Seçilmişe bunu yapan seçilmemişe neler yapmaz?

Seçilmişe bunu yapan seçilmemişe neler yapmaz?

Geçtiğimiz Cumartesi günü BDP ve DTK Diyarbakır’da yapmak istediği ‘Özgürlük İçin Demokratik Direniş’ mitinginin valilik tarafından yasaklanması ve polisin BDP Milletvekilleri başta olmak üzere halka uyguladığı şiddeti yazarlar köşelerinde dile getirdi. Evrensel, Birgün, Radikal, Gündem gazeteleri dışın

İsmail Afacan

BAŞBAKANA, PERVİN BULDAN’IN AYAĞI KIRIK RESMİ YAKIŞIR

Radikal yazarı Özgür Mumcu “Pervin Buldan’ın Resmi” başlıklı yazısında Pervin Buldan’ın ayağı kanlar içindeki fotoğrafına odaklandı. İronik bir dille kaleme aldığı yazısında Özgür Mumcu, “ayrımcılık yok gaz ve cop herkesin hakkı. Neticede herkesin vergileriyle alınmış, hepimize eşit şekilde kullanılacak. Şimdilik Kürtlerin üzerinde biraz daha fazla kullanıyorsa da ileride o eşitsizliği de giderecektir, Başbakan” dedi.   
Van depreminde ölen Yunus Geray’ın resminin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a verilmesine değinen Mumcu, “Yunus’un resmini bir başarı nişanı gibi gururla alan anlayış, gaz bombasıyla kırılmış ayağıyla Pervin Buldan’ın resmide yakışır” diyerek hükümeti eleştirdi.

ZANA’YA VERİLEN SÖZ BU OLMAMALIYDI

‘Ek Perti, Erdoğen ve Diyerbekir’ başlıklı köşe yazsında Koray Çalışkan, “ne demeli, ne söylemeli? Çifte standardın Türk siyasi standardına dönüştüğü bu günlerde hangi din, felsefe, bilimsel perspektif Diyarbakır’daki rezaleti açıklayabilir?” diyerek AKP’ye karşı ağır eleştiriler yöneltti. Valiliğin, Hizbullahın 27 Mayıs’ta Diyarbakır’da yaptığı mitingi niye yasaklamadığını sordu. Yazısını “Edi Bese”, “Yetti artık” diye bitiren Çalışkan, “Zana’ya verilen söz bu olmamalıydı” dedi.

BARIŞÇIL GÖSTERİYE MÜDAHALE EDEN REJİM

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan ise ‘Miting Yasakçısını Düşünmeye Davet’ başlıklı yazısında mitingi provokasyon olur gerekçesiyle yasaklayanlara sorular yöneltti. Mitingi yasakladınız da ne oldu diyen Hakan şunları yazdı: ‘Milletvekili ayağından yaralı’ fotoğrafları tüm dünyaya servis edildi. ‘Barışçı gösteriye müdahale eden rejim’ durumuna düştünüz. Parti başkanına bile gaz sıkmış olduğunuz tescillendi. ‘Çıplak vücuda vurulan coplar’ fotoğrafı herkesin diline düştü. Bin türlü cepheleşme, bin türlü sertlik, bin türlü öfke devreye girdi.‘Seçilmişe bunu yapan seçilmemişe neler yapmaz’ dendi. Çözümden biraz daha uzaklaşılmış oldu” Hakan yazısında, provokasyon olur diye takınılan tavrın, daha büyük bir provokasyona yol açtığını belirtti. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net