‘Barış bizim için tarihi bir özlem’

‘Barış bizim için tarihi bir özlem’

Ülkesindeki barış sürecine ilişkin konuşan Kolombiyalı Eğitimci Mauricio Alvarez: ‘Barış Kolombiyalılar için tarihi bir özlemdi... Henüz gelmedi...’

Elif GÖRGÜ
Bogota

Kolombiya’nın başkenti Bogota’daki el Dorado Havalimanına ikinci misafirliğim. Bu kez, ilkinde olduğu gibi birkaç farklı polis köpeği tarafından -üzerimde uyuşturucu var mı diye-uzun uzun koklanmadan, polis bavulumu herkesin önünde didik didik aramadan ve karnımdakinin uyuşturucu değil göbek olduğuna ikna etmek zorunda kalmadan ülkeye giriş yapabildim. Ama benim havaalanında yaşadığım kişisel deneyimimdeki değişim ülkedeki değişim hakkında fikir vermekten uzak. En azından Mauricio Alvarez’in anlattıkları buna işaret ediyor.

Aktarma için birkaç saatliğine kalabildiğim kentten hiçbir Kolombiyalıyla barış konuşmadan dönmeyeyim diye kalkıp havaalanına kadar geliyor Mauricio Alvarez. Alvarez, Halk Eğitimi ve Araştırma Kurumu (CİEP) isimli kitle örgütünün başkanı ve eğitmenlerinden. CIEP, hukuk, ekonomi, siyaset, pedagoji gibi birçok konuda ücretsiz eğitimler veriyor, özellikle sendikalarla birlikte çalışarak işçiler için seminerler, atölyeler organize ediyor.

KOLOMBİYA’DA ŞİDDET DEVLET ŞİDDETİ İLE BAŞLADI

  • Mauricio Alvarez

“Öncelikle söylemek isterim ki barış Kolombiyalılar için tarihi bir özlemdi” diye başlıyor Alvarez, sonra bir kez daha tekrarlıyor, “Tarihi bir özlem...”  ve ekliyor: “Ayrıca bu konuda bir değil birçok deneyimimiz ya da fırsatımız oldu”.

Ancak Alvarez, Kolombiya’da yaşananın henüz bir “barış süreci” olduğunu düşünmüyor. Bunun bir gerekçesi ülkede başka silahlı grupların olması, diğeri de ülkede şiddet üreten tek başına FARC gerillalarıymış ve onlar silah bırakınca şiddet bitecekmiş gibi bir yanılgının yayılıyor olması: “Şunu açıkça söylemeli ki şiddet Kolombiya’da 1950’li yıllarda bir devlet şiddeti, resmi şiddet olarak doğdu.”

Alvarez, 1948’te devlet başkanı seçileceğine kesin gözle bakılan ve emekçi halkın, yoksulların büyük desteğini alan Liberal Demokrat Siyasetçi Jorge Gaitan’ın suikasta kurban gitmesi, tepki olarak başlayan halk eylemine devletin geride binlerce ölü bırakarak saldırması, devlet terörünün sürmesi üzerine kırsal bölgelere çekilen grupların gerilla örgütlerine dönüşmesi sürecini kastediyor.

DEVLET BUGÜNE KADAR BARIŞ SÖZÜNÜ HİÇ TUTMADI

Devam ediyor anlatmaya: “O dönemden sonra da gerillaların sivil politik hayata geçebilmeleri için birçok girişim oldu fakat bu deneyimler halk için olumsuz deneyimler oldu. Çünkü Kolombiya devletini yöneten hükümetler sözlerinde durmadılar ve her seferinde süreç hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Geçmiş barış süreçlerinde anlaşmaları imzalayan yöneticilerin çoğu öldürüldü.

Güncel sürece gelirsek, yani bugün için barış süreci olarak adlandırılan sürece, açıkçası henüz barış süreci olarak adlandıramıyorum, iki grup arasındaki bir süreç şu anda; Juan Manuel Santos hükümetiyle FARC arasında... Bu ülkede başka silahlı örgütler de var onlarla henüz barış yok. Ayrıca barış sadece gerillaların silah bırakmasıyla gerçekleştirilemez. Kolombiya’da hüküm süren diğer şiddet eylemleri devam ediyor, örneğin paramiliter grupların eylemleri, ve bunların çoğu da devlet şiddetiyle bağlantılı. Bunların da ortadan kalkması gerekiyor. Sadece tek bir gücün silahsızlandırılması barışı getirmeyecek, şiddet yayan tüm güçlerin silahsızlanması gerekiyor. Devlet silahsızlansın çağrısı değil bu silahlarını halka karşı kullanmasın. Fakat halka karşı devlet şiddeti devam ediyor. Gerçek bir barış süreci Kolombiya’daki faşistleşmeye doğru gidişi durduracak bir süreç olurdu ama öyle olmadı. Kolombiya devleti yolsuz olmasının yanı sıra oldukça otoriter hatta vahşi bir devlet. Bu yüzden Kolombiya’da barış henüz yok”

BARIŞ, TOPLUMSAL ADALETLE OLUR

Alvarez, gerçek bir barış için silahların susmasının da yeterli olmayacağı görüşünde.

“Toplumsal adalet olması gerekiyor. Toplumsal adalet için de ekonomik ve siyasi adalet de olması gerekiyor” diyor.

