SES 1 Ağustos’ta eylemlere başlıyor

SES 1 Ağustos’ta eylemlere başlıyor

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, hem kuruluş yıl dönümü hem de TİS görüşmelerinin başlayacağı 1 Ağustos’ta genel eylemler düzenleyecek.

Birkan BULUT
Ankara

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) hem kuruluş yıl dönümü hem de toplu sözleşme görüşmelerinin başlayacağı gün olan 1 Ağustos’ta tüm illerde basın açıklamaları yapacak. Toplu sözleşme öncesi sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin taleplerini konuştuğumuz SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, insanca yaşanacak bir ücret, yıpranma payı, KHK’lerin iptal edilerek emekçilerin işlerine dönmesi gibi pek çok talepleri olduğunu anlattı.

Milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri 1 Ağustos günü başlıyor. KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) geçtiğimiz haftalarda TİS taleplerini açıklamıştı. Görüşmelere kısa bir süre kala konuştuğumuz SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin diğer kamu emekçileriyle birlikte birçok beklentisi olduğunu belirtti. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin gerçek bir toplu sözleşme için birlikte yürüyüşe davet ettiklerini ifade eden Kara, “Biz o masada hükümeti ve sendikaları sıkıştırmadığımızda, taleplerimizi daha görünür bir şekilde ifade etmediğimizde o masada satışa imza atılıyor. Biz de bunun karşısında tutum almak zorundayız” dedi.

HASTAYI MI DÜŞÜNECEĞİZ PATRONU MU?

Bir yılı geride bırakan OHAL ile yüz bini aşkın kamu emekçisi ihraç edilmişti. Kamu kurumlarındaki kıyım ve 657 Sayılı Kanun’da yapılmak istenen değişikliğe dikkat çeken Kara, “İş güvencesi bizim temel talebimizdir. İş kolumuzda çok parçalı istihdam biçimlerini yaşıyoruz. Taşeron çalıştırmadan tutalım, 4B, 4C, 4A’ya kadar farklı biçimlerde çalıştırılıyoruz. Biz bu biçimlerin kaldırılarak tek bir güvenceli istihdam biçiminin olmasını istiyoruz. Özellikle bir aylık OHAL sürecinde bunun elzem olduğunun gördük. İş güvencesinin iktidarın veya patronların iki dudağı arasında olan bir çalışma biçiminde verilen hizmetin de niteliği konusunda kaygılar taşıyoruz. Taşeron şirketlerin sağlıkla hiçbir alakası olmayabilir. Bu insanların sağlık hizmeti konusunda söyledikleri nedeniyle çalışan arkadaşlarımız iki arada kalıyor. Ya hastanın sağlığı ya da kendi geleceği” dedi.

Sağlık ve sosyal hizmet alanında ücretler arasında dengesizlik olduğunu belirten Kara, emeklilikte ve çalışırken insanca yaşayacak bir ücret alamadıklarını söyledi. Performansa dayalı çalışma sistemi eleştiren Kara, “Biz sağlık hizmeti sunuyoruz. İnsanca bir ücret için hastaların gelmesi için duaya mı çıkacağız? Biz sağlık hizmetinin nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde ve parasız olması gerektiğini savunuyoruz. Hasta ile çalışan arasına para girmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Performansa göre ücretlendirme ile maaşta azalma olduğu takdirde bütçemizi oldukça etkiliyor. Arkadaşlarımız bu nedenle senelik izine bile çıkmaktan imtina ediyorlar. Ayrıca ek ödemeler yansıtılmadığı için emeklilikte açlık sınırının altında maaş veriliyor. Bu da çalışanların emekli olmak istememesini ortaya çıkarıyor” diye konuştu. 

OHAL İLE İŞ BARIŞI BOZULDU

OHAL’in özellikle alanında da birçok emekçiyi işinden ettiğini ifade eden Kara, şöyle konuştu: “İş barışı bozulmuş durumda. Darbe girişimi sonrasındaki gelişmeler nedeniyle herkes huzursuz, kaygılı. Her an işten atılma korkusu yaşıyorlar. İnsanlar ne ile suçlandıklarını bile bilmiyorlar. İnsanların bir gecede sorgusuz sualsiz işten atılmaları emekçilerin birbirlerine farklı gözlerle bakmalarına neden oluyor. Toplu sözleşme sürecindeki çalışmalarımızı biz 6 Haziran’da başlattık. SES olarak taleplerimizi kamuoyu paylaştık ve sonrasında da illerde de .eşitli görüşmelerimiz oldu. Sağlık çalışanlarını bilgilendirmek için çeşitli bildiriler, broşürler hazırladık. Her hafta farklı taleplerimizi gündem yapıyoruz. 1 Ağustos’ta bütün temsilciliklerimizle kendi belirleyecekleri yerlerde basın açıklamaları yapacağız. Sonrasında da konfederasyonumuzun programlarına katılacağız.”

YIPRANMA PAYI TORBAYA SIĞMAZ

Yıpranma payı olarak ifade edilen fiili hizmet süresi zammının da acil talepleri arasında olduğunu ifade eden SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönemde Memur Sen’in etkinliğinde hemşirelerin yıpranma payı istemesi üzerine bakanlara “çözün bu işi” dediğini hatırlattı. Yıllar geçmesine rağmen bu sözün yerine getirilmediğini kaydeden Kara, yasada da belirtildiği gibi ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırıldıklarını dile getirdi. Bu konuda hükümete yasa değişikliği için taslaklar sunduklarını söyleyen Kara, “Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığında bir müsteşar açıklama yaparak ‘Yıpranma payını torbaya koyduk, torbanın dolmasını bekliyoruz’ dedi. Ancak bunu muhalefet partilerinin milletvekilleri dahi bilmiyor. Sağlık çalışanlarının yıpranma payı torbaya sığmaz” dedi.

www.evrensel.net
ETİKETLER SESTİSOHALKHK