Adalet Yürüyüşü 23. günde İstanbul'a ulaştı

Adalet Yürüyüşü'nün 23. gününde yürüyüşçüler İstanbul'a ulaştı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Adalet Yürüyüşü'nün 23. gününe Gebze Topçular Kışlası Mevkii'nden başladı. Yürüyüşçüler 12.00 civarında İstanbul il sınırına ulaştı. 

Yürüyüş öncesi açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öngören raporu 64'e karşı 477 oyla kabul etmesini değerlendirdi. "Buradan AP'ye seslenmek istiyorum" diyerek söylerine başlayan kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Biz herkes için adalet istiyoruz. Türkiye AKP'den ibaret değil. Bizim adalet arayışımıza destek vererek umarım Türkiye ile ilişkilerin devam niteliğinde karar alırlar. Umarım Türkiye ile ilişkilerin devam niteliğinde karar alırlar."

Kortejin bugün İstanbul'a girecek olmasını değerlendiren CHP lideri "Çok mutluyum. Kimsenin burnu kanamadan İstanbul'a yürüyoruz. Yürüyüşümüz Maltepe'de sürecek ama adalet arayışımız sürecek" dedi.

KORTEJ BUGÜN İSTANBUL'DA

Bugün toplamda 14.7 km yürüyecek olan kortej İstanbul'a da girdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve yürüyüşçüler İstanbul il sınırı tabelası önünde fotoğraf çektirdiler. 

Kılıçdaroğlu'yu İstanbul il  sınırında mehteran ekibi karşıladı. CHP Tuzla İlçe Teşkilatı tarafından getirildiği öğrenilen mehteran takımı İzmir Marşını da çaldı.

Kortej akşam Tuzla İçmeler'de konaklayacacak. 

Güvenlik önlemlerinin daha da arttırıldığı yürüyüşte yol kenarında toplanan çok sayıda yurttaş da yürüyenlere destek verdi.


FADİME ANA DA ADALET TALEBİNE DESTEK VERDİ

Polisler tarafından işkence edilerek katledilen Evrensel Muhabiri Metin Göktepe'nin annesi Fadime Göktepe ve kardeşi Meryem Göktepe de 'Adalet Yürüyüşü'ne katıldı. Verilen molada Evrensel'e konuşan Fadime Göktepe, "Gazeteciler için, işçiler için, Suruç için, Ankara için, Diyarbakır için adalet istiyorum" dedi. 

Göktepe "Yıllardır, adalet mücadelesi verdim. Son zamanlarda sağlık problemlerim olduğu için 'Adalet Yürüyüşü'ne katılmam biraz zor oldu. Çok isteyerek geldim. Sadece 2 kilometre yürüyebildim ama tüm yüreğim bu yürüyüşle" diye konuştu.

ANKARA İÇİN, SURUÇ, İŞÇİLER İÇİN ADALET İSTİYORUM

Göktepe, "Adalet istiyorum. Semih ve Nuriye için adalet istiyorum. Katledilen gençler için, Ankara için, Suruç için, Diyarbakır için adalet istiyorum. İşsizliğe dikkat çekmek icin buradayım. İşçiler için adalet istiyorum" dedi.

GAZETECİLER İÇİN ADALET İSTİYORUM

Cezaevinde 170'e yakın gazeteci olduğunu söyleyen Göktepe, "Cezaevindeki gazeteciler için adalet istiyorum. Gazetecilerin ordan çıkarılmasını istiyorum. Ben bugüne kadar mücadele ettim, bundan sonra da mücadele etmeye devam edeceğim " diye konuştu.

AHMET ŞIK İÇİN DE BURADAYIM

Ahmet Şık'ın da cezaevinde olduğunu hatırlatan Göktepe, "Ahmet'i çok seviyorum. Metin'imin çok yakın arkadaşı, cezaevine ziyaretine gidemedim. Ama onun için de buradayım. Ona çok sevgilerimi gönderiyorum. Adalet gelecek, o dahil tüm gazeteciler çıkacak" dedi.

