Fotoğraf sanatçısı Tuğrul Çakar aramızdan ayrıldı

Fotoğraf sanatçısı Tuğrul Çakar aramızdan ayrıldı

Seyahat için gittiği Midilli'de yaşamını yitiren fotoğraf sanatçısı Tuğrul Çakar toprağa veriliyor.

Özcan YAMAN
İstanbul

Türkiye fotoğraf tarihinde kendine özgü bir yeri ve ağırlığı olan Tuğrul Çakar 23 Temmuz'da seyahatte olduğu Midilli adasında geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşama veda etti.

Tuğrul Çakar'ın cenazesi, bugün Ankara'da Kocatepe Camisi'nde kılınacak ikindi namazını takiben İncek Taşpınar Mezarlığı'nda (İncek TED Koleji arkası) toprağa verilecek.

Kocatepe Camisi'nden kalkacak servislerle mezarlığa gidilecek ve mezarlık dönüşü Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneğinde (AFSAD) bir anma töreni düzenlenecek.

TUĞRUL ÇAKAR KİMDİR?

1946 yılında Adapazarı’nda doğan Tuğrul Çakar’ın babası Ahiskalı annesi ise Karslıydı. 1960 yılından beri de Ankara’da yaşıyordu. 1972 yılında Ankara İktisadi ve İdari Bilimler Akademisinden mezun oldu. Türkiye Elektrik Kurumunda muhasabecilik yaparak gününün sekiz saatini satmaya başladı. Kendisi kamudaki memurluğunu böyle görüyordu. Kendisine kalan zaman kırıntılarında fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Kendi kendine ve kitaplardan öğrendiği fotoğraf çekme işini, karanlık oda kurarak daha da ileriye taşıdı. Ardından yine kendi anlatımıyla 1978’de Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’ne yazılarak Cumartesi, Pazar fotoğrafçıları arasına o da katıldı.

ARKEOLOJİ FOTOĞRAFÇILIĞI İÇİN ÜÇ DAKİKA DÜŞÜNDÜ, MEMURİYETTEN İSTİFA ETTİ

Tuğrul Çakar arkeoloji fotoğrafçılığı ile de yakından ilgilidir. 1980 Haziran ayında bir gün çalıştığı kurum olan TEK’teki odasının kapısı çalınır. Gelenler Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsündendir. Ona Atatürk Barajı’nın yapımı sırasında sular altında kalacak olan Tille Höyük kazısının fotoğrafçısı olmayı teklif ederler. Üç dakika düşünür, bir kâğıda istifasını yazar ve taksiye binip oraya gider. 15 yıl orada kalır. On bine yakın fotoğraftan kendi arşivini oluşturur. TilleHöyük’e gittiğine hiç pişman olmaz. “Hayatımın en mutlu anları oradaydı” diye anlatır.

1994 yılında İngilizler işine son verince önce bir etrafına bakıp ortada kalmanın tuhaflığını yaşar. Bu kısa şaşkınlığın ardından ticari fotoğrafçılığa atılır. Nihayetinde o işte başarılı olamaz ve macera kısa sürer. Bu maceranın kısa sürmesine sevindiğini yine kendi söyler.

Öykü denemelerine 15 yıl süren kazı çalışmaları sırasında güneş batıp ışık fotoğraf çekmeye uygun olmadığında başladığını anlatır. Fotoğrafçıların yazması gerektiğini söyler ve yazanların az olmasına da çok üzüldüğünü anlatırdı. Suya Çağrı, Fırat’ı Beklerken, En Uzaktaki Gri, Akşamüstü Yine Hüzün, İki Hayat Çek Usta Birbuçuk Acılı Negatif, Cam Evlerin Kadınları, Denemeler, Fotoğraf Yazıları, Saklanmış Mektuplar 1-2, Siyah Beyaz Masallar, İnsanlık Halleri kitaplarıdır.

Çakar, Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Bilkent Arkeoloji ve Sanat Tarihi Fakültelerinde öğretim görevlisi olarak çalışıyordu. Ayrıca kendi atölyesinde yazılarına ve fotoğraf işlerine devam ediyordu.

www.evrensel.net
ETİKETLER Tuğrul Çakar