5 Dakikada - Demirdizen'le KHK'yle ihraçları konuştuk

Son KHK ile ihraç edilen Dr. Hüseyin Demirdizen ile OHAL ve ihraç kararlarını konuştuk.

Fatih Polat’ın hazırlayıp sunduğu 5 Dakikada’nın bugünkü konuğu son KHK ile ihraç edilen Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Eski Üyesi Dr. Hüseyin Demirdizen’di. Demirdizen'le muhaliflerin KHK ile ihraç edilmelerini ve OHAL uygulamalarını konuştuk.

Türkiye’deki her muhalifin; kamuda çalışanların, akademisyenlerin, öğretmenlerin, gazetecilerin ve başka muhalif kesimlerin kişisel olarak değil teorik olarak KHK ile işten çıkarılmayı beklediğini belirten Demirdizen “Özel bir nedenle beklemiyoruz. Bir hukuki tanım olmadığı ve hangi suç hangi nedenle buna girer bilemediğimiz için bekleyip beklememenin bir anlamı yok. Çünkü kategorik olarak bir KHK gerekçesinin altında değişik kurumlardan listeler oluyor. Artık o listeyi yapanların ve iktidarın bütün kamuoyuna vermek istediği mesajın spektrumuna göre kimlerin gireceği belli ki, sıralanmış oluyor” dedi.

‘BU DURUŞTAN BİZ RAHATSIZIZ’ MESAJI

“Son KHK’ye baktığımızda özel olarak TTB açısından mevcut merkez konseyinden Van’dan, ben İstanbul’dan, Ankara’dan bir arkadaşımız ve Bodrum’dan bir aktivistimiz ve iyi hekimlik yapmaya çalışan genç bir uzman arkadaşımız torbaya girmiş oluyor” diyen Demirdizen coğrafi ve seçilen insanlar açısından bakıldığında pek çok kere olduğu gibi hem ‘Herkes buraya girebilir’ mesajı verildiğini hem de ‘Bu duruştan biz rahatsızız’ denildiğini söyledi. 

‘TÜRKİYE’DE MUHALİFLER YA TUTUKLANDI YA DA SORUŞTURMALARA MARUZ KALDI’

Bundan önceki süreçlerde gerek darbelerin gerekçelerinde gerekse darbe sonrası kıyıma uğrayan kesimlerin genişliğine bakıldığında emek ve demokrasi mücadelesi yürüten bütün kesimlerin direniş ve pozisyonları nedeniyle ilk adımda değilse de ikinci üçüncü adımda mağduriyet havuzunun içine girdiğini söyleyen Demirdizen “OHAL biliyorsunuz FETÖ’nün kalkıştığı darbe girişimi gerekçe gösterilerek çıkarıldı. Ama ilk çıkığı andan itibaren Türkiye’de muhalif olan oldukça geniş bir kesim OHAL ve KHK’lerle ya cezaevlerine girdi ya tutuklandı ya da soruşturmalara maruz kaldı” diye konuştu. 

‘HEDEF BÜTÜN EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ’

Demirdizen Cumhurbaşkanı’nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde söylediği "OHAL'i grev tehdidi olan yere müdahale için kullanıyoruz" ifadelerini hatırlatarak “Buradan da görüyoruz ki bu saldırının hedefinde bütün emek ve demokrasi güçleri; iktidar bloğu dışındaki bütün kesimler vardır. Ve buna karşı hiç kimsenin kişisel özellikleri nedeniyle muafiyeti yoktur” dedi.  

‘DURUŞUMUZUN TESCİLLENMESİNDEN ONUR DUYDUM’

Faith Polat’ın “Kişisel olarak bu durum sizi nasıl etkileyecek?” sorusuna Demirdizen şöyle yanıt verdi: “Şüphesiz ki duruşumuzun tescillenmesi anlamında onur duyduğumuz bir şey. Biz demokrasi mücadelesinde başta 10 Ekim olmak üzere pek çok arkadaşımızı kaybettik. Gezi sürecinde gencecik çocuklarımız daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi, adalet, eşitlik istedikleri için hayatlarından olduklar, işlerinden, sağlıklarından oldular. Bu mücadelenin içinde olan biri olarak böyle bir davranışla karşılaşmaktan onur duyuyoruz. İktidar diyor ki ‘Siz ve çevrenizdeki insanlar benim hedefimdesiniz’ Ben sonuç itibariyle 34 yıllık bir devlet memuruyum. Şu anda iktidarın beni böyle tanımlamasından dolayı değil, gerekçesini bilmediğim için adaletsizlik duygusu nedeniyle rahatsız oluyorum. İnsanın en temel haklarından bir tanesi çalışma hakkınız ama bu elinizden alınırken neyle suçlandığınızı bilmiyorsunuz. Bu durumda yüz binler var onların yakınlarıyla milyonlar var”  

TEK ÇIKIŞ YOLU: DAYANIŞMA

Türkiye’deki her muhalifin kendi başına bunların gelebileceği endişesiyle yaşadığını söyleyen Demirdizen “Buradan çıkabilmenin tek yolu dayanışmayı, birlikte mücadeleyi, adaleti, demokrasi ve özgürlük arayışını toplumun değişik, geniş kesimleriyle birlikte yürütmeye devam etmektir. Dayanışmaktır. Tek çıkış yolu da budur” diye konuştu.  (EVRENSEL WEB TV)

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Temmuz 2017 14:54
www.evrensel.net