Göktepe sözlerini "Barış istiyoruz. Barış için de mücadele ediyoruz. Herkesi barış için mücadele etmeye çağırıyorum" diye noktaladı.


GEBZE HALKI KORTEJİN ÜSTÜNE GÜL YAPRAKLARI DÖKTÜ

  • Fotoğraf: Ercüment Akdeniz

Gebzeli yurttaşlar adalet talebi ile yürüyen kitlenin üzerine gül yaprakları döktü.

Fatih Polat yazdı: Yollarına gül dökülen yürüyüş


'5 BİNE YAKIN İŞÇİ İLE KATILDIK '

  • Yürüyüşe katılan taşeron işçiler ise "adalet arayan halk terörist değildir" pankartı açtı.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko: Bugün DİSK'e bağlı Genel İş sendikası 5 bine yakın işçi katılımı sağladı. Sabahın erken saatlerinde buradaydık. Kılıçdaroğlu ile görüşme yaptık. İşçilerin ekmeği geleceğidir. 80 milyona yakın insanın adalet arayışını görüyoruz. Gazeteciler cezaevinde. 5 bine yakın basın emekçisinin radyoları gazeteleri televizyonları kapatıldı. Enis Berberoğlu siyasi kararla cezaevinde. Hiç kimse unutmasın HDP'nin Eş Başkanları da cezaevinde. 85 belediyede kayyım var işçiler işten atıldı. 150 binin üzerinde kişi KHK ile atıldı.

'ALINTERİMİZ FONLARA AKTARILIYOR'

DİSK' bağlı Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan: Pazar günü mitinge Türkiye'nin dört yanından katılacağız. Herkesin adalete ihtiyacı var. İşçilerin kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı adalete ihtiyacı var. Taşeron işçiler kadro istiyor, sözler veriliyor. Kadroya ihtiyaç var. Alınterimiz fonlara aktarılıyor. Bir talan fonu oluşturuldu. Emeğimizin çarçur edilmemesi için, sendikal örgütlülük için adalete ihtiyacımız var. Sınıfın önünde engeller var. Ülkemiz için gelecek için demorkrasi ve barış için adalete ihtiyacımız var. Kayyım atanan belediyeleri halk iradesine saldırı olarak nitelendiriyoruz. Haklı gerekçe olmaksızın hukuki olmaksızın evinize gidin işinize son verdik deniyor. Bütün bunlar için adalete ihtiyacımız var. 

'BİRÇOK FABRİKADA İŞÇİLERİN ALKIŞLADIĞINI GÖRDÜK'

DİSK/Gıda-İş Marmara Bölge Temsilcisi İbrahim Kızılyer: Fabrikaların arasından geçmek önemli. Birçok fabrikada işçilerin alkışladığını gördük. İşçilerin büyük kesiminin desteklediğini gördük. DİSK'e bağlı sendikalar ve Türk-İş'e bağlı bazı sendikalar katıldı. Sınıfın tabanda birleşmesi anlamında önemli. Mahallelerden işçi ailelerinin yürüyüş güzergahına indiğini gördük. Bu da önemliydi.

İNSANCA ÇALIŞMA KOŞULU İÇİN BURADAYIZ

Adalet yürüyüşünün bugünkü etabına işçi kenti Gebze'de Turk-Iş’e bağlı sendikalar ve üye işçiler de katıldı. Yol boyunca Adalet yürüyüşüne destek ön plandaydı.

‘EN TEMEL TALEBİMİZ KADRO’

Şişli Belediyesinde çalışan DİSK Genel İş Sendikası'na üye Engin adlı işçi,  "Taşeron İşçisi Adalet Istiyor" yazılı tişörtle yürüyor. İşçiler olarak temel taleplerinin taşeron işçiye kadro verilmesi olduğunu belirten Engin, “Gerçekten adaletin olduğu bir ülke istiyoruz. Adaletsizlik her yerde var. Buradaki muhteşem görüntü umarım yaşanan adaletsizliklere son verir” dedi.

