'Türkiye’deki gazetecilerin direnişi ilham veriyor'

'Türkiye’deki gazetecilerin direnişi ilham veriyor'

Sınır Tanımayan Gazeteciler İsveç Seksiyonu Başkanı Jonathan Lundqvist Türkiye'deki gazetecilerle dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Cumhuriyet yazar ve muhabirlerinin yargılanmaları dolayısıyla bir basın açıklaması yapan Sınır Tanımayan Gazeteciler İsveç Seksiyonu Başkanı Jonathan Lundqvist, Cumhuriyet gazetesi yazarlarının temelsiz suçlamalarla cezaevlerinde tutulmalarını kınadı ve duruşmalarda verilecek kararın Türkiye’de gazeteciliğin geleceğini belirleyecek bir öneme sahip olacağını söyledi.

Lundqvist, İsveç Haber Ajansı TT’ye yaptığı ve nederedeyse tüm görsel ve yazlı medyada yer alan açıklamasında Cumhuriyet gazetesinin 2015 yılında Sınır Tanımayan Gazetecilerin Basın Ödülü’nü aldığını hatırlattıktan sonra şunları kaydetti:

'GAZETECİLİĞİN GELECEĞİ SÖZ KONUSU'

“Bu duruşma sadece yargı karşısına çıkarılan gazetecileri ilgilendirmiyor. Türkiye’de gazeteciliğin geleceği söz konusu. Sadece görevlerini yaptıkları için gazetecilere terörist muamelesi yapıldığını görüyoruz. Biz bugüne kadar böylesi toplu duruşmaları, delice suçlamaları ve keyfi tutuklamaları yeterince gördük.”

'OTO SANSÜRÜN YAYGINLAŞMASI KAYGI VERİCİ'

Evrensel’in konu hakkındaki sorularını yanıtlayan Lundqvist, AKP’nin son dönemlerinde gazeteciler ve medya kurumları üzerinde sistematik baskıların olduğunu, ciddi ifade özgürlüğü ihlalleri yaşandığını belirtikten sonra, “En kaygı verici olanı da oto sansürün yaygınlaşmasıdır. Erdoğan öyle bir sistem yaraktı ki, gazeteciler Erdoğan ve Hükümet’in yanlış uygulamalarını gündeme getirmekten ve eleştirmekten kaçınıyor. İşten atılmaktan ve haklarında soruşturma açılmasından korkuyorlar. Eleştirme cesaretini gösterenler ise cezaevine atılıyorlar” dedi.

Türkiye’de her gün gazetecilerin tutuklandığına ve Kürt medyasının üzerindeki baskıların da arttığına dikkat çeken Lundqvist, “Biz bunlara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Meslekdaşlarımızı desteklemek için bu hafta boyunca bir dizi etkinlik gerçekleştireceğiz. Ben duruşmaya gidemedim ama örgütümüz adına bir grup arkadaşımız adliye önünde yapılacak gösteriye katılacak ve duruşmaları izleyecek. Türk hükümeti ve Erdoğan’a gazetecilere yönelik uygulamalarına karşı olduğumuz mesajını ileteceğiz” dedi.

BİR HAFTA KAMPANYA

Lundqvist, bu hafta içinde daha önce hazırladıkları ve tanınmış yazar ve aydınların Türkiye’deki ifade özgürlüğü ihlalleri kınadıkları ve tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmalarını talep ettikleri video filmleri yaygın bir biçimde göstereceklerini söyledi.

Lundqvist, gazeteci ve insan hakları savunucularının tutuklanmasına gerekli tepkiyi vermediğini düşündüğü İsveç Hükümeti’ne de tepkili. “İsveç Hükümeti’nin bakanları şimdi tatilde. Ama daha açık bir tutum almaları ve Almanya örneğini izlemeleri gerekir. Türk Hükümeti ve Erdoğan’a yaptıklarının sorumluluğundan kurtulamayacağını bildirmeleri gerekli” diyen Lundqvist, Türkiye’deki gazetecilere şu mesajı yolladı:

'DAYANIŞMAMIZ SÜRECEK'

“Tüm baskı ve tehditlere rağmen gerkeçleri yazan ve tutuklu meslekdaşlarıyla dayanışma gösteren gazetecilerin olması umut verici. Bu bizlere de ilham veriyor. Meslekdaşlarımız her zaman yanlarında yer aldığımızı bilmeli.” (İsveç/EVRENSEL)


ALMANYA SOL PARTİ'DEN CUMHURİYET'E DAYANIŞMA MESAJI

Almanya Sol Parti Federal Meclis Grubu eş başkanları Sahra Wagenknecht ve Dietmar Bartsch, bugün İstanbul’da görülmeye başlanan Cumhuriyet Davası vesilesiyle Türkçe bir dayanışma mesajı yayınladı.

Wagenknecht ve Bartsch tarafından yayınlanan mesaj şöyle:

Sevgili Arkadaşlar,

Türkiye’de basın özgürlüğü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onun islamcı Hükümet partisi AKP yönetiminde sistematik ve sürekli olarak ayaklar altına alınmaktadır. Eleştirel gazeteciler kovuşturmaya uğramakta, yıldırılmakta ve cezaevine atılmaktadır. 24 Temmuz tarihinden itibaren İstanbul’da uluslararası üne sahip Cumhuriyet Gazetesi’nin 17 çalışanı yargı önüne çıkarılacaktır. Türk yönetimi, bu bağımsız gazetenin yaptığı haberlerden hoşlanmadığı için adı geçen gazete çalışanları, kendilerine karşı düzenlenen büyük bir göstermelik dava kapsamında karşı karşıya kaldıkları absürd terör suçlamalarına karşı savunmak zorundalar. Biz, siyasi saiklerle tasarlanmış benzeri davaları, Welt Gazetesi muhabiri Deniz Yücel ve gazeteci Meşale Tolu’ya atılan akla-hayale sığmayan suçlamalardan tanıyoruz.

Sol Parti Federal Meclis Grubu, dayanışmacı duygularıyla Erdoğan tarafından mahkemelerde süründürülen ve sanık sandalyesine oturtulan, mahkumiyetleri durumunda 43 yıla varan hapis cezası tehdidiyle yüz yüze olan eleştirel gazetecilerin, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayn Yönetmeni Murat Sabuncu’nun, köşe yazarı Kadri Gürsel’in, karikatürist Musa Kart’ın ve Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Utku’nun, ayrıca suçsuz yere haklarında dava açılan bütün diğer Cumhuriyet çalışanlarının yanında yer almaktadır.

Sol Parti Federal Meclis Grubu, Cumhuriyet ve diğer eleştirel medya kuruluşlarıyla, aralarında Ahmet Şık’ın da yer aldığı gazetecilere karşı süren göstermelik davalara son verilmesini talep etmektedir. Sol Parti Federal Meclis Grubu olarak, Türkiye’deki bütün tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Dayanışmacı selamlarımızla... (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Temmuz 2017 14:14
www.evrensel.net