Erdoğan'dan itiraf: OHAL'le grevlere müsaade etmiyoruz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sermaye temsilcilerine konuştu, OHAL'i patronlar rahat etsin, işçiler greve çıkamasın diye kullandıklarını itiraf etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Kabul Salonu'ndaki toplantıda sermaye temsilcilerine OHAL'i işçilerin hak arama mücadelesine karşı kullandıklarını itiraf eden açıklamalar yaptı.

Yabancı sermayeli yatırımcılara 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılı kapsamında konuşan Erdoğan, "Olağanüstü hali biz iş dünyamız daha iyi çalışsın diye yapıyoruz.  Soruyorum, iş dünyanızda herhangi bir sıkıntınız, aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde OHAL vardı. Ama bütün fabrikalar grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri. Şimdi böyle bir şey var mı? Tam aksine. Şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL'den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki hayır, burada greve müsaade etmiyoruz, çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız" dedi.

'BUNUN ADI ADALET YÜRÜYÜŞÜ OLMAZ. BUNUN ADI 'SÖZDE ADALET' OLUR'

Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:

"Hükümet, polis teşkilatı seni koruma altına alacak. Sen de 25 gün yollarda yürüyecek ve ondan sonra da karavanlarda akşamları gayet güzel şekilde geçireceksin. 'Bak, Adalet Yürüyüşü' yaptık. Bunun adı 'Adalet Yürüyüşü' olmaz. Bunun adı 'sözde adalet' olur ve sen, partinin içerisinde karşı aday olanlara tahammül edemeyecek kadar demokrasiye inanmış birisisin.

Hamburg G20'de soydaşlarımızla salon toplantısı yapalım dedik. Hamburg şart değil başka bir yerde yapalım dedik izin vermediler. Nerede özgürlük? Siz gelin, biz burada istediğiniz yerde izin verelim, konuşturalım. Hepsi öyle... Niye? Düşünce özgürlüğünden korkuyorlar?

Biz düşüncemize güvendiğimiz için düşünce özgürlüğünden korkmuyoruz. İşte buyrun 25 gün yürüdüler. Vatandaşlarımız herhangi bir şey yaptılar mı? Mitinglerini de yaptılar mı? Yaptılar. Bu OHAL olmamış olsaydı, bu yürüyüş ve adımlar bu kadar rahat ve huzurlu atılmamış olurdu. Ankara'dan İstanbul'a hükümetin güvencesinde yürüdüler. Hala siz bu hükümete güvenlik yok diyemezsiniz. İnsan utanır.

'OHAL'İ İŞ DÜNYAMIZ DAHA İYİ ÇALIŞSIN DİYE YAPIYORUZ'

Şu anda OHAL ile uğraşıp duruyorlar. OHAL olmamış olsaydı bu kadar rahat, bu kadar huzurlu olarak bu adımlar atılamazdı. Ve OHAL'in sınırlarını da biz belirleriz.

Olağanüstü hali biz iş dünyamız daha iyi çalışsın diye yapıyoruz.  Soruyorum, iş dünyanızda herhangi bir sıkıntınız, aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde OHAL vardı. Ama bütün fabrikalar grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri. Şimdi böyle bir şey var mı? Tam aksine. Şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL'den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki hayır, burada greve müsaade etmiyoruz, çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız."

MÜFTÜOĞLU: ÇIKARILAN TÜM YASALAR EMEK KARŞITI

KHK ile Marmara Üniversitesinden ihraç edilen Akademisyen Özgür Müftüoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini değerlendirdi. OHAL’le birlikte demokrasinin ve uluslararası sözleşmelerin askıya alındığını belirten Müftüoğlu, “OHAL ile haklar ortadan kaldırıldı, binlerce insan işinden edildi. Tüm bu yaşananlara temel gerekçe olarak da bir darbe teşebbüsünün olduğu ve dolayısıyla ulusal güvenliğin tehdit altında olduğu sunuldu. Buna dayanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesi askıya alınmıştı. Oysa şimdi çok açık görünüyor ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da açıkça söylediği üzere buradaki temel mesele Türkiye’nin milli güvenliği değil. Buradaki temel mesele siyasi iktidarın kendi iktidarını sürdürebilmek istemesi. Bunu da sağlarken iktidara geldiği 2002’den bu yana tüm politikaları sermayeyi korumak üzerineydi. Burada da aynı şekilde ulusalar ve uluslararası sermayenin çıkarlarını savunarak ve işçi sınıfının elini kolunu bağlayıp onların haklarına kazan kaldırıp burada tamamen sömürüyü açık bir şekilde devlet eliyle desteklediğini gösteriyor. OHAL’in gerekçesini oluşturan nedenler yok. Bugün yıl dönümüne geldik. Bu süre zarfında uygulanan tüm politikalar sermayeyi destekleyen politikalar” diye konuştu. 

