Suruç’ta katledilenler saldırıya uğradıkları yerde anıldı

Suruç’ta katledilenler saldırıya uğradıkları yerde anıldı

Suruç Katliamı’nda hayatını kaybedenler saldırıya uğradıkları yerde yakınları, katliamda yaralananlar, parti ve kitle örgütleri tarafından anıldı.

Kobanê’yi inşa etmek ve çocuklarını güldürmek için 20 Temmuz 2015 tarihinde Urfa’nın Suruç ilçesi Amara Kültür Merkezi’nde katledilen 33 yurtsever, sosyalist genç, katliamın 2’nci yılında yaşamlarını yitirdikleri noktada yakınları, katliamda yaralananlar, HDP Milletvekilleri Feleknas Uca, Behçet Yıldırım, Dilek Öcalan, Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Ağbulut, HDP PM Üyesi Faruk Sağlam, DBP PM Üyesi Selma Sürer, HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülşen Özer, SGDF MYK Üyesi Gözde Sivaslıoğlu ve çok sayıda yurttaş tarafından anıldı. 

Sabah saatlerinde Suruç ilçe girişinde geniş güvenlik önlemleri alan polis, Amara Kültür Merkezi'ni demir bariyerlerle abluka altına aldı. Kültür merkezinin etrafında TOMA ve akrep tipi zırhlı araçlar konumlandırıldı. Aynı zamanda anmaya katılmak için gelen yurttaşlar ve HDP Suruç ilçe Eşbaşkanı Rojda Binici "ilçeye giriş yasak" diye ilçeye alınmadı. 

Katliamın gerçekleştiği saat 11.50’de anma programı başladı. Kültür merkezi bahçesine aileler ve vekiller geçiş yaparken, polis tarafından kimlik kontrolü yapıldı, basın içeriye alınmadı. Anma bir dakika saygı duruşu ile başladı. Daha sonra aileler ve vekiller bahçede patlamanın olduğu ağacın altına beraberlerinde getirdikleri karanfilleri bıraktı. 

'MÜJDELER OLSUN KOBANÊ ZAFERE VARDI'

İlk konuşan yaşamını yitiren Oğur Özkan’ın abisi Süleyman Özkan, gençlerin katledildiği yerde ki çiçeklerinde koparıldığını ifade etti. Zihniyeti sorgulayan Özkan, "Bu nasıl bir zihniyet. Onları öldürdünüz, bu çiçeklerden ne istediniz. Oysaki bu çocuklar ellerinde oyuncaklar, kitaplar ve güzel duygular ile gelmişlerdi. Kobanê’nin çocuklarına oyuncak vereceklerdi. Belki sadece bu coğrafyaya değil, dünyaya bir etki bırakacaklardı. Dünyanın gıpta ile baktığı bu toprakları kana buladılar. Değil 2 yıl, 2 yüz yıl geçse de bu adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Bunun bedelini er ya da geç vereceksiniz. Ben inanıyorum ki burada yaşamını yitiren bu güzel insanlar bizi görüyor. Çünkü ben onları hissediyorum. Kardeşim Hogir burada, Polen burada, 33’ler buradadır. Onlara diyorum ki size müjdeler olsun, Kobanê zafere vardı. Artık sizin gülüşleriniz Kobanê’nin çocuklarının yüzünde anlam bulmuştur. Siz kaybettiniz ey alçaklar. Siz bu katliamı yapanlar kaybetmeye mahkûmsunuz. Çünkü haksızsınız, çünkü karanlıksınız" dedi. 

'KORUNMADILAR'

Katliamda yaşamını yitiren Cemil Yıldız’ın eşi Sultan Yıldız, İstanbul’dan buruk duygular ile geldiklerini, Suruç'ta kanlarının bir birine karıştığını söyledi. Gençlerin elinde bomba ve molotof olmadığını, oyuncaklar geldiklerini söyleyen Yıldız, 33 gencin korunmadığı için katledildiğini belirtti.

