10 Ekim Katliamı davası: Toplumsal sahiplenme önemli

10 Ekim Katliamı davası: Toplumsal sahiplenme önemli

10 Ekim Katliamı davasının 4. duruşması öncesi konuştuğumuz avukatlar, 'Katliamın aydınlatılması için toplumsal sahiplenme önemli' diyor.

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

10 Ekim Katliamı davasının 4. duruşmasına bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek. Duruşma öncesinde 10 Ekim Katliamı mağdurlarının avukatlarıyla konuştuk. Avukat İlke Işık, bu duruşma soruşturmanın genişletilmesine yönelik taleplerinin olacağını belirterek, “Esasen delil tartışmasının yaşandığı bir duruşma olacak” dedi. Avukat Sevinç Hocaoğulları da, duruşmalara toplumsal katılımın sağlanmasının önemine dikkat çekerek, “Mahkeme salonları boş olduğunda, yargının yönü  adaletin sağlanmasına dönük olmaz” uyarısında bulundu.  Avukat Eylem Sarıoğlu ise, katliamın iyi soruşturulmadığını ifade ederek, “Yargılama aşamasında katliamın nasıl rahat bir şekilde organize edildiği ortaya çıktı” diye konuştu. 

TAKSİ ŞOFÖRLERİNİN İFADESİ ALINACAK

10 Ekim 2015 tarihindeki Barış Mitingine IŞİD  bombalı saldırı düzenlemiş, katliamda 102 kişi hayatını kaybetmişti. Katliama ilişkin davanın 4. duruşmasına Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek. 2 gün sürecek davada 19 tutuklu sanık bulunuyor. Davanın bu duruşmasında 10 Ekim Katliamı’nı gerçekleştiren bombacıları, Antep’ten Ankara’ya geldikten sonra saldırının yaşandığı alana taşıyan taksicilerin ifadeleri alınacak. 

O POLİSLERİN DİNLENİLMESİ İSTENECEK

Ayrıca katliamda emniyet yetkililerinin ihmali olup olmadığının araştırılması için soruşturmanın genişletilmesi de istenecek.  Katliam öncesinde IŞİD üyeleriyle Antep’te ilişki halinde olan kişilerin, tanıklıklarına da başvurulacak. Katliamın organizatörlerinden Halil İbrahim Durgun’un eşi Esin Durgun’un  daha önceki ifadesinde, Durgun’un Suriye’ye geçmesi için yardımda bulunduğunu belirttiği  “Tavukçu Cuma” lakaplı Cuma  Dabanıyassı’nın da  tanık olarak dinlenmesi bekleniyor. 

Ayrıca sanıklardan Suphi Alpfidan, Halil İbrahim Durgun’un yanında gördüğü bir kişinin 10 Ekim Katliamı’ndan sonra kendisinden ev istediğini, bu kişiyi Antep Emniyetine bildirdiğini söylemişti. Antep emniyeti Alpfidan’ın görüştüğü 2 polisin kimliklerinin tespit edilemediğini ileri sürmüştü. Alpfidan’ın Avukatı Akın Deniz, bu polislerden birinin terfi edildiğini, diğerinin “FETÖ” soruşturmaları kapsamında hakkında işlem yapıldığını belirtmişti. Bu duruşmada Alpfidan’ın görüştüğünü söylediği polislerin mahkeme huzurunda dinlenmesi de istenecek. 

‘SANIKLARIN HEPSİ KATLİAMDAN SORUMLU’

  • İlke Işık

Avukat İlke Işık, 36 kişi hakkında düzenlenen iddianamede sadece 19 tutuklu sanığın bulunduğunu hatırlatarak, “Sanıkların bazıları sadece örgüt üyeliğiyle suçlanıyor. Ancak başından beri sadece soruşturmanın sadece bu sanıklarla kısıtlı kalmaması gerektiğini söylemiştik. Bu duruşma bu söylediklerimiz doğrultusunda örgüt üyeliğinden suçlanan sanıkların da katliamla ilişkisi olduğunu ortaya koyacağız. Çünkü bu kişiler katliamla doğrudan ilişkisi olan kişiler. Buna Antep’teki dosyalarda görüyoruz, bunların Antep’teki Düğün Katliamı’yla da ilişkisi var. Örgüt üyeliğinden suçlanan sanıkların Ankara 10 Ekim Katliamı’nı da örgütlediğine dair somut delillerimiz var. Bunları sunacağız” diye konuştu.  

