'Gazetecilerin tutuklulukları son bulmalı'

'Gazetecilerin tutuklulukları son bulmalı'

TGC 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü Toplantısı'nda tutuklu gazetecilerin tutukluluk halinin son bulması istendi

TGC'nin  düzenlediği “24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” Toplantısı'nda sansürün kaldırılışının 109. yılında artık sansürden oto sansüre geçildiğine dikkat çeken konuşmacılar, gazetecilik yapıyor olmanın tutuklanma nedeni haline geldiğini vurguladılar.

İstanbul- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü Toplantısı'nda konuşmacılar halkın haber alma hakkının korunması için gazetecilerin görevlerini yapmaya devam edeceklerini söylediler.

Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü Toplantısı  TGC Başkanı Turgay Olcayto’nun açılış konuşmasıyla başladı.

TURGAY OLCAYTO : CUMHURİYET YAZARLARININ TUTUKLULUKLARININ SON BULMASINI İSTİYORUZ 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Olcayto toplantının açılış konuşmasında basında sansür döneminden oto sansür dönemine geçildiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Sansürün ilk kez kaldırılışı 24 Temmuz 1908. İlk kez bu tarihte gazeteciler sansür memurlarını gazetelere sokmamış ve fiilen sansür engellemişti. 1908’den sonra köprülerin altından çok sular aktı. Sansür şiddetlendi. Günümüzde oto sansür insanların belleğine yerleşti. Dolayısıyla çok zor günler geçirmeye başladık. 24 Temmuz 2017 Pazartesi günü bu yıl çok önemli bir duruşmanın tarihi aynı zamanda. Cumhuriyet’in çok önemli yazarları yargılanacaklar. Uzun tutukluluk hallerinin bu cuma günü sona ermesi en büyük dileğimiz. Aileleri, çocukları, biz dostları onlarla bir arada olmanın mutluluğunu yaşamak istiyoruz. Duruşmaları nöbetleşe izleyeceğiz. Türkiye’de 160 gazeteci içerde.  Türkiye’de en zor dönemlerinden birinden geçiyor. Umudumuzu hiç yitirmiyoruz. Mücadelemize devam edeceğiz. Biz basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engeller kalkmasını istiyoruz. Basın özgürlüğü, halkın doğru haber alma ve bilgilenme hakkıdır. İstiyoruz ki, halk bilgilenebilsin.Yayın yasakları olmasın istiyoruz."

Toplantının moderatörlüğünü TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş üstlendi. Toplantının ilk oturumunda Gazeteci-yazar Hıfzı Topuz, TGC Meslek İlkelerini İzleme Komisyonu Başkanı Altan Öymen, Cumhuriyet Gazetesi Vakfı Başkanı ve TGC Önceki Başkanı Orhan Erinç ve PEN Türkiye Merkezi Başkanı- Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Zeynep Oral konuştu.

HIFZI TOPUZ: HİÇ BU KADAR BAŞ ROLDE OLMADIK

Toplantının ilk konuşmacısı gazeteci, yazar Hıfzı Topuz Türkiye'nin basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü konusunda rekorlar kırdığına dikkat çekerek "Eşsiz bir durumdayız. Afrika ülkeleri bile böyle bir durumda olmadı. Hiç bu kadar başrolde olmadık.  Gazetecilik mesleğine girenler kahraman oluyor. Haklarında dava açılıyor, tutuklanıyor" dedi.

ALTAN ÖYMEN: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE DEMOKRASİ RAFA KALDIRILMIŞ DURUMDA

TGC Meslek İlkelerini İzleme Komisyonu Başkanı Altan Öymen ise Türkiye'nin tarihi boyuncu basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü konusunda sorunlar yaşandığına işaret ederek şöyle devam etti:

"Şimdi ise hiç başımıza gelmemiş olan şeyler geliyor. Demokrasi var mı, basın özgürlüğü var mı diye sormamız gerekiyor. Demokrasi ve basın özgürlüğü rafa kaldırılmış durumdadır. Türk halkı demokrasiyi hak ediyor."

ORHAN ERİNÇ: UMUTSUZ OLMAYA HAKKIMIZ YOK

Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan Erinç ise konuşmasında umutsuz olmaya hakkımız olmadığını vurgulayarak başladı. Erinç, "

Orhan Erinç, "Umutluyuz, hukuk Türkiye'ye geri dönmeye başlayacaktır" dedi ve ekledi:

"Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi 'Gazeteci kendi açısından sonuçları ne olursa olsun gerçeklere doğrulara saygı duymak zorundadır. Temel bilgileri yok edemez yok edemez tahrif edemez. Yanlış yanıltıcı yayın malzemesi kullanmaktan uzak durur' diyor. Gerçek gazetecilik yapmak niyetinde iseniz başınız derde girecektir. Halkın haber alma hakkının geri gelmesi biraz zor görünüyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası bu zorluklara karşı duruyor."