‘TÜRKİYE'NİN ADALETLİ BİR ŞEKİLDE YÖNETİLMESİNİ İSTİYORUZ’

DHL'DE çalışan TÜMTİS üyesi Güner Hançer, sendikalarının 14 yöneticisinin sendikal faaliyet nedeniyle tutuklandığını dile getirerek şunları söyledi: “Adaletsizce yargılandılar, anayasal hakkımız olan örgütlenme özgürlüğümüz engellendi. Bu bizim başımıza gelenler, memleket genelinde de adaletten söz etmek mümkün değil. İşte bunun için buradayız.  Türkiye'nin adaletli bir şekilde yönetilmesini istiyoruz. Bu ülkede herkes için adalet istiyoruz.”

‘HERKES İÇİN ADALET İSTEMEK ÜZERE BURADAYIZ’

Belediye-İş Sendikası Yöneticisi Ercan Gürünlü ülkede bozuk olan adalet terazisinin özellikle 7 Haziran'dan sonra geniş bir biçimde olumsuz anlamda etkilendiğini belirterek “Bu adalet yürüyüşü de son dönemin en etkili çıkışı ve umut oldu. Biz işçiler de örgütlenme özgürlüğümüz ve hak alma mücadelemizin önündeki engellerin kaldırılması için buradayız. İşçilerin insanca çalışma ve yaşama hakları için ve herkes için adalet istemek üzere buradayız” dedi.
 


'BU YÜRÜYÜŞ SESSİZCE BİTMEMELİ'

KHK ile üniversitedeki görevine son verilen yuzlerce akadesmiyenden biri Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Duygu Abbasoglu. Boynunda '686 KHK Adalet Istiyor' dövizi ile yürüyor.  Çok fazla haksızlığın yapıldığını,  adalet ve hukuk için yürüdüğünü belirten Abbasoglu “Somut taleplerin olması gerek. Adalet çok temel bir kavram. Ben bu etkide bir yürüyüşün sessizce sonlanmasini istemiyorum. Somut talepler ortaya konmalı.  Bu talepler karşılanmazsa neler yapılacak? Bu yürüyüş bir mitingle bitmemeli. Bizim için bitmeyecek, biz bu ülkede hakkımızı ve adaleti aramaya devam edecegiz.”

Kültür Üniversitesi'nde akademisyen olan Burak Cop da 4 gündür yürüyüşe katıldığını ve her geçen gün katılımın arttığını söylüyor.  “Benden sonraki kuşaklar benim yaşadığım ülkeden daha geri ve kötü bir noktada yaşasın istemiyorum” diyen Cop “ insanların bu ülkeden gitmek zorundayım demek zorunda kalmadığı bir ülke için yuruyorum” dedi.

Türk-İş'e bağlı Deriteks Sendikası Genel Başkanı Musa Servi: Yürüyüş hak ve adalet için. Adaletsizlik diz boyu. Sendikal barajlarla karşı karşıyayız. Tutuklanan sendikacılar var. Örgütlenme özgürlüğü yok edilmiş. Hak ve hukukunu sağlanması için desteklenmesi gerekiyor. Yürüyüşün olaysız şekilde gitmesi Ak Partili işçileri de olumlu etkiledi. İnsanlar taleplerini dile getiriyor. Sadece CHP'li milletvekilinin tutuklanması değil, tüm emekten demokrasiden yana kesimler gazeteciler devrimci kurumlar baskıyla karşı karşıya. Talepler birleştirilerek güç oluşturulmalı. 


'ARKADAŞLARIMIZ HAKSIZ YERE TUTUKLU'

Merih Bayraktar, Sözcü Gazetesi Yazıişleri üyesi: Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesiyim, sendikam adına bu yürüyüşe katılmayı can-ı gönülden istedim. Gazetedem adına bu yürüyüşte bulunmadım. Bugün bu yürüyüşe katılma amacım, Türkiye'de gerçek adaletin sağlanması. Hakkın hukukun tam anlamıyla yerine getirilmesi. Bu sadece bizim görüşümüzdeki insanlarin degil.Tüm halkımızı kapsayan bir adalet isteyişi. 3. dünya ülkeleri hariç, dünyanın hiç bir yerinde bu şekilde tutuklu yargılanan bir gazeteci yok. Ve o arkadaşlarımız haksız yere gözaltına alınıp, hukuksuz bir şekilde tutuklandılar. Cezaevlerinde ailelerinden ayrı yaşıyorlar, dolayısıyla özlem çekiyorlar. Orada mezara girmeden kabir azabı çekiyorlar. 

