Diyarbakır’daki polis vahşeti Meclis gündeminde

Diyarbakır’daki polis vahşeti Meclis gündeminde

BDP ve DTK’nın Diyarbakır’da gerçekleştirmek istediği “Özgürlük İçin Demokratik Direniş” mitingine izin verilmemesinin ardından polisin halka ve milletvekillerine uyguladığı şiddet Meclis gündemine taşındı. Kendisi de BDP’lilerle birlikte Diyarbakır’da olan ve polis şiddetine maruz kalan Halkların Demokratik

Tüzel bugün Meclis Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, mitinge yönelik yasakçı anlayışa ve polisin hedef gözeterek BDP eş başkanları, milletvekilleri ve halka yönelik vahşi saldırısına dikkat çekti. “BDP Eş Başkanları Gülten Kışanak, Selahattin Demirtaş, Grup Başkanvekili Pervin Buldan başta olmak üzere, orada bulunan bütün milletvekilleri, kendilerini korumakla, güvenliklerini sağlamakla görevli polisler tarafından coplanmış, üzerlerine su sıkılmış, gaz bombası atılmıştır” diyen Tüzel, Pervin Buldan’ın, 10 metre mesafeden hedef gözetilerek atılan bomba nedeniyle ayağının kırıldığını kaydetti. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e yasağın nedenini soran Tüzel, Anayasa’nın 34. maddesinde “herkesin önceden izin almadan toplantı ve gösteri yapma hakkı”nın düzenlendiğini hatırlatarak, “BDP’ye, 20 gün önce yaptıkları başvuruya rağmen neden izin verilmedi” diye sordu.

Şahin’e “BDP’nin, bir konuda görüş ve önerilerini, taleplerini barışçıl yollardan kamuoyu ile paylaşmak için anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri hakkının kullanımının engellenmesi suç teşkil etmiyor mu?” diye soran Tüzel, şu sorulara da yanıt istedi:
* Dokunulmazlığı olan milletvekillerine bilerek isteyerek, hatta ‘düşman kuvvete saldırırcasına’ mukavemette bulunmak dokunulmazlığın ihlali değil midir?
* Polisin, tüm uyarılara rağmen BDP eş başkanlarına, milletvekillerine ve orada bulunan diğer parti genel başkanlarına cop, tazyikli su, ardından gaz bombası kullanması ve hedef gözeterek saldırmasının normal olduğunu düşünüyor musunuz?
* Bölge illeri dışında, Türkiye’nin  başka kentlerinde milletvekillerine ve beraberindekilere benzer bir polis saldırısı olabilir mi? Diyarbakır’da binlerce görgü tanığının gözleri önünde polisin, milletvekillerini dövmesinin,  Hükümetinizin ve Bakanlığınızın itibarını arttırdığını düşünüyor musunuz?
* Bu tür olayların Kürt düşmanlığının körüklenmesine, halkların birlikte yaşama isteğinin kırılmasına yol açabileceğini düşünüyor musunuz?
* Polisin milletvekillerini dahi dövdüğü bir ülkede, milletvekili olmak, Bakan olmak ya da sade vatandaş olarak yaşamak utancından kurtulmak gerekmez mi? Kürt sorunun çözümü konusunda adım atmak ve halkın eşit yurttaşlık taleplerini kabul etmek için daha ne kadar gencin ölmesi, daha kaç milletvekilinin hapislerde tutulması, kaç milletvekilinin dövülmesi gerekiyor?”
(Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net