5 DAKİKADA - 11 TEMMUZ 2017
Prof. Dr. Fincancı'yla Gülmen ve Özakça'yı konuştuk

Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'yla açlık grevindeki Semih Özakça ve Nuriye Gülmen'in sağlık durumunu konuştuk.

Fatih Polat'ın hazırlayıp sunduğu 5 Dakikada adli tıp denilince aklan gelen ilk isimlerden ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’ydı. Fincancı ile açlık grevinin 125. günündeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın sağlık durumunu konuştuk. 

B1 VİTAMİNİ VE SIVI ALIMI

Fincancı Gülmen ve Özakça’nın şu andaki durumuna dair Tiamin yani B1 vitamini alıyor olmalarının onların bilinçlerinin açık olmasını sağladığını ve bilincin açık olmasının da insanın kendini koruyabilmesi ve açlık grevinin devam edebilmesinin olanaklı kıldığını söyledi. “Bilinç açık olduğunda hijyenleri sağlama olanakları en azından bilinçli olarak işleri yapabilme olanakları oluyor. Sıvı alabilme olanakları oluyor” diyen Fincancı sıvı alımının çok temel bir gereksinim olduğunu belirtti ve Tiamin yani B1 vitaminin çok önemli etkileri olduğunu aktararak şöyle devam etti: “Özellikle dokularda programlanmış hücre ölümlerini durduran ve hücre yenilenmesini sağlayan bir vitamin Tiamin. Ve sindirim sisteminin üst tabaksındaki hücrelerin yenilenmesini sağlayarak ve onların şişmesiyle sıvı alımını engelleme noktasını durdurarak sağlıklarını stabil halde tutabiliyor” 

‘BİR TAKIM SIKINTILAR OLACAKTIR’

Fatih Polat’ın “Sağlık açısından geri döndürülebilir noktada mı şu anda?” sorusuna Şebnem Korur Fincancı şöyle cevap verdi: “Tabi bir takım sıkıntılar olacak muhakkak ki. Çünkü anladığım kadarıyla bizim periferik nöropati dediğimiz, özellikle beslenmenin olmadığı koşullarda ortaya çıkan sinir hasarı gelişiyor maalesef. Ve buna bağlı denge bozuklukları, yürüme düzensizlikleriyle karşılaşılabiliyor ve bu kalıcı oluyor uzun süren açlıkta. Onun yanı sıra protein dokusunun kullanılması sebebiyle kas hücrelerinde yıkım oluyor. Ve bu hem ellerde, ayaklarda, bacaklarda güç kaybına hem de kas dokusunun olduğu bir takım organlarda yetmezliklere yol açabiliyor. Özellikle kalp yetmezliğine. Bunlar en büyük riskler şu koşullarda. Ama biz biliyor B1 kullanıldığı koşullarda 200’lü günlere kadar en azından çok ciddi hasar oluşmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri belki mümkün olabilir. Ama erken başladı Nuriye ve Semih’in ki. Çünkü sokakta hijyeni sağlayabilmeleri çok mümkün değildi. Araya giren başka etkenler de vardı. Sürekli gaza maruz kalıyorlardı, yani kimyasallara. O nedenle onlar için riskli günler bunlar”  

‘HEMEN GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİLER’

Çözüm önerisine dair Fincancı büyük bir adaletsizlik olduğunu ve hemen 150 bin kamu emekçisinin görevlerine iade edilmeleri gerektiğini belirterek şöyle dedi: “Bu sadece adaletsizlik değil hukuksuzluk da aynı zamanda. Çünkü herhangi bir işlem yapmadan insanların bir gecede sabaha karşı yayınlanan kararnamelerle atılmış olması kabul edilebilir değil. Bu nedenle hızla bu 150 bin kişi göreve iade edilmeli ve ardından soruşturmalar başlayıp, bu insanlar adil yargılama hakkından yararlanarak, eğer suçları varsa bu suçları nedeniyle suçlarına uyan cezalarla cezalandırılmalı. Ama hiçbir şekilde bir kararnameyle toptan suçlarının ne olduğunu bilmeden cezalandırılmaları kabul edilebilir değil”  

‘NURİYE VE SEMİH MÜCADELE AZMİ KAZANDIRDI’

Fatih Polat’ın “Bir ışık var mı, umut görüyor musunuz?” sorusuna Fincancı “Bir ışık görüyorum çünkü hepimizde mücadele azmi kazandırdı Nuriye ve Semih. Çünkü onlar yapmak istediklerini yaptılar, kazandırdılar. Bu mesaj tüm Türkiye’deki toplum tarafından alınmıştır. Biz bu mesajı mücadelemizde sürdüreceğiz. Böyle yürüyeceğiz bu yolda diye düşünüyorum” dedi. (EVRENSEL WEB TV)  

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Temmuz 2017 17:13
www.evrensel.net