Hatay silah çarşısı oldu

Hatay silah çarşısı oldu

ABD’nin büyük gazetelerinden Los Angeles Times, Hatay’daki Suriyeli muhaliflerin “silah ihtiyaçlarını”, “Suriyeli muhalifler, Türk sınırında silah ve para peşinde” başlığını kullandığı geniş bir haberde değerlendirdi.“Türkiye’nin Hatay ili, Suriyeli muhalifler ve onların destekçileri iç

“Türkiye’nin Hatay ili, Suriyeli muhalifler ve onların destekçileri için lojistik üs, silah çarşısı ve tedavi merkezi haline geldi” denilen haberde Hatay’ın aynı zamanda “İslami fonlar”ı kapma konusunda bir “entrika” merkezine dönüştüğü, muhaliflerin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı devirme gereği dışında üzerinde mutabık oldukları pek bir şey bulunmadığı yorumunu yaptı.

LA Times, muhaliflerin Türkiye topraklarında açık biçimde silah taşımasa da silahların, bölgedeki “güvenli evler”de saklandığını öne sürdüğü haberinde şunları da yazdı:
“Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Esad’a yönelik istifa çağrılarına katılırken Türk makamları, (silahları) görmezlikten geliyor. Ankara’daki hükümet, Suriye uçaksavar bataryalarının geçen ay bir Türk askeri uçağını vurmasının ardından sınır boyunda bir askeri yığınak yaptığını açıklamış olsa da burada görülen askerler daha çok gevşemiş ve yayılmış bir şekilde bulunan üslerde tutuluyor gibi görünüyor.”
Fiyatlar fırlarken, bazı savaşçıların, kendi silahlarını yaptıklarına dikkat çeken gazete, “Sadece İslamcı gruplara bağlı milislerin silah stoklarının iyi olduğu”nu da kaydetti.

Silah fiyatlarının nasıl fırladığını örneklerini vererek anlatan gazete, “Kara borsada bir Kaleşnikof’un en az bin dolardan satıldığını” vurgularken bunun, bir yıl önceye göre 5 kattan fazla olduğuna dikkat çekti.
Bu bağlamda haberde Antakya’da bir lokantada “kebap yiyip bira içerken” mülakat yapılan 31 yaşındaki muhalif Abu Ali’nin “İslamcı birlikler ve Körfez ülkelerinden sağladıkları destek” ile ilgili söylediği “Körfez’den para almak için dindar gibi davranıyorlar” sözleri de aktarıldı.

LA Times’e göre, “Devrimci Kalkan olarak bilinen İslamcı birliğe bağlı”, Ebu Yasin adını kullanan bir savaşçı, kendisi ve 100 kadar memleketlisinin son üç aydır verdikleri “hizmetler” karşılığında ayda 120 dolar aldıklarını belirtti. Ebu Yasin ayrıca, paranın Körfez ülkelerinden sağlanıp Müslüman Kardeşler aracılığıyla ödendiğine inandığını da söyledi.

‘FELAKET YILI’

Türkiye’nin Suriye politikasına dair bir haber de İsrail’de yayımlanan Jerusalem Post gazetesinde yer aldı Jerusalem Post, son bir yılın Türkiye’nin bölgesel iddiaları açısından “felaket” bir yıl olduğunu yazdı. Gazetede yer alan makalede Arapların, Türklerin, “kendilerine ne yapmaları gerektiğini söylemelerini istemedikleri” görüşü dile getirildi. Jerusalem Post’un yer verdiği, Uluslararası İşler İçin Küresel Araştırma Merkezi (GLORİA) Direktörü Prof. Barry Rubin imzalı makalede “Gelecekteki büyük Ortadoğu ihtilafı, Araplar ile İsrail arasında değil, Sünni-Şii bir ihtilaf olacak” görüşü öne sürüldü.

Araplar gelecekte İsrail’e saldırmaya çalışa da muhtemelen bunu daha az etkin biçimde yapacakları savını dile getiren Rubin, Arapça konuşan tüm ülkelerde belki on yıllarca iç şiddet, ihtilaflar, düzensizlik ile yavaş ekonomik ilerleme yaşanacağını savundu.

Makalede, Batılıların büyük bir olasılıkla, “Arap Baharı” ülkelerinde gerçek demokrasi ortaya çıkmayacağı için hayal kırıklığına uğrayacağı öne sürüldükten sonra Türkiye ile ilgili olarak şu iddialar da dile getirildi: “Geçen yıl Türkiye’nin ve İran’ın bölgesel iddiaları için felaket bir yıl oldu. Libya, Tunus, Mısır ve Suriye’de Arap Sünni İslamcı hareketlerin yükselişi, bölgenin çok büyük bölümlerini, bu iki ülke için girilmez hale getirdi.” Barry Rubin, Araplar’ın Türklerin “kendilerine ne yapmaları gerektiğini söylemesini” istemediğini iddia ederken şu savlara da yer verdi: “Araplar, Türklerin kendilerine ne yapmaları gerektiğini söylemesini istemiyor veya buna ihtiyaçları yok ve Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Araplara onları himayesinin altına aldığını rahatsız edici biçimde hissettirdi. Türkiye’nin etkisi, Kuzey Irak ve Suriye muhalefeti ile sınırlı ki bu da büyük ölçüde Obama yönetiminin desteği sayesinde.” (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net