Alevi Kültür Dernekleri: Önceki müfredattan daha mezhepçi

Alevi Kültür Dernekleri: Önceki müfredattan daha mezhepçi

Alevi Kültür Dernekleri (AKD), yeni eğitim müfredatına tepki göstererek, eski müfredattan daha mezhepçi olduğuna dikkat çekti.

Derya KAYA
Ankara

Alevi Kültür Dernekleri (AKD) geçtiğimiz hafta açıklanan yeni eğitim müfredatına tepki gösterdi. Alevi toplumunun taleplerinin dikkate alınmadığına dikkat çeken Alevi Kültür Dernekleri, müfredatın eski müfredattan daha mezhepçi olduğuna vurgu yaptılar. 

Müfredatla ilgili yaptıkları çalışmayı açıklayan dernek, yaptıkları açıklamada, Alevilerin ‘öteki’ olarak görülmeye devam ettiğini belirtti.  
Açıklamada, eski müfredatın  sadeleştirilmesi söylemiyle müfredatta bilim, felsefe, tarih ve sanat derslerinin ünite ve kazanım sayılarının azaltılmasına gidilmesi eleştirildi. Müfredatta tarih derslerinin dini ve milli öge ve referanslarla hazırlandığı, pozitif bilimlerin yerine dini motiflerin ağırlıkta olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sadeleştirme iddiasıyla bazı önemli tarihsel olayların, cumhuriyetin değerlerinin yok edilmeye çalışılmasının bütün okullarda okutulan eğitim müfredatını, imam hatip müfredatı ile bütünleştirme çabalarına dönük olduğu belirtildi.

‘DİN DERSLERİ TAMAMEN KALDIRILSIN’

Din derslerinde Alevi toplumunun taleplerinin dikkate alınmadığı, dini ve şeri motiflerin ele alındığına dikkat çekilen açıklamada, temel dini bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi gibi derslerin tamamen kaldırılması gerektiğine vurgu yapıldı. yapılan açıklamada, din içerikli derslerin Milli Eğitim Temel Kanunu ve AİHM’nin kararlarına aykırı bir şekilde müfredata konulmasının kabul edilmeyeceği dile getirildi. 

Din derslerinin seçmeli olarak verilmesi halinde bile bunun mahalle baskısına dönüşeceği uyarısı yapılan açıklamada, lise ve üniversite seçme sınavlarında bu derslerden soru sorulmasının derslerin seçmeli olması özelliğini ortadan kaldırdığı belirtildi. 

‘SELEFİLİK SAHİPLENİLİYOR’

Açıklamada, yeni müfredatta ortaokul düzeyinde cihat, cin, şerîat ve tesettür, lise düzeyinde ise edille-i şeriyye, had, talak, mehir gibi tartışma yaratacak kavramların olduğuna dikkat çekildi. Müfredatta Sünnilik dışında Caferilik, Êzidilîk, Şiilik, Mutezile, Zeydilik gibi hiçbir mezhebe veya inanca yer verilmediği belirtilirken, Selefilik’in Sünnilik (Ehli Sünnet) başlığı altında ele alınarak sahiplenildiği ve Vahhabilik’e kapıların açıldığı ifade edildi. 

Açıklamada, Alevi dua ve gülbenglerinin kültürel örnekler şeklinde ifade edilmesi eleştirilirken, “Alevilik ve Bektaşilik için “inanç” yerine “kültür” ifadesi kullanıldığı, “yasak savma kabilinden” Ehlibeyt kavramına yer verildiği, muharrem orucunun “Kültürümüzde muharrem orucu ve aşure” başlığı altında  ele alındığı ifade edildi. Açıklamada, bir ibadet olarak Alevi Bektaşi cem ibadetlerine, semah, Hızır orucu, devriye-tenasüha hiç değinilmediğine dikkat çekilerek, Cemevinden ibadethane olarak bahsedilmeyip sadece “yer” veya “erkan yeri” olarak bahsedilmesi eleştirildi. 
Açıklamada, bütün namaz sureleri ve duaları öğretildiği halde Alevi-Bektaşi dualarına hiç yer verilmediği belirtildi. 

‘MESCİT ZORUNLULUĞU BASKI YARATIR’

Geçtiğimiz haziran ayında Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı yönetmelikle okullarda mescit ve abdesthane olması zorunluluğu getirmesine de tepki gösterilen açıklamada, mescit uygulamasının hem öğrenciler hem de öğretmenler üzerinde baskı oluşturacağına dikkat çekildi. 

Zorunlu din dersi uygulamasından vazgeçilmesi istenilen açıklamada, eleştiriler çerçevesinde müfredatta gerekli düzenlemelerin yapılması istendi. Açıklamada, Alevi vatandaşların öteki olarak görülmesinden vazgeçilmesi istendi. 

CHP’Lİ GÜRER: BİLİMSELLİKTEN UZAK

Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Eğitim-İş Sendikası Niğde Şubesini ziyaret etti. Kamuoyunda tartışmalara neden olan Milli Eğitim Bakanlığının yeni müfredatını eleştiren Gürer, müfredattaki değişiklilerin bilimsellikten uzak, ezberci bir yaklaşıma yönelik olduğunu belirtti. PİSA raporlarına göre, Türkiye’de eğitim sisteminin OECD ülkeleri arasında son sırada yer aldığını hatırlatan Gürer, bu olumsuzlukların düzeltilmesi beklenirken, yeni müfredatla eğitimin daha sorunla hale getirildiğini vurguladı. 

www.evrensel.net

1 yorum yapılmış

  1. Güneş Onur 2 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 0  /  Beğenmedim 0

    Sinsi ve iğrenç wahabiliğe giden bir yolun taşları döşeniyor, bir toplum mühendisliği yapılıyor. Bu aşikar, bunu yadsıyacak değilim.

    Yalnız, alevilerin "öteki" olmaktan duydukları sıkıntıyı anlamakta zorlanıyorum. Çünkü bu devlet faaliyetinin bir sonucu ve sünni çoğunluğun algısıyla aleviler zaten "ötekidir". Sanki müfredatta aleviliğe yer verildiğinde aleviler uzlaşmaya hazır gibi görünüyor. Burada bir iki arada - bir derede, bir sallantıda olma hali var. Güvenli bir merkeze doğru kaçmak istiyorlar. Bu statüler sahtedir. Devlete dahil olmak? Devletin merkezine bu kadar güçlü bir kaçış isteği? Neden? Bunu ANAP döneminde dedeler denediler. Devlet de sanki müzakereye açıkmış gibi kapıyı aralık bıraktı. Ben o zamanların Turgut Özal'ının bu konuda samimi olduğunu düşünüyorum. Çünkü liberal ve pragmatist idi. Ancak bu gün merkeze kaçmak, sünniliğe tabi olmak demektir. Zaten sünniliğe kaçıyorlar. Rakamlar, alevilerin hızla asimile olduklarını gösteriyor.

    İşin aslı, laik ve bilimsel eğitimdir. Demokratik eğitimden bahsetmiyorum bile. O bir lüks. Din dersinin tamamen ortadan kalkması ve diğer dersler içine sızmış dini ve bilim dışı ögelerin temizlenmesi. Yoksa bu burjuva cumhuriyetini de mumla arayacağız.

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.