Tüm Bel-Sen: Kamu emekçileri özel olarak hedef seçildi

Tüm Bel-Sen: Kamu emekçileri özel olarak hedef seçildi

Tüm Bel-Sen ve KESK MYK üyelerinin de katılımıyla Diyarbakır'da kamu emekçilerine yönelik ihraçlara ilişkin basın açıklaması yapıldı.

KHK’lerle emekçilerin ihraç edilmesine karşı tepkiler sürerken Tüm Bel-Sen ve KESK MYK üyelerinin de katılımıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Siyasi iktidar kayyımla gasp ettiği halkın belediyelerini halktan tamamen kopartmak için buralardaki emekçileri özel olarak hedef seçmiş ve kamudan ihraçlarına karar vermiştir” denildi.

Hükümetin 15 Temmuz darbe girişimi sonrası hızla başlattığı ve çoğunlukla KESK’e bağlı sendika üyesi emekçilerin hedef seçilerek ihraç edilmesi son çıkarılan 692 sayılı KHK ile de boyut atlamış oldu. Tüm Bel-Sen bu duruma genel merkez yöneticilerinin katılımıyla düzenlediği basın toplantısıyla dikkat çekti. Tüm Bel-Sen Diyarbakır binası önünde yapılan basın açıklamasıyla Tüm Bel-Sen Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, MYK üyesi Satı Burunucu Çalı ve Mümtaz Başar, KESK MYK üyesi Elif Çuhadar katıldı. Tüm Bel-Sen şube binasının önünde yapılmak istenen açıklamaya emniyet güçleri OHAL yasağını hatırlatarak izin vermek istemedi.

Emekçiler, basın açıklamasını apartman girişinde yapmak durumunda kaldı.

'4 BİN KESK'Lİ İHRAÇ EDİLDİ'

Tüm Bel-Sen Merkez yürütme kurulu adına açıklamayı yapan Yılmaz Yıldırımcı, 14 Temmuz'da demokrasi nutukları atılırken bir çok üyelerinin aynı saatte ihraç edildiğini ifade ederek şunları söyledi: “692 sayılı KHK ile sekizi şube başkanımız ve 572 sendikamız üyesinin de aralarında olduğu binlerce kamu emekçisi daha işten atıldı. Bu son ihraçlarla birlikte sadece sendikamız üyesi ihraçların sayısı 1060’a KESK üyesi ihraçların sayısı ise 4000’lerin üzerine çıkmış bulunmaktadır. Özellikle bu son KHK’de bölgede çalışan yerel yönetim emekçilerinin yoğun olarak hedef seçilmesi göstermektedir ki siyasi iktidar kayyımla gasp ettiği halkın belediyelerini halktan tamamen kopartmak için buralardaki emekçileri özel olarak hedef seçmiş ve kamudan ihraçlarına karar vermiştir”
dedi.

'HERKESİ İŞTEN ATIYOR YA DA TUTUKLUYORLAR'

Artık açık bir diktatörlüğe dönüşen bugünkü iktidar sahipleri kendisine biat etmeyen tüm belediyelere el koyuyor diyen Yıldırımcı, “Herkesi işten atmayı; yetmezse her gün ve her hafta burada bu topraklarda ve geçtiğimiz hafta İstanbul’da insan hakları savunucularına yaptıkları gibi akla hayale sığmayacak asılsız iddialarla hukuksuz biçimde tutsak etmeyi programlarına almış bulunmaktalar. OHAL biz emekçilere binlerce arkadaşımızın ihraç edilmesi olarak yansıdı. FETÖ diye başlayan işten atmalar barış isteyen akademisyenlerden sendikamız gibi muhalif kesimlere yöneldi” dedi. Yıldırımcı, “Başta ihraç edilen arkadaşlarımızın işlerine iade edilmeleri olmak üzere; haklarımız için, özgür, demokratik ve barış dolu aydınlık bir gelecek için, adalet için ülkenin dört bir yanındaki tüm üyelerimiz tek yumruk gibi bu zulmün karşısına dikilecek; omuz omuza verecek direnişi büyüteceğiz. Tarih tanıktır ki ne kadar güçlü görünürse görünsün hiçbir zor ve baskı, iktidarları uzun süre ayakta tutamaz. Teslim olmayanlar, yapılan bu hukuksuzluklara ‘hayır’ diyenler er ya da geç kazanacak, emek, demokrasi, barış ve özgürlükler daim olacaktır” şeklinde konuştu.

'150 BİN İHRAÇ İÇİN ADALET İSTİYORUZ'

KESK MYK üyesi Elif Çuhadar ise yaptığı açıklamada OHAL’in 1 yılını dolduğunu  belirterek şunları söyledi: “Bu 1 yılda 26 tane KHK çıkarıldı. 150 bine yakın kamu emekçisi sorgusuz sualsiz yargı yolu kapalı şekilde tek bir soru dahi sorulmadan işlerinden edildiler.

İktidar diyor ki her şey tek olacak, ‘tek adam olacak,tek parti olacak,tek sendika olacak, benim memurum olacak’ diyor. KESK olarak biz hükü-metinde devletinde memuru olmadığımızı 25 yıldır kanıtlıyoruz. Biz kamu adına hizmet üreten emekçileriz dolayısıyla bizim hesap vereceğimiz kesim halktır. Biz kayyımın memuru değiliz. 3 milyon kamu emekçisi adına ve işlerinden edilen 150 bin kişi adına ki 150 bin kişinin hepsi KESK’li değildir biz onlar için de adalet ve adil yargılama istiyoruz”dedi.

İhraç edilen kamu emekçilerinin başka yerde çalışmaları engellenmekte diyen Çuhadar, “Bir inşaat ustası olarak çalışsa dahi sigorta gelince önüne gri çizgiler çıkıyor ve şirket yetkilileri hükümetin şimşeklerini üzerine çekmemek için anında işten çıkartılıyor. Aileleriyle birlikte açlığa mahkum ediliyorlar. Biz KESK olarak 3 milyon kamu emekçisinin insanca yaşayacak bir çalışma yaşamı için, çalışma yasaları için TİS ve toplu sözleşmeli sendika hakkı için mücadele ediyoruz. Tarih bize hiçbir faşizan uygulamanın sonsuza dek yüremeyeceğini gösterdi” dedi. Çuhadar konuşmasının devamında yıkıma karşı direnen Sur halkıyla dayanışma içerisinde olduklarını, Surun talanına ve yağmasına da izin vermeyeceklerini dile getirdi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net