Beştaş: Meclis’in sözüne pranga vuruluyor

Beştaş: Meclis’in sözüne pranga vuruluyor

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, iç tüzük değişikliğinin 'Meclis’in sözüne pranga vuran' bir değişiklik olduğunu kaydetti.

Görüşmelerine dün başlanan iç tüzük değişikliği teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından teklifin birinci bölümünün görüşmelerine geçildi. Birinci bölüm 1 ile 9’uncu maddeleri kapsıyor.

Bu turdaki görüşmelerde söz alan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Bu iç tüzük değişikliği teklifi sözü yasaklayan, muhalefeti susturmayı hedefleyen ve Meclisin sözüne pranga vuran bir iç tüzük değişikliği olarak önümüzde duruyor” diyerek, değerlendirmelerine başladı.

ÇÖZÜM SÜRECİ HATIRLATMASI

Beştaş, teklifin meşru olmadığını ifade ederek, “Dolmabahçe mutabakatı daha dündü. Çözüm süreci daha dündü. ‘Kürt realitesini tanıyoruz, Kürdistan ve Lazistan eyaleti neden olmasın.’ diyenler daha dün bu koltuklarda oturuyordu” hatırlatmasını yaparak, teklifle “Kürdistan”, “Kürt illeri” ifadelerine getirilecek olan ceza yaptırımlara dikkat çekti.

‘MUHALEFET YAPMAMIZ ENGELLENİYOR’

Beştaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İç tüzük değişiklik teklifine ihtiyacımız var. Peki, gerçekten ihtiyaç var mı? Hayır yok. Neden yok çünkü zaten istediğini yürütüyor. Meclis nasıl çalışır, bizim getirdiğimiz kanun teklifleri görüşülüyor mu hayır, bizim önergelerimiz kabul ediliyor mu hayır, bizim soru önergelerimize tatmin edici bir yanıt veriliyor mu hayır, araştırma önergelerimizin gereği yapılıyor mu hayır? Toplumsal muhalefet kanallarının tümü ama tümü susturulmuş mu evet, neresi kaldı? Meclis. Meclisten ses çıkıyor. Nasıl bir ses? İtiraz çıkıyor. Muhalefet partileri üstüne üstüne gidiyor ve bu uygulamaların hukuksuzluğunu, antidemokratikliğini, faşizan bir yaklaşım olduğunu, bunun bilimsel olarak da, tarihsel olarak da, siyasal olarak da faşizm uygulaması olduğunu söylüyor. Bu sesi de kıstırmak lazım, gerçekten bunu kapatmak lazım, karşıdan bakınca bu görünüyor çünkü halka gerçeklerin ulaşmaması gerekiyor. Halka gerçeklerin ulaşmaması için televizyon yayınları kısıtlandı. Bizim konuşmalarımıza sataşmalar, bir dolu eleştiriler, ‘kaba ve yaralayıcı ifadeler’ denilerek bizim, burada milleti, halkı temsil etmemiz engelleniyor.”

‘DİKTATÖRLÜĞÜN İNŞASINDA BİR BASAMAKTIR’

Beştaş, “Kesinlikle diktatörlüğün inşasında burası bir basamaktır, burası bir basamak olarak kullanılıyor çünkü Meclisi de susturduktan sonra daha ileri adımlar gelecek. Ama kötü bir haberim var bu değişiklik teklifinin arkasında duranlara: Ne yaparsanız yapın halk gerçekleri duyuyor, emin olun, fısıltı gazetesiyle de olsa duyuyor, telefon iletişimiyle olmasa bile her türlü yöntemle muhalefetin sözünü, sesini ve iktidarın bu yaklaşımını kesinlikle görüyor ve değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.

Teklifin maddeleri için “korkunç” diyen Beştaş, “Bir bütün olarak zaten muhalefete söz yasaklanıyor, düşünce ve ifade özgürlüğü tümüyle yok ediliyor. Bunu tutanaklarda… Merak eden arkadaşlar, gerçekten çok değerli tartışmalar yapıldı, o da yok ediliyor. 15’inci ve 14’üncü maddeler var ki darbecilerin bile bunu düşünemediğini buradan bir kez daha haykırmak istiyorum. Gerçekten nasıl izah edilir, bilmiyorum. ‘Hakaret ve sövmek’ demin, Sayın Elitaş dedi ki: ‘Türk milletine hakaret edersen…’ Türkiye’de sadece Türk milleti yaşamıyor, Türkiye’de 80 milyon yurttaş yaşıyor; Türkiye’de Aleviler, Kürtler, Ermeniler, Gürcüler, Pomaklar yaşıyor. Bunların hepsi Türkiye yurttaşlarıdır ve Türkiye halkıdır. Her biri kendisine ‘Benim dilim, kimliğim ve kültürüm var.’ diyor. Kürt halkına zorla ‘Sen Türk’sün’ denile denile, yüz yıllık bir inkâr ve asimilasyon politikası sonucunda bugün hangi Kürt’e dilini unutturdunuz, hangisine kimliğini unutturdunuz, hangisine tarihini inkâr ettirebildiniz?” diye sordu.

AKP’Lİ KÜRT VEKİLLERE SESLENDİ: HESAP VEREMEZSİNİZ

Beştaş, konuşmasının devamında AKP’nin Kürt milletvekillerine seslenerek, “Biz buraya konuşmak için geldik, sorunları çözmek için geldik. Siz bize yasak koyarak bu sorunu çözebilir misiniz? Biz konuşuruz, paramızı da öderiz. 1950’li yıllarda Kürtçe konuşana para cezası veriyorlardı, şimdi vatandaşa para cezası verilmiyor ama vekiline para cezası verilmesi öneriliyor. Böyle bir utançla nasıl yaşayacağız?

Türkiye böyle bir ayıbı nasıl savunacak? Bunu gerçekten bütün milletvekillerine, Kürt milletvekillerine de ayrıca özel olarak sesleniyorum. Bu değişiklik teklifi sizin varlığınızı reddediyor. Sizin dilinizi, kimliğinizi, kültürünüzü, inancınızı reddediyor, diğer farklılıkları da reddediyor, sırf AKP’de siyaset yapıyorsunuz diye bunun arkasında durmayın, bunun vebali ağırdır. Seçim bölgenize gittiğinizde annenize, babanıza, çocuğunuza bu teklife, buna onay verdiğinizi asla bunun hesabını veremezsiniz” dedi.

AKP’Lİ AYDOĞDU ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ

AKP adına konuşan Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu, teklif ile parlamento hukukunu geliştirdiklerini savundu. Aydoğdu, HDP ve CHP’lilerin muhalefetin sesinin kısılmasının amaçlandığı yönündeki eleştirilere, “Muhalefetin engelleme hakkı sosyolojiye, siyasi edebiyata meşru bir hak olarak girmiştir ancak parlamentonun bir yönetim yeri olduğu, asıl işlevinin ülkeyi yönetmek, kanun yapmak, yasama görevini yapmak olduğu da hatırdan çıkarılmamalıdır. Bu itibarla, parlamentolardaki müzakerelerin usulü, şekli, şartı, zamanı vesairesi her ülkede, her demokraside tartışma konusu olmuştur, bizde de çok tartışılmıştır, bugün de onu tartışıyoruz” diyerek, yanıt verdi.

AKP’li Aydoğdu’nun konuşmasının ardından birleşime ara veren Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, daha sonra Genel Kurulu saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı. (Ankara/DİHABER)
 

www.evrensel.net