'BİZ HANGİ ÇOCUĞU KATLETTİK'

Katliamda yaşamını yitiren Murat Yurtgül’ün annesi ŞemsaYurtgül, şunları dile getirdi: "Eğer Kobanê'ye gitmeleri yasak idiyse, söyleselerdi 'gitmenize izin vermiyoruz' diye. Neden çocuklarımızı katlettiler. Kimi çocuk bezi, kimi bayram şekeri, yanına almıştı. Bu çocukların suçu neydi. Benim oğlum psikologdu. Katliamda Soma'ya gitti ve oradaki öksüz, yetim kalmış çocuklar ile ilgilendi. O zaman neden önlerinde bomba patlamadı. Ben oğlumla o gün konuştum. Bana ‘anne kimlik kontrolü yapılıyor. Bizi içeri alacaklar' dedi. Ancak o barbar DAİŞ'çiyi hazır hale getirene kadar çocuklarımızı orada beklettiler. O bombacı hangi arabaya bindi, nerede yemek yedi. Kim destek verdi ona. Ben hayatta olduğum sürece her yıl burada olacağım. İster kabul edin, ister etmeyin. Beni de oğlumun yolunda katledebilirsiniz." 

BUGÜN ÖNLEM VAR 2 YIL ÖNCE YOKTU'

HDP Milletvekili Dilek Öcalan ise, gençlerin Kobanê’ye köprü olmak, yeniden inşa etmek için geldiğini belirtirken, şöyle konuştu: "Bu gün burada alınan önlemi görüyoruz. Keşke diyoruz 2 yıl önce aynı önlemler alınmış olsaydı ve o bombacı yakalanmış olsaydı, bu acılar yaşanmazdı. Biz yeni katliamlar yaşanmasın diye üzerimize düşen görevi yapacağız ve gereken mücadeleyi vereceğiz." 

'BOMBACI NASIL GELDİ?'

HDP'li vekil Behçet Yıldırım, 33 can yerde iken geldiğini, çantalarında telefonların çaldığını, cenazeler ve telefonların bir birine karıştığını, ifade ederken, "Bombacı buraya nasıl gelmişti. Tek başına mı gelip bu katliamı yaptı. Biz bunun araştırılmasını istedik. Ama hep kaçtılar ve üstü örtmeye çalıştılar. O olay araştırılsaydı diğer katliamlar yaşanmayacaktı" dedi. 

'SORUMLU GİZLİLİK KARARI KOYANDIR'

Suruç’ta yaralanan SGDF MYK üyesi Gözde Sivaslıoğlu da, duygularını şöyle aktardı: "Yıkık bir kenti yeniden inşa etmek için hep birlikte gidiyorduk. Devrimin çocuklarına oyuncak götürüyorduk. Çünkü bu devrimin çocukları bu devremin yarını ve geleceğiydi. Bu yüzden oraya gidiyorduk. Bu katliamın sorumluları bu katliamdan haberdar olmalarına rağmen önlem almayanlardır. Biz yaralılarımızı bu bahçeden çıkarırken, bize silah doğrultanlardır. Bu katliamın sorumluları dosyaya gizlilik kararı getirenlerdir." 

'KOBANÊ'NİN ÇOCUKLARI GÜLÜYOR'

