İzmir Barosu'ndan Buca'daki taş ocağının iptali için başvuru

İzmir Barosu'ndan Buca'daki taş ocağının iptali için başvuru

İzmir Barosu, Buca Kırıklar'da ormanlık alandaki taş ocağı projesi için 'ÇED gerekli değildir' kararının iptali için mahkemeye başvurdu.

İzmir Barosu, Buca Kırıklar’da ormanlık alandaki Maden (Kalker) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi projesine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün verdiği “ÇED gerekli değildir” yönündeki kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için İzmir İdare Mahkemesi’ne başvurdu.

İzmir Barosu “ÇED gerekli değildir” kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için açtığı dava dilekçesinde, Anayasa’ya, planlama ilkelerine, usule, hukuka ve kamu yararına aykırılıklar olduğu ve idari işlemin uygulanmasından dolayı telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacağını ifade etti. Anayasa, iç hukuk ve uluslararası hukuk ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları yönünden konunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirildiği dava dilekçesinde Anayasa’nın “Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir” şeklindeki 56/2. maddesi hatırlatıldı.

Konuya ilişkin görüşlerini açıklayan İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda baroların görevleri arasında hukukun üstünlüğünü, insan haklarını korumak ve savunmak kavramları bulunduğunu ifade ederek, “İzmir Barosu Başkanlığı’nın da bu amaçla çevre, insan ve hayvan hayatına karşı üçüncü kişilerin müdahalede bulunması halinde dava açma, suç duyurusunda bulunma ve idari tedbir kararı aldırma hakkı bulunmaktadır” dedi. Söz konusu madenin işletme alanı 99,18 He iken,  ÇED alanı 17,91 He olarak belirlenip bu kapsamda çevresel etkilerin değerlendirildiğini ifade eden Özcan,“Bu şekilde çalışma alanlarını küçük göstermek suretiyle etap etap maden alanının tamamının zaman içerisinde kullanıma açılması planlanmaktadır. Sonuç olarak 99 Hektarlık doğal yaşam alanı parçalanmakta, tahrip edilmekte ama idari işlemler açısından bakıldığında kısım kısım ÇED gerekli değildir kararları verilmiş olmaktadır. Bu da Çevre Kanunu’na karşı hile anlamına gelmektedir” dedi.

'KENTİN YAĞMALANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ'

Proje sahasının tamamının Kızılçam ormanları içerisinde bulunan bir alanda yer aldığını ve madencilik faaliyetinin gerek bitki örtüsü gerekse canlılık açısından geriye dönülmez zarar vereceğini belirten Özcan, ocağın aynı zamanda yerleşim yerleri ve zeytinliklere de çok yakın olması sebebiyle işletilmesinin kamu yararı ile de bağdaşmayacağını söyledi. Özcan, “İnsan sağlığının, diğer tüm canlıların yaşamlarının ve doğal varlıklarımızın yok olma ihtimali karşısında gecikmeksizin yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ettik. İzmir Barosu olarak her zaman söylediğimiz gibi kentimize ve kentimizin doğasına her zaman sahip çıkmaya devam edeceğiz ve kentin yağmalanmasına izin vermeyeceğiz” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.