‘İHMAL DEĞİL KASTEN ÖLDÜRME VAR’ 

Katliamın yargılanan mevcut sanıklarla sınırlı olmadığının altını çizen Işık, “Miting öncesi alınmayan önlemler, Antep’te IŞİDlilerin rahat örgütlenebilmesi, sınırdan rahatlıkla geçebilmeleri... Bunları topladığımızda karşımıza kamusal sorumluluk çıkıyor. Bu konuda somut taleplerimizi ilettik yine onları söylemeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kamu görevlilerinin sorumluluğunun “ihmalden öte” olduğunun da altını çizen Işık, “Bu katliamın örgütlenmesiyle, o insanların ölümü ve yaralanmasıyla kasten insan öldürmeye dönük bir sorumlulukları var” dedi. Işık, son olarak “Emek, barış ve demokrasi” diyenleri, katliamın yaşandığı gün barış talep etmek için alanda olanları duruşmaya destek katılmaya çağırdı. 

‘ISRARLI BİR TAKİP, FAİLLERİ AÇIĞA ÇIKARILABİLİR’

  • Sevinç Hocaoğulları

Katliam mağduru ailelerin avukatlarından Sevinç Hocaoğulları da, duruşmalara mağdur ailelerin ve toplumsal muhalefetin katılmasının önemine dikkat çekerek, “Geçmişteki katliam davalarında devlet yargı sürecini katliamları aydınlatmaya dönük değil üstünü örtmeye yönelik işletti. Madımak Katliamı davasında zaman aşımı yapıldı, Gazi Katliamı davasında duruşmalar başka illere taşındı. Duruşmaların taşınmasındaki amaç davalara toplumsal katılımı engellemekti. Bunu Diyarbakır HDP mitingine yönelik saldırı ve Antep Düğün Katliamı davasında da gördük. Bu olaylar ve 10 Ekim Katliamı’nın aydınlatılması için davalara toplumsal katılım önemli” dedi. Hocaoğulları, avukatlar, katliamın sorumlularının yargılanması ve adaletin gerçek anlamda sağlanması için söz verdiklerini vurgulayarak, “Bu anlamda hayatın kaybedenlerin yakınları, o gün o alanda olanlar ya da katliamların karşısında duranlar olarak davaya gelip takip etmek kritik öneme sahip. Israrlı takiple bu katliamın sorumluları açığa çıkarılabilir” dedi. 

SARIOĞLU: SORUŞTURMA İYİ YÜRÜTÜLMEDİ

Avukat Eylem Sarıoğlu ise  10 Ekim Katliamı’nın soruşturma savcısının dosyası özensiz bir şekilde soruşturduğuna dikkat çekerek, “Soruşturmanın özensiz yürütülmesi nedeniyle, 10 Ekim Katliamı’ndan sonra yaşanan katliamların nasıl daha rahat organize edildiği gerçeği yargılama aşamalarında  acı bir şekilde  yüzümüze çarpmaktadır.

Katliam öncesi ve sonrasındaki tüm ihmallerin ve sorumluluğu olan tüm faillerin açığa çıkarılması  bakımından bu celsede de taleplerimiz olacaktır. Aksi durum gerçek adaleti sağlamayacaktır” diye konuştu. Sarıoğlu, dava savcısının katliam sonrasında gaz kullanan polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istediğini hatırlatarak, “Olay esnasında yaşananların anlatılması bu adımın atılmasında önemli bir rol oynadı” dedi. 

www.evrensel.net