Amara Kültür Merkezi’ndeki anmadan sonra aileler, yaralılar ve HDP heyeti Suruç’ta katledilen Kasım Deprem ve Osman Çiçek’in mezarlarını ziyaret etti ve karanfil bıraktı. Mezarlık polisler tarafından ablukaya alındı. Mezarlık ziyaretinden konuşan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) MYK üyesi Mesut Çeki, Osman Çiçek’in mezar taşında yazan şiiri okuyarak, “Hiç kimse bu çocukların kötü çocuklar olduğunu söyleyemeyecek” dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca ise, katliamın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen acısının hala taze olduğunu söyleyerek, “Özgürlüğün yolcuları Kobanê’ye köprü olmak istemişlerdi. Kobanê’nin yeniden inşa edilmesi için bir şeyler yapmak için gelmişlerdi. Kütüphane açmak için gelmişlerdi. O barbarlar iyi bilsinler, bizi parçalamak istediler, ancak Kobanê’nin özgürleşmesi için mücadele edenler buna izin vermediler. Bu gün milyonlarca insanın ruhu Amara’daydı. Bir yıl önce HDP eski Eşbaşkanımız katliamın birinci yıl dönümü anmasında buradaydı. Konuşmasında dile getirmişti ‘Bu güler yüzlü yolcularımız yolumuzu aydınlatacaktır’ demişti. 33 gencin şahsında bugün Kobanê’nin çocukları gülüyor” dedi. 

'MEZARLARI TAHRİP ETTİLER'

Mezarlıkta yeniden konuşan Uğur Özkan’ın abisi Süleyman Özkan ise, kardeşinin mezarının Cizre’de olduğunu ve mezarın tahrip edildiğini belirterek, “Suruç şehidi Osman Çiçek ve Kasım Deprem’in mezarları yıkılmak istendi. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. İnsanların mezar taşlarına dahi tahammül edemiyorlar. Benim kardeşimin mezarı Cizre’de. Tahrip ettiler, bir mezar taşı bile yok. Aynı şekilde Hakkari’de Suruç şehidi Süleyman Aksu’nun mezarının üzerinden panzer geçti. Bu uygulama dünyanın hiçbir yerinde yok. Bu katliamı yapanlar er geç hesap verecektir” diye konuştu.

Daha sonra Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren eğitimci Yılmaz Elmascan’ın mezarı ziyaret edildi. (DİHABER) 
 


İSTANBUL'DA GENÇLİK ÖRGÜTLERİNDEN ANMA:BU BAHÇE AMARA BAHÇESİ GİBİDİR ŞİMDİ

Gençlik örgütlerinin çağırısıyla Kadıköy'de bulunan Süreyya Operası önünde bir araya gelen çok sayıda yurttaş, Suruç katliamında hayatını kaybeden 33 düş yolcusunu andı.

Süreyya operasının önünde buluşan yüzlerce kişi, Kadıköy çarşı içerisinde yürüyüş yaptıktan sonra Mehmet Ayvalıtaş Parkı'nda anma gerçekleştirdi. Ellerinde "Suruç için adalet, herkes için adalet" pankartı ile suruçta katledilen 33 yurttaşın fotoğrafını taşıyan kitle "Suruç'u unutma, unutturma", "Suruç'un hesabı sorulacak", "Yaşasın devrimci dayanışma", "Katillerden hesabı gençlik soracak", "Faşizme karşı omuz omuza", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz"  "Polen, Ezgi, Eve düşleriyle zafere" , "Nuriye ve Semih yanlız değildir" sloganları attı.

Gençlik örgütleri adına açıklamayı Şilan Delibalta okudu. Delibalta, "AKP, savaş politikalarının bir ürünü olarak gerçekleşen Suruç Katliamı'nın birincil sorumlusudur. Suruç Katliamı ile birlikte savaş yeni bir eşiğe çıktı. Coğrafyamızda giderek yayılarak, Cizre ve Sur gibi kentlerde şehir merkezlerinin bütünüyle yıkıldığı, Ankara'dan barış güvercinlerimizin katledildiği bir süreç yaşandı" dedi.

15 Temmuz  askeri darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile birlikte yaşanan hak ihlallerine de değinen Delibalta, "Yıllarca cemaat ve AKP'ye karşı mücadele eden on binlerce emekçi KHK'ler ile işlerinden atıldı. İşlerine geri kazanmak için direnişini açlık grevi ile sürdüren Nuriye ve Semih hocalarımız tutuklandı. Adalete açık diyerek onların sesine ses olmak isteyenler coplandı, darp edildi, evlere hapis edildi. Kadın ve doğa düşmanlığı, mezhepçilik, ırkçılık ile halklar birbirine düşman edilmeye çalışılıyor. Katliamlara, yok etme, sindirme politikalarına rağmen gençlik tüm alanlarda mücadeleye sarılmaya sınırları aşmaya devam ediyor" diye konuştu.