Hükümetin sermayeyi destekleyen politikalarının grev yasaklarıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Müftüoğlu şöyle devam etti: “Kiralık işçi yasası geçti biliyorsunuz, patronlara sürekli teşvikler yapılıyor fonlarla. OHAL döneminde çıkan yasalara, düzenlemelere baktığımızda da bunların hepsi emek karşıtı, sömürüyü daha da derinleştiren düzenlemeler. Bu uygulamaların milli güvenlikle alakası olmadığı Cumhurbaşkanı kendi ifadesiyle ortaya konulmuş. Burada şunu sormak lazım: ‘Binlerce kişiyi neden işinden ettiniz?’ İktidar yalnızca grevleri yasaklamıyor. Aynı zamanda binlerce insanı işsiz bırakarak susturmak, basını susturmak, akademiyi biat eder hale getirmek. Bütün bunları iş güvencesi üzerinden daha fazla sömürüye mahkum etmek istiyor.”

CAM İŞÇİLERİ: HÜKÜMET HER ZAMAN SERMAYENİN YANINDA OLDU

Grevleri yasaklanan cam işçileri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini değerlendirerek şunları söyledi: “Bugün ki AKP iktidarı hak mücadelesi veren herkesi terörist ilan ediyor. Buna biz de dahiliz. AKP’li işçi de, MHP’li işçi de bu iktidarın gözünde her zaman terörist. Bu söylemleri de bizim için sürpriz olmadı. Hükümet her zaman sermayenin yanında oldu. Bütün olanakları da onlara işverenlere sundu. OHAL’in hak arayışının önüne geçmek için uygulandığı başından beri belliydi. Grevlerimizin yasaklanmasıyla birlikte çok net ortaya çıktı. Buradan anlaşılan hükümet ve patronlar tüm güçlerini birleştirerek birlikte hareket ediyorlar. Burada bize kalan tek şey biz işçilerin de birlikte hareket edebilmesi. Onlar kendi çıkarları için birleşebiliyorlarsa biz de birleşebilmeliyiz.” 

GENERAL ELEKTRİK İŞÇİLERİ: İŞÇİLERE NE VERMİŞ BU İKTİDAR

Grevleri yasaklanan General Elektrik işçileri de “İşçilere ne vermiş bu iktidar” diyerek tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu iktidarın işçi ile alakası yok ki. İşveren yanlısı bunlar. OHAL’i uzattılar. Grevimizi yasakladılar. Vergileri yükseltildi. Aldığımız da vergilerle tekrar işverenlere gidiyor. Kıdem tazminatının fona devri gündemde. Hafta sonu tatiline göz dikmiş durumda. Emeklilik yaşı ortada, mezarda anca emekli olabiliyorsun.

CHP'Lİ AĞBABA: CUMHURBAŞKANI DAHA NE DESİN?

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü Veli Ağbaba, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “OHAL'i grev tehdidi olan yere müdahale için kullanıyoruz" ifadelerine tepki gösterdi. Ağbaba, “Cumhurbaşkanı daha ne desin? OHAL emekçilerin hakları için bir tırpan görevi üstlenmiştir. Çalışma barışını ortadan kaldırmıştır. Hani OHAL millete değildi. Haklarını aramak için grev yapmak isteyen işçiler bu milletin evladı değil mi?” dedi.

Ağbaba , “OHAL’in 1 yıldır hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmak için bir araç olarak kullanıldığını söylüyoruz. OHAL ile birlikte başta emek cephesi olmak üzere toplumun her kesimine gözle görülür bir sindirme operasyonu yapıldığını söylüyoruz. Bizlere ‘Bunu da nereden çıkarıyorsunuz?’ diyenlere cevabı Cumhurbaşkanı vermiş. Hem de açık açık ‘OHAL’i grev tehdidi olan yerlerde kullanıyoruz’ demiş. Daha ne desin? Grev yasaklamanın FETÖ’yle ne alakası var?“ dedi.

Cumhurbaşkanının konuşmasının gaf değil gerçeklerin açıkça ortaya konulması olduğunu belirten Veli Ağbaba, OHAL’in sendikal mücadeleyi güçsüzleştirdiğini, iş güvencesini yok ettiğini, esnek ve kuralsız çalışmanın önünü açtığını belirterek “Türkiye’de çalışma barışı OHAL eliyle yok edilmiştir” dedi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Temmuz 2017 16:54
www.evrensel.net