Madenciye ÇED işlemiyor!

Madenciye ÇED işlemiyor!

Kazdağları’nda yapılmak istenen altın işletmeciliği ile ilgili resmi prosedürler bir bir tamamlanıyor. Yöre köylüleri tarafından yaptırılmayan Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) toplantılarına rağmen altın madencisi şirketlerin ÇED raporları ardı ardına onaylanmaya başladı. Öte yandan 1993-2012 yıllarını kapsayan ÇED

Özer Akdemir


ALTINCILAR GÜN SAYIYOR

Çan, Bayramiç, Lapseki ve merkez ilçeyi de kapsayan alanda yıllardır sondaj çalışması yapan ve artık gelinen noktada üretim için ÇED raporları da onaylanan firmalar üretime geçmek için gün sayar hale geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün internet sitesinden yapılan duyurularda, Çan’a bağlı Kızılelma Köyü sınırlarındaki “Çamyurt Altın Madeni Ocağı”, Söğütalan Köyü yakınlarında bulunan “Ağıdağı Altın Madeni Ocağı” ve Çanakkale merkeze bağlı, Kirazlı Köyü sınırları civarındaki, “Kirazlı Altın-Gümüş Madeni Ocağı” projeleri için hazırlanan ÇED raporlarının onaylandığı açıklandı. Açıklamada bakanlıkça onaylanan üç ÇED raporunun da “halkın görüşüne” açıldığı yer aldı. Kızılelma ve Söğütalan’da Alamos Gold adlı Kanadalı Şirkete ait olan Kuzey Biga Madencilik A.Ş. tarafından yapılmak istenen ÇED halkın bilgilendirmesi toplantıları, köylüler tarafından yaptırılmamıştı.

SEN YETER Kİ İSTE!

İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre 1993-2012 yılları arasından verilen ÇED gerekli belgeleri ile ilgili istatistik veriler de bu yargıyı doğruluyor. 19 yılda,  toplam 33 bin 851 başvurunun 31 bin 285’i hakkında “ÇED gerekli değildir” belgesi verildiği görülüyor. Başvuruların 2055’i hakkında ise “ÇED olumlu” belgesi verilmiş. Bu başvurulardan sadece 32’si reddedilmiş.

Çevre hukuku avukatlarından Yakup Okumuşoğulları, reddedilen 32 ÇED’le ilgili ilginç bir ayrıntıya dikkat çekiyor: “32 ÇED’in de red gerekçeleri yer seçimi nedeniyle. Arkasından 2 km ileri-geri yaptılar, onların da ÇED'i verildi.. Gerçekten 1993-2012 yılları arasında olumsuz verilen ÇED belgesi kararı 7 adettir”

YEDİ ‘RET’TEN BİRİ İZMİR’İN İÇME SUYUNA

ÇED raporları ile ilgili verilerin gösterdiği bir başka gerçek ise “ÇED gerekli değildir” kararı verilen 31 bin 285 dosyanın yüzde 51’i madencilik konusunda. Verilen “ÇED olumlu” belgeleri de yüzde 25 ile en çok madenler için verilmiş. İkinci sırada ise enerji var. “ÇED olumsuz” belgelerinden birisi de İzmir’de 200-300 bin kişinin içme suyunu sağlaması için yapımı planlanan, tüm finansmanı Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak olan Çamlı Barajı için verilmiş! Baraja verilen “ÇED olumsuz” belgesinin, su toplama havzası içinde kalan Efemçukuru Altın Madeninin işletilebilmesi için verilmemiş olması da bir diğer önemli nokta. (İzmir/EVRENSEL)


KAZDAĞLARINDA İLK DAVA AÇILDI

Kazdağları’ndaki altın madenlerine karşı hukuki süreç de dün başladı. Altın madenlerine karşı açılan ilk dava Halilağa-Muratlar Köyü yakınlarında Truva Bakır Şirketi tarafından işletilen Halilağa Altın ve Bakır Madeni için açıldı. Çanakkale Çevre Platformu Dönem Sözcüsü Hicri Nalbant, aralarında Çanakkale ve Balıkesir’in birçok ilçesinin de bulunduğu Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği’nin yanı sıra, Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası, Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası, Çanakkale Barosu, Halilağa ve Muratlar Köyünden köylülerin de davaya müdahil olarak katılacağını belirtti. Nalbant, önümüzdeki günlerde yöredeki altın madenlerine karşı 6 dava daha açacaklarını kaydetti.


ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRME (ÇED) NEDİR?

ÇED Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde ÇED şöyle tanımlanıyor; “ÇED, belirli bir proje veya gelişmenin, çevre üzerindeki önemli etkilerinin belirlendiği bir süreçtir. Bu süreç, kendi başına bir karar verme süreci değildir; karar verme süreci ile birlikte gelişen ve onu destekleyen bir süreçtir (...) ÇED’in en önemli özelliklerinden birisi ilgili taraflar ve halkın görüşlerinin ve kaygılarının dikkate alınabilmesi için sürece katılım sağlanmasıdır. ÇED'in amacı; ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin önceden tespit edilip, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.”

www.evrensel.net