Suruç'ta katledilen 33 düş yolcusunun hesabı sorulara kadar mücadele edeceklerini belirten Delibalta, "Milyonların adalete aç olduğu, talebini haykırdığı bugünlerde herkes için adalet diyerek buradayız. Bizden koparılıp alındığını günkü öfkemizi bilmeyerek her gündönümünde, o gözleri gülen çocuklara bırakabilmek adına düşlediğimiz özgür yaşamı bir kez daha haykırıyoruz; Suruç için adalet herkes için adalet" diyerek sözlerine son verdi.

'BİZ KAZANACAĞIZ'

Suruç'ta hayatını kaybedenlerin aileleri adına konuşan Vatan Budak'ın babası Yıldırım Budak  cezaevinde tutulan siyasi tutsaklara, Nuriye ve Semihe selamlarını iletterek sözlerine başladı. Budak, "Katilamın 2 yılında birlikteyiz katilere yanıldıklarını dimdik ayakta durarak göstereceğiz. Şimdi buradan diyoruz ki Saray gladyosunu ve akp faşizmini yıkacağız. 33 düş yolcusunun sesi olup haykıracağız. Biz kazanacağız. Biz kazanacağız" dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


SURUÇ KATLİAMINDA YAŞAMINI YİTİRİLENLER GAZİ'DE ANILDI

Suruç katliamında yitirilenler, katliamın 2. yıl dönümünde İstanbul Gazi Mezarlığı’nda anıldı. Katliamda hayatını kaybeden Cemil Yıldır, Duygu Tuna ve İsmet Şener’in mezarı başında bir araya gelenler katliamı lanetlerken soruşturmanın işlemediğini vurgulayan aileler tüm faillerden hesap sorulmasını istedi.

SGDF Eş Sözcüsü Ceren Çoban, “Suruç'ta şehit düşenler bir düş yolcusu olarak en kıskanılacak şekilde ölümsüzleştiler. Hiçbir düşü yarım bırakmayacağız” dedi.

Suruç katliamının Türkiye’nin yakın tarihinin bir fotoğrafı olduğunu dile getiren HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, “Bu mücadele Türkiye halklarını bir araya getirmek için atılan önemli bir adımdı. 33 düş yolcusunun ortak arzusu halkların birlikteliğiydi. Bu saldırı halkların bu birlikteliğine yönelik bir saldırıydı. Türkiye halkları ile Kürt halkı ne zaman bir araya geldi ise bu saldırıların şiddeti arttı” diye konuştu. Kemalbay, 33 düş yolcusunun mücadelesini geleceğe taşıyacaklarını dile getirerek, kazanana kadar mücadele edeceklerini söyledi. 
 

Anmaya katliamda yaşamını yitirenlerin mücadele arkadaşları ve yakınlarının yanı sıra ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi, HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ve HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit de katıldı.

Anmada sözü ilk olarak Kobani’ye kitap ve oyuncak götürmek için yola çıkan SDGF Temsilcisi aldı ve katliamın hesabının sorulacağını söyledi.

‘33 DÜŞ YOLCUSUNUN MÜCADELESİ SONUÇ VERECEK’

ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi ise “Suruç için yola çıkanlar haklı bir mücadele uğruna yola çıkmıştı. Katil IŞİD çetelerinin karanlığına karşı yola çıkmışlardı, ancak katledildiler. Adımını attıkları bu mücadele büyüdü sonuç verdi. IŞİD çeteleri bir bir temizleniyor. Kobani’den sonra sıra Afrin’de, 33 düş yolcusunun mücadelesi sonuç verecek” dedi.