Fakat yine de en büyük gerilla örgütüyle 52 yıl sonra çatışmaların durması önemli bir değişim değil mi ülke için?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor: “Tabii ki öyle.  Fakat ülkenin hangi bölümü için değişim getirdiği de önemli. Şu anda Kolombiya hükümeti, dünyada barış süreciyle ilgili konuşuluyor fakat kimse Kolombiya’da devam eden toplumsal sorunları görmüyor, konuşmuyor. Devlet Başkanı Santos’un popülaritesi arttı, bugün bir Chavez’miş gibi davranılıyor. Fakat madem ülkede barış var neden halk direnişleri sürüyor? Aynı şekilde çok ciddi bir açlık sorunu var Kolombiya’da, eğitim diye bir şey yok, sağlık hakkı diye bir şey yok. Barış sadece silahların susmasıyla olamaz”

HALK EYLEMLERİ BÜYÜYOR ANCAK BURJUVA SİYASETİ HÂLÂ ETKİLİ

İspanyolcada “paz” kelimesi hem “barış” hem de “huzur” anlamına geliyor, bu iki anlamlılıktaki ironi en çok Kolombiya’da görünür oluyor; barış geldiği iddia edilen ülkedeki ekonomik ve sosyal huzursuzluğun boyutlarını detaylıca anlatıyor Mauricio Alvarez: “2013 yılından sonra Kolombiya’da toplumsal eylemlerin arttığını görüyoruz. Bunda ekonomik krizin de etkisi oldu. Kolombiya’da, (2008 kastediliyor) krizin ardından ekonomi tam toparlanmadı, tam bir iyileşme yaşanmadı, hâlâ kriz eğilimi var. Hâlâ ekonomik büyüme düşük seyrediyor, tüketimde düşüş devam ediyor, tarımsal üretim asgari düzeyde yapılıyor,  aynı şekilde sanayi üretimimde de benzer sorun var. Son veriler Kolombiya’da imalatta düşüş yaşandığını gösteriyor. Ticaret aynı şekilde...Bu nedenle bir iyileşmeden söz edilemez. Yine petrol fiyatlarındaki düşüşün de etkisi sürüyor.

ÇEŞİTLİ KENTLERDE BÜYÜK HALK DİRENİŞLERİ ORTAYA ÇIKTI

Enerji alanında Kolombiya, uluslararası enerji şirketlerine bağımlı. Kamu hizmetleri çok kötü durumda. Bu nedenle halk eylemleri ortaya çıktı. Örneğin Buenaventura kendinde sivil grev ilan edildi. Bu kent Kolombiya’nın en önemli liman kenti. 20 günden uzun bir süre kentte herkes iş bıraktı. Aynı şekilde Choco kentinde emekçiler 15 gün iş bıraktı. Bu bölgeler devlet tarafından tamamen terk edilmiş, marjinalize edilmiş bölgeler.

Ülkemizdeki ekonomik sorunlar asıl olarak devletin halkın sorunlarını çözme kapasitesiyle ilgili. Sorunlar çok; konut sorunu, eğitim, sağlık, rekreasyon alanı sorunu ve hatta yaşama hakkı sorunu... Barış süreci var deniyor ama halk önderleri, sendikacılar öldürülmeye devam ediliyor, halk zorla göç ettirilmeye devam ediliyor. Bu ülkede 8 milyon vatandaş yerinden edildi. Bu nedenle barış inşa etme süreci başlamamıştır.”

DÜZEN PARTİLERİ HÂLÂ ETKİLİ

Alvarez, son olarak, “Bir yandan önemli halk eylemleri, emekçilerin grevleri ama bir yandan da devlet şiddeti ve ekonomik sosyal sorunlar derinleşiyor diye anlattınız. Yakın dönem açısından ülkede ne tür toplumsal gelişmeler öngörüyorsunuz” sorusunu da şöyle yanıtlıyor:

“Şu ana kadar nesnel koşulları tarif ettik ama sorun öznel, sübjektif koşullar. Kolombiya halkı politik olarak bilinçlenmiş bir halk değil henüz. Hâlâ burjuva alternatiflerin, geleneksel düzen partilerinin çözüm olabileceği düşünülüyor. Bu partiler hâlâ Kolombiya’nın birçok bölgesinde halkı kontrol ediyorlar. Fakat bu bölgelerde de yaşam koşullarının iyileştirilmesi için mücadeleler büyüyerek devam ediyor. 21. yüzyılda hâlâ bir çok bölgede halkın içme suyuna erişimi dahi yok. Yiyecek bulmakta zorluk çeken bölgeler var. Aguagira ve Choco kentlerinde yetersiz beslenme nedeniyle çok fazla çocuk ölümü gerçekleşiyor. Kolombiya’daki çocuk ölümlerinin sayısı dünyanın birçok yoksul ülkesindekinden fazla.

Nesnel koşullar böyle ama dediğim gibi öznel olarak henüz kapitalizm dışı bir seçeneğe dair siyasi bir bilinç oluşmamış durumda. Latin Amerika’da 21. yüzyıl sosyalizmi denilen, aslında sosyalizm olmayan yine kapitalist bir seçenek olan siyasi süreç de bu bilincin oluşmasına olumsuz etki yarattı. Fakat ne kadar yavaş ilerlese de bu siyasi bilincin inşasının sürdüğünü söyleyebiliriz. Bunun için mücadele ediyoruz.”

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.