama onlar tekçiliği dayatıyorlar” dedi. 

Zorluğun içerisinde ferahlığı yaratmanın koşullarının herkesin elinde olduğunu belirten Baydemir, “Her darlığın sonu aydınlıktır. Dün burada çıkan vicdani çağrıya Diyarbakır halkı yanıt verdi. Halk; tecridi, vekilleri ile buluşmalarının engellenmesini balkonlarından yırttılar. Ricayla minnetle faşizm durdurulmaz. Tüm halkımızı vicdanda, eşitlik, adalet, özgürlük talebinde buluşmaya, tecridin kaldırılması çabasında bulunmaya davet ediyorum” dedi. 

Açıklamanın ardından nöbet eylemindeki HDP milletvekilleri polisin ablukaya aldığı parkta volta attı.

İHTİYAÇLAR POLİS GÖZETİMİNDE ALINIYOR

10 HDP milletvekilinin Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda başlattığı “Vicdan ve Adalet Nöbeti”ne su, yemek ve gazete gibi ihtiyaçlar da polis denetiminde alınıyor. Üçüncü günüde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uyanan milletvekilleri, polisin bariyer ve zırhlı araçlarla abluka altına aldığı parkta yürüyüş yaptıktan sonra, çevre temizliği yaptı. Vekiller, daha sonra basın mensupları ile birlikte kahvaltı yaptı.(Diyarbakır/EVRENSEL)


YÜKSEK GÜVENLİKLİ YARI AÇIK CEZAEVİ: EKİN CEREN PARKI!

Aziz ORUÇ
Devran TOPTAŞ

“Vicdan ve Adalet Nöbeti”nin yapıldığı Ekin Ceren Parkı polisin ablukası yüzünden adeta yarı açık cezaevine döndü

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Diyarbakır’daki Ekin Ceren Parkı’nda "Durmayalım Dur Diyelim Faşizmi Durduralım" sloganıyla başlattığı “Vicdan ve Adalet Nöbeti” 3’üncü gününde. Nöbet eyleminin başladığı günden beri parkın etrafı iki halka şeklinde bariyerlerle çevrilirken, parkın etrafında onlarca zırhlı araç ve binlerce polis konuşlandırıldı. 

Nöbet eyleminin başladığı ilk andan itibaren büyük ilgi görürken, destek için parka gelen yurttaşlar “Güvenlik” ve “OHAL” bahane edilerek, içeri alınmıyor. 

PARK ÇİN SEDDİ'Nİ ARATMIYOR

12 bin metrekarelik alanda kurulan Ekin Ceren Parkı’nın açılışı 2007 yılında yapıldı. 10 yıl geçmişi olan Ekin Ceren Parkı “Vicdan ve Adalet Nöbeti”yle son günlerde en çok konuşulan mekan oldu. Binlerce polis, onlarca zırhlı araç, binlerce bariyerlerle çevrilmiş bu park, bu günlerde Çin Seddi’ni aratmıyor. Her gün yüzlerce kişinin uğradığı parkta son 3 gündür etrafı saran binlerce polisi saymazsak, ortalama 10’u HDP’li milletvekili 40 kişi kalıyor. 

‘PARKIN ETRAFINA 5 BİN BARİYER’

Park adeta bariyerlerden labirentler oluşturularak, sarılmış durumda. Parka giriş yapmak için ilk önce Kayapınar Belediyesi yazılan ana giriş kapıdan giriş yapılması gerekiyor, sonra her 10 adımda bir polis halkası oluşturulmuş ve 2 noktada aramadan geçtikten sonra parka adım atılabiliyor. Ama yine de nöbetin tutulduğu yere varmak için, iki sıra halinde çekilmiş bariyerleri de aşmak gerek. İki sıra halinde ve koridor şeklindeki bariyer de aşıldıktan sonra nöbetteki 10 HDP’li ile karşılaşıyorsunuz. Ekin Ceren Parkı’nın giriş kapısından milletvekillerinin kaldığı alan yaklaşık 40 metre uzaklıkta. Mesafe kısa olsa da girişte kimlik gösterme, 2 yerde arama noktasından geçiyorsunuz ve 40 metrelik mesafeyi en erken 5 dakikada katediyorsunuz. İki sıra halinde çevrilen parkın etrafına ise, her biri bir buçuk metre uzunluğunda 2 metre yüksekliğinde yaklaşık 5 bin bariyer yerleştirilmiş. 

BİR PARKI 3 BİN POLİS KORUYOR 

Parkın etrafına yaklaşık 3 bin polis konuşlandırıldı. İlk günkü nöbet eyleminde parkın etrafına konumlanması için çevik kuvvet polisinin sayısı yeterli olmadığı için trafik polisleri de görev aldı. Parkın tüm giriş ve sokak başlarında yaklaşık her 100 metrede bir, iki TOMA ve zırhı araç konumlandırılmış. Parkın etrafında TOMA, akrep, ford ranger, zırhlı araçlar bulunurken, ayrıca 2 de ambulans bekletiliyor. 

PARK DEĞİL BBG EVİ

Ekin Ceren Parkı’nın etrafında ayrıca polislere ait bir canlı yayın aracı bulunuyor. Yine nöbet tutan vekillerin üzerinde uçurulan dronelerle gün içerisinde görüntüler alınıyor. Park ve HDP’li 10 milletvekili adeta BBG (Biri Bizi Gözetliyor) evi gibi izleniyor. 

PARKIN EN SOSYAL YANI KİTAP OKUMAK

Ekin Ceren Parkı’nda nöbet tutan HDP’li vekillerin gün boyu en önemli uğraşları arasında gazete ve kitap okumak geliyor. Vekiller gün boyu etrafları çevrilmiş bariyerlerle Özgürlükçü Demokrasi, Evrensel, Cumhuriyet, Rojeva Medya gibi gazetelerden gündemi takip ediyor. Günlük gelişmelere göre toplantılar alıp, süreç değerlendirmeleri yapılıyor. Her gün saat 11.00’de açıklama yapılıyor. Her akşam saat 21.00’de Diyarbakır genelinde gürültü eylemi yapılıyor. 

SICAKLIKLAR ÇEKİLMİYOR

Ortalama günlük sıcaklığın 45 dereceyi bulduğu Diyarbakır’da HDP’li vekilleri en çok zorlayan konu hava sıcaklığı oluyor. Sıcaklıktan korunmak için de beyaz şapka, renkli elbiseler ve ağaçların gölgesi tercih ediliyor. 

PARKA NE GİDER NE GİTMEZ

Parka dışarıdan ancak sınırlı şeyler götürülebiliyor. Dışarıdan yemek, su, battaniye, yastık, hasır getirmek serbest; yatak, minder, demlik, semaver, elektrik, sıcak su yasak. Gün boyu belki sudan sonra en çok tercih edilen çay ise ancak 24 saatte bin bir zorlukla birkaç kez içeri götürülebiliyor. Çayın zorluğu ise şöyle: Önce çaylar demir bir tepsiye bırakılıyor. Parktan onca bariyerler aşılması lazım. Biri çayları alıyor biri de bariyerlerin altından ya da üstünden çayları alarak götürülebiliyor.

Bunca olağanüstü önlemlerin sebebi, vekilleri korumak mı yoksa bu eylemden halkı uzak tutmak mı, bunun cevabını da vekiller her gün yaptıkları açıklamalarla veriyor. (Diyarbakır/DİHABER)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Temmuz 2017 18:20
www.evrensel.net