Katliamda yaşamını yitiren İsmet Şeker’in kızları Yağmur Şeker ve Dilek Şeker de bir konuşma yaptı. Katliamı lanetleyen Dilek Şeker, “Patlamada aman dediler, su istediler onlar gaz attı, adalet istiyoruz” diye konuştu. Yağmur Şeker de “Babam öldürüldüğünde 17 yaşındaydım, babamın tek isteği çocuklara park yapmaktı oyuncak götürmekti, onu yaktılar. Hiçbir şekilde bu davadan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘SURUÇ İÇİN ADALET’

HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, “Kobani düştü düşecek denirken böyle gençler bu mücadeleyi sahiplendiler ve büyük bir mücadeleye dönüştürerek barbarlığa karşı savaştılar. Onun için katliamların startı burada Suruç’ta başladı. Ama Kobani düşmedi. Bu gençlerin hayalini büyüteceğiz” diyerek “Kobani için adalet Suruç için adalet” çağrısı yaptı.

‘YETKİLİLER HESAP VERMELİ’

HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, “33 yoldaşımız, Gezi’nin çocukları  orada fidanlar dikecek kardeşlik ormanı yaratacaklardı. 20 Temmuz AKP'nin, sarayın birbiri ardına süren karanlık politikalarının başladığı tarihtir. Suruç için bir adım attığımızda Roboski için de Silvan için de adım atmış olacağız” dedi.

Birleşik Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Göllü ise bu katliamın hesabının sorulması SEGBİS’le bir meczubun yargılanmasıyla değil, dönemin yetkililerinin hesap vermesi ile olur” ifadesini kullandı.

Anmada Ölümsüzlerin ve Tutsakların Sesi Platformu adına İsmet Yurtsever de bir konuşma yaparen Gazi Cemevi adına da mesaj okundu. (İstanbul/EVRENSEL)


İZMİR'DE SURUÇ ANMASI

Suruç katliamının ikinci yılında İzmir'de gençlik örgütleri bir araya gelerek yaşamını yitirenleri andı. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanan kitle, "Suruç için adalet herkes için adalet" pankartı açarak sık sık, "Suruç'un hesabı sorulacak" , "Surucu unutma unutturma" , "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları attı. 

Ortak basın metnini okuyan Tuana Oğuz, savaş politikalarının bir ürünü olarak gerçekleşen Suruç katliamının sorumlusunun AKP olduğunu ifade ederek, "Suruç katliamı ile birlikte savaş yeni bir eşiğe çıktı. Coğrafyamızda giderek yayılarak Cizre ve Sur gibi kentlerde şehir merkezleri bütünüyle yıkıldı. Barış güvercinlerinin katledildiği bir süreç yaşandı" dedi. Katliamlar ve sindirme politikalarına rağmen gençliğin tüm alanlarda mücadele ettiğini söyleyen Oğur, "Gençliğin özgürlük arayışı, egemenlere karşı mücadelede daima en ön saflarda olmaya devam ediyor. Gençliğin birleşik mücadelesini büyüterek buradayız. Milyonların adalet aç olduğu, adalet talebini haykırdığı bugünlerde herkez için adalet istiyoruz" dedi. 

Açıklamadan sonra söz alan Suruç'ta yaralanan Şahin Tümüklü, "Bizler taşlardan, bombalardan oyuncak üretmeye çalışan çocuklara oyuncak götürmek için oradaydık. Kardeşlik köprüsüne bir taş koymak için oradaydık. Biz ortadoğu karanlığının içinde ışık yaratmak isteyenlerin yanındaydık. Biz tek tip karanlığa karşı çoğunluğu savunuyoruz. Barışı savunuyoruz. Barış ve özgürlük için bedel ödemeye hazırız. Barış ve özgürlük demeye  devam edeceğiz. Mutlaka biz kazanacağız" dedi.

KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Güven, "Barış ve kardeşlik mücadelesi verenlere saldıranların kimler olduğunu iyi biliyoruz. Yargıyı tıkayan bu katliamın adaletini sağlamayan hükümete soruyoruz; Ortadoğu'nun matematiğini değiştirmek için 33 kişinin öldürülmesini sağlayanların listesi sizin elinizdemiydi? Bu siyasi iktidar daha fazla katliamlar yarattı. Bugün barış ve kardeşlik mücadelesini birleştirmek ve sorunlu olan siyasi iktidardan hesap sokmalıyız. Bizler biliyoruz birleşerek mücadele edersek kazanabiliriz" dedi. (İzmir/EVRENSEL)


SURUÇ KATLİAMINDA HAYATINI KAYBEDENLER ADANA’DA ANILDI

Suruç katliamının ikinci yılında katliamda hayatını kaybedenler Adana’da anıldı. ESP’nin çağrısı ile Atatürk Parkı’nda bir araya gelen kitle Suruş için ve herkes için adalet talep etti. Basın açıklamasını okuyan Makbule Özdemir, yüreklerine sevgi, çıkınlarına umut doldurarak yola çıkan arkadaşlarının Kobane’yi yeniden inşa etmek, Kobane’li çocuklara oyuncak götürmek için ola çıktığını hatırlatarak onların mücadelesini sürdüreceklerini söyledi. Basın açıklamasının ardından Devrimci Parti üyesi Nihat Bayav isimli genç hakkında soruşturmalar olduğu gerekçesi ile gözaltına alınarak Yarbaşı karakoluna götürüldü. 

Suruç katliamının AKP savaş politikalarının bir ürünü olarak gerçekleştiğini ifade eden Özdemir, Suruç katliamından sonra Sur ve Cizre’nin şehir merkezlerinin bütünüyle yıkıldığını, 15 Temmuz günü yaşanan askeri darbe girişimi ve sonrasında darbecilere yönelik operasyonlar adı altında emekçilerin ihtraç edildiğin,  İşlerini geri kazanmak için direnişini açlık grevi ile sürdüren Nuriye ve Semih hocalarımız tutuklandığını dile getirdi. Milyonların adalete aç olduğu, adalet talebini haykırdığı bugünlerde herkes İçin adalet diyerek ediklerini dile getiren Özdemir, “Yok edilen insanlardan önce yok edilen insanlığı uyandırmak için buradayız” dedi. 

BAŞKA KATLİAMLAR OLMAMASI İÇİN KATLİAMLAR AYDINLATILMALI

Açıklamadan sonra 33 dakika oturma eylemi gerçekleştirildi. Oturma eylemi sırasında söz alan İHD Adana Şube Başkanı hukuksuzluğun hukuk olarak dayatıldığını belirterek “Siyasi analizlere gerek yoktur. Bize düşen bize bıraktıkları mirasa sahip çıkmaktır” dedi.  SES Adana Şube Başkanı Muzaffer Yüksel, Suruç katliamının failleri açığa çıkarılmadığı için aynı insanların 10 Ekim katliamını gerçekleştirdiğini belirterek daha sonra İstanbul, Kayseri ve pek çok saldırı olduğunu ifade etti. Bu katliamların adaletli bir şekilde ortaya çıkarılması gerektiğini dile getiren Yüksel, “Ülkenin gelişmesine faydalı olacak genç insanlar gitti. Onları anıyoruz” dedi. 