ZEYNEP ORAL: TUTUKLU GAZETECİLERE HERKESİN ÖZÜR BORCU VAR

PEN Türkiye Merkezi Başkanı- Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Zeynep Oral ise 51 yıldır gazetecilik yaptığını, gazeteci olarak hiçbir kadar kötü bir dönemi yaşamadığına dikkat çekti. Zeynep Oral konuşmasını şöyle sürdü:

"Korkmak insani bir hak. Ama çocuklarımıza, torunlarımıza bu korkuyu yaşatmaya hakkımız yok. Onun için mücadeleye devam etmek zorundayız. Sadece gazetecilik yaptıkları için tutuklu olan meslektaşlarımıza herkesin özür borcu var.  Uluslararasi PEN 100 yıl boyunca hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar gazetecinin, yazarın tutuklu olmadığını duyurdu. Adalet yoksa, vicdan yoktur, ahlak yoktur, demokrasi yoktur."

Toplantının ikinci oturumunda Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, TGC Hukuk Danışmanı Avukat Gökhan Küçük ve Birgün Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Barış İnce konuştu.

AYSEL ÇELİKER: BİAT EDEN TOPLUM İSTENİYOR

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel konuşmasında yeni müfredat ile biat eden bir toplum istendiğini belirtti. Prof. Dr. Çelikel "ÇYD olarak bu müfredat bu programının kaldırılmasını istiyoruz. Kaybedecekleri bir şeyi olmayan toplumların korkmaması gerekiyor. Yüzlerce gazetecisi tutuklu olan bir ülkede demokrasiden söz edilemez" dedi.

YASEMİN GİRİTLİ İNCEOĞLU: HEDEF GÖSTERME DE SANSÜRDE KULLANILAN YÖNTEMLERDENDİR

Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, "Sansür kavramının sadece yasalarla değil, farklı aktörlerle uygulanan çeşitli sansür türlerinin hepsini de kapsayabileceğini göz ardı etmemek lazım" diyerek şöyle devam etti:

"Cezalandırma, yasaklama, hedef gösterme, tehdit etme, korkutma, aşağılama, engelleme, saldırı, gayri meşrulaştırma ve ötekileştirme, sansürde kullanılan yöntemlerdendir. Kamu yararı adına ihmal, haksızlık ve yolsuzlukların ortaya çıkarılmasını sağlayan, sosyal veya politik güç, iktidar odaklarının engellemelerine karşı yapılan bir gazetecilik türü olan araştırmacı gazeteciliği önleme gerekçelerinden biri olan ulusal güvenlik ve ulusal çıkarın öne sürülmesi kamunun bilme hakkının ihlalinden başka bir şey değildir."

BARIŞ İNCE: DEMOKRASİ VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BİRLİKTE VAR OLURLAR

Birgun Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Barış İnce ise konuşmasında basın ve demokrasinin birlikte var olup birlikte battıklarını hatırlattı. Barış İnce şöyle konuştu:

"Özgürlük bugünlerde bedel ödemeyi gerektiriyor. Toplumun temel kurumları tehdit altında. Tabularla, korkularla konuştuğunuzda demokrasiyi savunamaz hale gelebilirsiniz."

GÖKHAN KÜÇÜK: YAYIN YASAKLARIYLA GERÇEKLERİN BİLİNMESİ ENGELLENİYOR

TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük ise avukatlar olarak 16 haftadır Adalet Nöbeti tutuklarını belirterek "Sadece son bir yıl içinde 32 olayda yayın yasağı getirilmiş. Yayın yasaklarının yanısıra korkuyla, terörle tehdit ediliyoruz. Toplum korku üzerinden biçimlendiriliyor. Gazeteciler görevlerini yapması engelleniyor' dedi.

Toplantıda son olarak ÇGD Genel Başkanı Tevfik Kızkınkaya söz aldı.Tevfik Kızkınya "Meslektaşlarımız haksız yere tutuklular. Biz gazeteciler hak ihlallerine karşı dayanışma içinde olmalıyız" diye  konuştu. (MEDYA SERVİSİ)
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.