İHD’den Metris Cezaevi önünde ‘tek tip elbise' protestosu

İHD’den Metris Cezaevi önünde ‘tek tip elbise' protestosu

İHD’liler, Erdoğan’ın gündeme getirdiği ‘tek tip elbise’ uygulamasını Metris Cezaevi önünde protesto etti. 

İHD’liler, "tek tip elbise" uygulamasını Metris Cezaevi önünde protesto etti. İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, uygulamanın siyasi tutukluların direncini kırmak için dayatıldığını belirterek, hükümeti uluslararası insan hakları belgelerinde tanımlanan haklara uymaya davet etti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın gündeme getirdiği cezaevlerinde "tek tip elbise" uygulamasını Metris T Tipi Kapalı Cezaevi önünde protesto etti. “12 Eylül’den Guantanamo’ya tek tip elbise dayatmasına hayır” pankartının açıldığı eylemde, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “Tek tip elbise işkencedir” dövizleri taşındı. 

“Tek tipe hayır” sloganının atıldığı eylemde, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri açıklama yaptı. Tek tip elbise uygulamasının Türkiye’de ilk olarak 1983 yılında ortaya çıktığını ve 1987, 2003 yıllarında da gündeme getirildiğini hatırlatan Yoleri, “Tek tip elbise; mahpusun tüm kişilik haklarını gasp eden, hem fiziki hem manevi varlığını yok etmeyi amaç edinmiş sistemli bir işkence olarak uygulanmıştı” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Guantanamo benzetmesini “öç alma” maksadını öne çıkaran söylemlerle tekrardan gündeme getirdiğini belirten Yoleri, 12 Eylül'ün amaç ve mantığını bile zorlayarak uygulanacağını söyledi. 

'DARBECİLER TEK TİP ELBİSEYİ DAYATTI’

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında, darbecilerin siyasi tutukluların direncini kıramadıkları için 1983 yılında "tek tip elbise" uygulamasını dayattığını kaydeden Yoleri, ancak siyasi tutukluların uzun ve zor bir direnişi sonrasında devletin bu uygulamadan geri adım attığını ifade etti. Tek tip elbise uygulamasının dayatıldığı tarihlerde, siyasi tutukluların açlık grevleri ve değişik eylemlerle direndiğini söyleyen Yoleri, “Bu durum karşısında tutuklular, ağır işkenceye maruz kalmış, yine de zorla giydirilen elbiseleri yırtarak iç çamaşırları ile duruşmalara çıkmışlardı. Mahkeme heyetleri, mahpusların kan revan içinde ve iç çamaşırları ile karşılarına çıkmalarının uzun zaman ya görmezden geldiler ya da kararları ile işkenceyi meşrulaştırdılar” ifadelerini kullandı.

‘İŞKENCE İDDİALARI CEVAP BEKLİYOR’

1955 tarihli BM Minimum Cezaevi Standart Kuralları, 1973 tarihli Avrupa Konseyi Minimum Cezaevi Tretman Kuralları ve 1987 tarihli Avrupa Cezaevi Kuralları Ceza ve İnfazı Minimum Kuralları ile 2016 tarihli revizyonla BM Mahkumlara Muamelede Standart Asgari Kuralları'na göre, ceza ve infazın intikam aracı olarak kullanılamayacağına dikkat çeken Yoleri, bugün cezaevlerinde işkence iddialarının cevap beklediğini söyledi. Olağan koşullarda tek tip elbisenin uygulanabilmesi için yasa değişikliğinin olması gerektiğini belirten Yoleri, ancak OHAL koşullarında hükümetin bir KHK ile çıkarabileceğini kaydetti. Yoleri, “Hükümete uluslararası insan hakları belgelerinde tanımlanan haklar ile ceza ve infazına ilişkin uluslararası sözleşmelerde yer alan minimum kuralları hatırlatıyor" diyerek, tek tip elbise uygulamasından vazgeçilmesi çağrısında bulundu. 

Eylem, sloganlarla son buldu. (DİHABER)
 

www.evrensel.net