KATİAMLARIN PLANLI OLDUĞU VE DEVLETİN ONLARI İZLEDİĞİ 10 EKİM DOSYASINDA ORTAYA ÇIKTI

Emek Partisi İl Başkanı Av. Sevil Aracı, Suruç öncesinde Adana, Mersin ve Diyarbakır patlamaları olduğunu hatırlatarak Suruç sonrasında gerçekleşen 10 Ekim katliamı ile ilgili davada ortaya çıkan belgelerin tüm bu katliamların önceden planlandığını ve katliam hazırlığı yapanların yetkililer tarafından izlendiğini ancak engellemeye ilişkin bir girişim olmadığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Yetkililerin sorumluluğu olduğunu ifade eden Aracı, bu davaları izlemenin hayatını kaybedenlere borçları olduğunu dile getirdi. (Adana/EVRENSEL)


SURUÇ'TA KATLEDİLENLER DİYARBAKIR'DA ANILDI

Diyarbakır’da Suruç katliamında yaşamını yitirenler anıldı.

ESP Diyarbakır İl Örgütü de, il binasında Suruç katliamının yıldönümü vesilesiyle anma etkinliği gerçekleştirdi. Katlimda katledilen 33 düş yolcusunun fotoğraflarının yer aldığı anmaya HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknaz Uca, HDP il Eşbaşkanları ve ESP PM üyesi ile SGDF üyeleri katıldı.

'RAHAT UYUSUNLAR, ÇOCUKLAR ARTIK GÜLÜYOR'

Anmada konuşan Feleknaz Uca, Türkiye'nin dört bir yanındna gençlerin Suruç'a geldiğini anımsatarak, "Gelenlerin tek bir amacı vardı o da Kobane’yi inşa etmekti. Kobane’nin yarasını sarmak. Ama 33 düş yolcusuna tahammül edemediler. 33 düş yolcusu yattıkları yerde rahat uyusunlar çünkü Kobane’deki çocuklar artık gülüyor. Suruç ailelerinin acıları acımızdır" diye konuştu. 

'DEVLET ÖLMELERİNE SEBEBİYET VERDİ'

Ardından konuşan ESP PM üyesi Hatice Deniz Aktaş ise, katliamın gerçekleştiği sırada polislerin gaz sıkarak yaralılara yardım edilmesine izin vermediğini belirterek, ölümlerine sebebiyet verdiklerini söyledi. 6 gün önce görülen Suruç davasında muhatap bulamadıklarını belirten Aktaş, “Suruç"a adalet getirmedikleri için bir çok katliamın yaşandığını hatırlattı. Aktaş, "33 düş yolcusunun mücadelesi Rojava’da yaşıyor " diye sözlerine ekledi. 

'İNSAN HAKLARINI SAVUNACAKTI'

Suruç katliamında yaşamını yitiren Nazlı Akyürek’in annesi Hediye Akyürek de, “Benim kızım Kobaneye yardım için oradaydı elinde silah değil oyuncak ve kitaplar vardı.Kızım hukuk öğrencisiydi. Haksızlıklara karşı avukat olup savunmak istiyordu. Katillerin yargılanmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakğmayacağım" dedi. 

Suruç Katliamında yaşamını yitiren Veysel Özdemir’in ikiz kardeşi Hevidan Özdemir ise, 33 düş yolcusunun mücadelesini bıraktıkları yerden devam ettireceklerini belirtti. Anmadan sonra Suruç Katliamı'nda yaşamını yitiren Veysel Özdemir ve Nazlı Akyürek'in Yeniköy ve 450 Evler Mezarlığı'nda bulunan mezarları ziyaret edildi. 

Mezarlıkta yapılan saygı duruşunun ardından konuşan Özdemir'in ablası Gülistan Özdemir ise kardeşi ile gurur duyduklarını ifade ederek, "Değil 2 yıl 200 yıl dahi geçse unutmayacağız unutturmayacağız" diye konuştu.

Ardından Özdemir'in resminin bulunduğu doğum günü pastası annesi Rabia Özdemir tarafından kesildi. 

Ziyaret esnasında sık sık "Şehid namırın" ve "Suruç'u unutma unutturma" sloganları atılırken, Özdemir ve Akyürek'in mezarlarına karanfiller bırakıldı. (DİHABER)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Temmuz 2017 00:10
www.evrensel.net
ETİKETLER Suruç katliamı

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.