'Güvenli Taksi' uygulamasına tepki: İnsan haklarına aykırı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin taksilere zorunlu kamera uygulaması tepki çekiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ‘Güvenli Taksi’ projesi kapsamında, şehirdeki taksilere sesli, görüntülü kayıt sistemi kuruyor. Özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini belirten taksiciler, müşteriler ve hukukçular uygulamanın yasalara aykırı olduğunu belirterek geri çekilmesini istedi.

35 yıldır taksicilik yapan Süleyman Fidaye, taksiye binen yurttaşların çoğu zaman özel görüşmeler yapabildiğini söyleyerek, “Bazen bizim bile duymak istemediğimiz şeyler konuşuyorlar. Bu konuşmaların kayıt altına alınmasını doğru bulmuyorum” dedi. Her insanın kendine özgü bir yaşamı olduğunu belirten Fidaye, kayda alınan görüntü ve sesleri kimlerin kontrolünde olduğunu bilmedikleri için endişeli olduklarını dile getirdi. Yetkililere, bu uygulamadan biran önce vazgeçmesi gerektiği çağrısı yapan Fidaye, “Bizim can güvenliğimiz için görüntü alınması bir noktada kabul edilir; ama ses kaydı tamamen insanları ifşa üzerinedir ve biz taksiciler bu uygulamayı doğru bulmuyoruz” dedi.

'UYGULAMA GERİ ÇEKİLMELİ

Hayata geçirilmek istenen uygulamanın doğru olmadığını düşünenlerden taksici Ramazan Birol ise, özellikle ses kaydının yapılmasının insanların özel hayatına direkt müdahale edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Görüntü alınmasının bir noktada anlaşılır olabileceğine dikkat çeken Birol, “İnsanlar yeri geldiğinde başka yerlerde konuşamadıklarını bizim yanımızda rahat rahat konuşabiliyor. Devletin bile güvenliğini sağlayamadığı bir dönemde bu kayıtların nasıl karşımıza çıkacağını bilmiyoruz” diyerek uygulamanın geri çekilmesini istedi.

'DÜŞÜNCELERİM İFŞA EDİLİYOR'

Uygulamayı ifade özgürlüğüne yönelik bir kısıtlama olarak değerlendiren Betül Ertürker adlı yurttaş ise, “Vatandaşın elinden ne almaya çalışıyorlar?” diye sordu. Ertürker, “Vatandaşa sorulmadan nasıl böyle bir uygulama yapılabilir? Bu iktidarla yaşamak mümkün değil. Bu uygulama ile bizi birbirimizden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Benim düşüncem bir noktada ifşa edilmeye çalışılıyor. Bu da kabul edilir bir şey değil” sözleriyle tepki gösterdi.

'İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KAPATILSIN'

Ertürker, “Devletin beni koruması gerekirken ben devleti koruyorum. Devlet benim bildiklerim ile ülkeyi yönetecekse İçişleri Bakanlığı’na ya da istihbarata bütçe ayırmasın. Benim vergilerim ile maaşı ödenen ve bir işlevi olmayan bu kurumları kapatsınlar o halde” dedi.

'ÖZEL HAYAT TEHDİT EDİLİYOR'

Uygulamanın özel hayatın gizliliği yasasına aykırı olduğuna vurgu yapan Avukat Raziye Öztürk de, “güvenlik” adı altında insanların temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığını belirtti. Öztürk, “Kuvvetli suç teşkil edilen durumlarda zaten emniyet dinleme yapıyor, şimdi bu yolla insanların özlük haklarına direkt bir saldırı söz konusu. Bunun bir önlem olarak gösterilmesi de kabul edilir bir durum değil” diye konuştu.

‘KORKU DEVLETİ YARATILIYOR’

Türkiye'nin yaşadığı son süreçlerden kaynaklı yurttaşların paranoya bir hal aldığına dikkat çeken Öztürk, “Polis ve korku devleti yaratılmaya çalışılıyor. Vatandaşlar her an devletin varlığını enselerinde hissediyor ve bu da ifade özgürlüğünün önüne geçiyor” diye konuştu. (DİHABER)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Temmuz 2017 14:22
www.evrensel.net