‘GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK İÇİN BURADAYIZ’

Mustafa Kuleli TGS Örgütlenme sekreteri: Bu yürüyüş partiler üstü bir yürüyüş haline geldi artık bu yürüyüşe Kılıçdaroğlu'nun ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin yürüyüşü denemez bütün toplumsal muhalefeti birleştiren Türkiye'de adaleti demokrasi arayan yurttaşların ortak bir kürsüsü haline geldi, demokratik sivil bir direniş haline geldi. Türkiye'deki Adalet eksikliğinden zarar gören kesimlerin en başında gazeteciler geliyor. Hukuk siyasallaştıkça baskılar arttıkça gazeteciler tutuklanıyor hapse atılıyor yazdıkları haberler nedeniyle saldırıya uğruyorlar. Biz de Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak gazetecilerin yaptıkları haberleri gerekçesiyle yargılanmasına karşı olduğumuz için yürüyüşe katıldık.  Önümüzde bir 24 Temmuz var Türkiye'deki en önemli günlerden biri.   Sansürün kaldırılışının yıldönümü; Ayrıca Cumhuriyet gazetesinin de davası var. Cumhuriyet Gazetesi yazarları çizeri ve yöneticilere yargılanacak. Çok komik bir iddianame, hiçbir hukuki temeli dayanmayan bir iddianame. 24 temmuz günü biz oraya yargılanmaya değil siyasi yargıyı yargılamaya gideceğiz. Arkadaşlarımızı cezaevinden çıkartmak için herkesi 24 Temmuz'da İstanbul'da bulunan Çağlayan Adliyesine bekliyoruz 

ADALET YÜRÜYÜŞÜNDE 23. GÜN TUZLA'DA SONA ERDİ
 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'nün 23. gününü tamamladı. Kılıçdaroğlu, bugün 19 kilometre yol kat etti.

İstanbul'a girdikten sonra Tuzla Şifa mahallesinde öğle molası veren Kılıçdaroğlu, 3,5 km daha yürüyüp Tuzla Stadyumu'ndaki kamp alanına ulaştı. Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşünün bugünkü bölümü böylece sona erdi. CHP lideri Kılıçdaroğlu, karavanında dinlenmeye çekildi.

‘YARIN İBRAHİM KALIN'I MİSAFİR EDEBİLİRİM’

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya yolunda sarf ettiği kamu düzenini bozuyorlar sözüne tepki gösterdi. Özel, Adalet Yürüyüşü'nün bugünkü etabının bitiminde konuştu. Özel, " Ben çağrı yapıyorum sayın Cumhurbaşkanına. Yarın İbrahim Kalın'ı misafir edebilirim, CHP grup başkanvekili olarak. Herhangi bir genel sekreter yardımcısı olur, her hangi bir danışman olur. Gelsin bizimle birlikte yürüsün. Ya da anons aracımızla önde yürüsün. Her 10 araçtan 9'unun desteğini görsün. İstanbul Kemal beyi öyle bağrına bastı ki, ne kamu düzeninin bozulduğu var ne trafiğin aksadığı var. İstanbul'da müthiş bir coşku var"dedi. 

