TV 10 çalışanları kararlı: Mücadeleyi sürdüreceğiz

TV 10 çalışanları kararlı: Mücadeleyi sürdüreceğiz

KHK’yle kapatılan TV10’un çalışanları, 42 haftadır devam ettirdikleri eylemlerinde, Cumhuriyet gazetesi davasına katılım çağrısı yaptı.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan TV 10’un çalışanları, televizyonlarının tekrardan açılması talebiyle 42 kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.  "Alevilerin sesi TV10 susturulamaz" yazılı pankartla Galatasaray Meydanı'nda biraraya gelen emekçiler, "Özgür basın susturulamaz" ve "Susma susturma sıra sana gelecek" sloganını attı.

Ilk olarak söz alan TV10 Yönetim Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin, 136 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın direnişini selamladı. Büyükşahin, basınve medya üzerindeki baskıların son bulmasını istediklerini hatırlattı. "42 haftadır buradayız ama sanırım daha uzun süredir burada olacağız" diyen Büyükşahin, meday üzerindeki baskılara dikkat çekti. Pazartesi günü Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının ve çalışanlarının görülecek duruşmasına dikkat çeken Büyükşahin, "Özgür basın çalışanları kendilerini ifade edemiyor" dedi.

Yaşanan hukuksuzlukları hatırlatan Büyükşahin, AİHM kararlarına rağmen din dersinin zorunlu kılındığını vurguladı. Eğitimin gittikçe dinselleştirildiğine dikkat çeken Büyükşahin, "Cihad kavramı eğitim müfredatına sokuluyor" diye konuştu. Yetkilerin "Cihad eğitimi almadan matematik eğitiminin ne anlamı var" şeklindeki söylemine dikkat çeken Büyükşahin, "OHAL sürecinden aslında önce başlayan geçmişten bugün başta Alevilerin olmak üzere faklı inanç kurumları üzerindeki baskılar gittikçe artmaya devam ediyor" ifadesini kullandı. Türkiye'de hala insan haklarının "suç" olduğuna dikkat çeken Büyükşahin, "Adalet istemek, siyaset yapmak, örgütlenmek, kendini ifade etmek, haber yapmak suç" dedi. Suruç katilamını hatırlatan Büyükşahin, Kobane'nin inşası için yola çıkmadan gençlerle haber yaptıklarını söyledi. Katliamın üzerinden geçen 2 yıla rağmen yargılamanın gerçekleşmemesine tepki gösterdi.

'BU BİR İNANLIK DAVASIDIR'

"Ülkemizi yalnızlaştıran, diktatörlükle yöneten bir rejim ile karşı karşıyayız" diyen Demokratik Alevi Hareketinden Servet Demir, yürütülen mücadelenin bir insanlık davası olduğunu vurguladı. Demir, "Bunun için mücadele edeceğiz. Türk, Kürt, Alevi, Sünni demeden bir olup, bu diktatör rejim ile mücadele etmeyiliz. TV 10 kapatan zihniyet insanlık tarihine darbe vurmuştur. Herkesi ötekilestireren iktidarını sağlamlaştırmaya çalışan bir hükümet ile karşı karşıyayız. OHAL'ın kaldırılması, KHK'lerin durdurulması,  HDP'nin eş genel başkanlarının serbest bırakılması, Milletvekillerinin serbest için mücadele etmeliyiz. TV 10 bunların sesini duyuran önemli bir araçtı. Onun yüzünden kapatıldı. Yeniden açılması için mücaladele edeceğiz"dedi.

'EZİLEN HALKLARIMIZ FAŞİZM ALTINDA MÜCADELE ETMEKTEDİR'

Munzur Çevre Derneği adına söz alan Ali Yıldız, ise Türkiye'nin dört bir yanını hapishaneye çeviren siyasi iktidarın ezilenlerin tüm alanlarına azgınca saldırdığını söyledi. Yıldız, "Faşizme karış onun her türlü baskı, sindirme, yok etme politikalraın akarış direnenlere yönelik saldırılar devam ediyor. Eğer demokrasi varsa zalimlerin demokrasidir. Ezilen tüm halkımız faşizmin altında direnmekte, mücadele etmektedir" dedi.

Karadeniz'deki talan politikasını kınayan Yıldız, direnen emekçilerin kazanacaklarını vurguladı. Yıldız, faşizmin kazanmayacığını vurguladı ve şöyle devam etti: "Direnen tüm emekçi halkı kazanacaktır. Onlar sömürü kanlı politikalarıyla o kanlı alanlarını daha da büyütebilir ama en sonunda o Saray'ları başlarına yıkılacaktır."

Oğlu hapishanede olan hak savunucusu Selvi Gülmez "Hepiniz birlik olun. Direnmeye devam edin. Biz insanlar içinde ayrım yapmıyoruz. Önemli olan insan olmak" dedi. Geçtiğimiz günlerde bir ilçe de idam için imza toplandığını dikkat çeken Gülmez, "İdam için insan nasıl imza toplanır. Utanmadan bunun için imza toplanıyor. Çünkü insanlar uyuyor, gözleri görmüyor" diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER TV 10