10 Ekim Katliamı 4. duruşması yarın başlıyor

10 Ekim Katliamı 4. duruşması yarın başlıyor

10 Ekim Ankara Tren Garı katliamı davasının 4.duruşması öncesi katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları ve o gün yaralananlar Evrensel'e konuştu .

Damla YELTEKİN
Ankara

10 Ekim Ankara Tren Garı katliamına ilişkin davanın dördüncü duruşması yarın Ankara’da 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları ve o gün yaralananlar duruşma öncesi Evrensel'e konuştu. 

Pazartesi günü ilk duraklarının adliye olmayacağını söyleyen aileler, katliamın gerçekleştiği Tren Garı önünde anma yaptıktan sonra Adliyeye gideceklerini ifade ediyor. Katliamda eşi Osman Turan Bozacı’yı kaybeden Aysel Bozacı, mücadele sırasının kendilerinde olduğunu vurgularken sesi titriyor: “Biz mücadele edeceğiz” diyor. Yargıdan umudu olmasa da sonuna kadar mahkemeye gideceğini ve mücadele edeceğini belirtiyor. Önceki mahkemelerde, sanık avukatları, sanıklar ve polislerin kendilerine hakaret ettiğini, kışkırttığını söyleyen Bozacı, mahkemenin bu kişilere müdahale etmek yerine kendilerine kızdığını vurguluyor. Tüm kamuoyunu davayı sahiplenmeye çağıran Bozacı, aileler olarak tek başlarına bu mücadeleyi yapamayacaklarını ifade ederken, siyasi partilerin sadece bir kaç vekil göndermekle yetinmesine sitem ediyor. Mahkeme salonunda hakim ve savcının tutumlarına karşı kızgınlığını dile getiren Bozacı, “Hep bize, ailelere ‘Sessiz olun’ diyorlar. Adaleti bunlarla bulamayacağız. Bu sisteme göre bir şey beklemiyorum. Karşımızda esneyen, uyuyan, bizi kaale almayan bir savcı var. Sanıklar tutuklanabilir, bunu biliyoruz ama önemli olan onların arkasındaki güç. Onların yargılanması, adaletin karşısına çıkması” diyor. 
Eşinin cezaevinde yattığını, cezalar aldığını, öğretmenlikten ihraç edildiğini ve çok itilip kakıldığını sesi titreyerek söyleyen Bozacı, “En sonunda da onu öldürdüler. Ben de onun peşinden giderim artık. Hep o mahkemeye geleceğim’ diyor. 

Katliamdan yaralı kurtulan Abdulkadir Ünlü de, “Mahkemede acı içindeki insanlar var. Siyasi iktidar ve bürokrasinin belli kademelerindeki insanlar hesap vermedikçe, gerçek suçlular bulunamaz” diye sözlerine başlıyor.

Daha önce gerçekleşen katliamlardan örnek veren Ünlü, Sivas, Maraş ve daha yakın tarihte gerçekleşen katliamlarda gerçek bir yargılamanın yapılmadığını vurguluyor. “Olayın üstünün örtülmesi için çok çaba gösterildi. O da olmadı Sivas katliamı gibi zaman aşımına uğratılmaya çalışıldı.” ifadeleriyle gerçek suçluların korunduğunu belirten Ünlü, “Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamında en azından sorumlular ve arka plandaki gerçek sorumlular yargılansın” diyor.

‘DAHA KİTLESEL OLMAMIZ LAZIM’

Saldırı sonrasında yaralananlardan biri de Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) eski genel başkanı Yavuz Demirkol. Geçirdiği ameliyattan dolayı ilk mahkemeye katılamadığını aktarıyor Demirkol ve ekliyor: “Katliam sadece aileler için değil tüm Türkiye’nin sorunu.”  Demirkol, “Gerçekten de toplumsal duyarlılığın gösterilmesi lazım. Özellikle vicdani sorumluluk olarak da ’Barış Mitingi’ni düzenleyenlerin ve siyasi partilerin daha aktif olmaları lazım” diyor. Yargılananların sadece tetikçiler olmaması gerektiğini belirten Demirkol, “Sadece birkaç tetikçinin yargılanması kamu vicdanını rahatlatmayacak. Asıl siyasi sorumlular ve görevini yapmayan emniyet görevlilerinin yargılanması gerek. Bunun için de demokrasi güçlerinin bu yargılama sürecine destek vermesi gerekiyor. Bu tür davalar genelde zaman aşımına uğratılıyor. Yaşananları daha geniş bir çevreye duyurmak için mahkemede olacağım.” ifadelerini kullanıyor.

‘EN AZINDAN ANIT YAPABİLİRLERDİ’

BTS eski genel başkanlarından Nazım Karakurt da katliamdan ağır yaralı kurtulan Mustafa Budak’ın geçtiğimiz hafta yaşamını yitirdiğini hatırlatarak sözlerine başlıyor ve “102. arkadaşımızı kaybettik” diyor. Karakurt, geçen zamana rağmen hâlâ katliam yerinde anıt yapılmamasına da tepkili. Karakurt, “Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisinin kararı olmasına rağmen neden hâlâ anıt yok?” diye soruyor. ‘Tutuklu yargılanan 19 kişi sadece piyon’ diyen Karakurt, “Dönemin Başbakanı, İçişleri Bakanı, Ankara ve Gaziantep emniyet müdürleri ifade vermiyorsa, buradaki 19 insan müebbet alsa ne olur?” ifadelerini kullanıyor.

10’U AŞKIN KİŞİNİN TEDAVİSİ DEVAM EDİYOR

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla 10 Ekim 2015 günü Ankara Tren Garı önünde başlayacak olan Emek Barış Demokrasi Mitingi’nde iki IŞİD militanı saldırıda bulunmuştu. Katliamda 500’ü aşkın kişi yaralanırken, 101 kişi yaşamını yitirmişti. Ağır yaralı olarak kurtulan Mustafa Budak ise geçtiğimiz hafta tedavisi sürerken yaşamını yitirmişti. Katliamda yaralananlar, yakınlarını kaybedenler Budak’ın ölümüyle bir kez daha sarsılırken, katliamda yaralanan 10’u aşkın kişinin tedavileri sürüyor.

www.evrensel.net