ÖZEL'DEN AÇIKLAMALAR

Gandi'nin yürüyüş rekorunu  kilometre olarak kırdıklarını hatırlatan Özel, " Yarın da gün olarak rekorunu kıracağız. Gandi ile yarışıyor değiliz. Gandi bizim ilham kaynağımız. Gandi'nin bu hem çok aktif, hem çok pasif bu eylemi, CHP genel başkanına ilham kaynağı oldu. Önemli olan şu ki; hergün yeni yollarla tanıştıkları ayaklarımız. Yeni ağızlar eklenmeye başladı ağızlarımıza. Yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerimiz. Ve yeni kabuklar çatlıyor. Yol boyunca koşup gelip 'referandumda 'evetçi'ydim ama şimdi sizinle beraberim' diyenlerin sayısı azımsanmayacak miktarda" diye konuştu.

90 BİN KİŞİ YÜRÜDÜ

İstanbul'da kendilerine muhteşem bir karşılama yapıldığını söyleyen Özel, " Yola sığmayan 4-5 km uzunluğunda, 42 bin kişiyle başlayan, az önce polis helikopterinin 90 bin kişi olarak söylediği bir karşılama" dedi.
 


PENDİK BELEDİYESİNDEN 'SÖZDE' AÇIKLAMA

Pendik Belediyesinin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada "Provokasyona açık olan bu yürüyüş sebebi ile güvenlik açısından 8 Temmuz Cumartesi günü Sahil Pazarı kurulmayacaktır. Halkımızın sağduyu içerisinde güvenlik güçlerimizin uyarılarını dikkate almaları yararlarına olacaktır. Bu çerçevede sahil ve sahil yoluna inen bazı yollar güvenlik amacıyla trafiğe kapatılacaktır." ifadeleri kullanıldı. Belediyenin paylaştığı görselde ise "sözde adalet yürüyüşü" ifadesi kullanıldı.

TRT'nin "sözde adalet yürüyüşü" ifadesini kullanması da tepkilere neden olmuştu.

TİYATRO SANATÇISINDAN ‘ADALET DURUŞU’

İstanbul Avcılar’daki ‘Çığlık Sanat Atölyesi’ sanatçılarından Aleyna Çevik, CHP’nin ‘Adalet Yürüyüşü’nden etkilenerek, adaleti simgeleyen Yunan mitolojisinde Uranüs ve Gaia'nın kızı olan adalet ve düzen tanrıçası ‘Themis’in ‘Heykel duruşu’ performansı ilgi çekti.

Konsarvatuvar 3’üncü sınıf öğrencisi Aleyna Çevik, Kadıköy’den sonra Avcılar’daki araç trafiğine kapalı Marmara Caddesi’nde bulunan ‘Deprem Anıtı’nın önünde yarım saat süreyle ‘Themis’ gibi gözleri kapalı, bir elinde terazi, diğerinde kılıç olduğu halde durdu. Heykelin diğer tarafında sokak müzisyenleri şarkılarını söylerken Aleyna Çevik’i görenlerin önemli bölümü canlı olup olmadığını ve ne yapmak istediğini anlayamadı. Çevik’in ‘Adaleti simgeleyen’ heykel performansını görünce durup ilgi ile izleyenlerden bir bölümü cep telefonları ile onu görüntülerken, bazıları da yanına yaklaşıp canlı olup olmadığını kontrol etmeye çalıştı.

Daha önce de aynı yerde ‘Matmazel’,’ madenci eşi’, ‘Kemancı kız’, ‘Sihirbaz’, ‘Temizlik işçisi’, ‘Demokrasi nöbetçisi’ gibi karakterlerin ‘Heykel duruşları’na ilişkin performans sergilediğini anlatın Aleyna Çevik, “Canlandırdığım adaleti simgeleyen tanrıça ‘Themis’in gözü kördür, terazinin kefesi hangi yöne ağır gelirse  yönde karar verir. Adaletin kılıcı keskindir. Ama maalesef ülkemizde ve dünyada böyle olmuyor. Adalet yerini bulmuyor. Masum insanlar tutuklanıyor, canından oluyor. Sanatçı olarak duyarlılık göstermemiz, insanları duyarlılığa davet etmemiz gerek. Bugün adalet adına büyük bir yürüyüş yapılıyor. Adalet kişi ayrımı yapmadan herkese, her zaman lazım” dedi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Temmuz 2017 18:33
www.evrensel.net