Kimse hükümet bana dokunmaz demesin!

Kimse hükümet bana dokunmaz demesin!

'Adalet Yürüyüşü'ne katılan gencinden yaşlısına pek kişiyle görüşerek taleplerini ve düşüncelerini konuştuk.

Meltem AKYOL
Hasret Gültekin KOZAN
Kocaeli

Adalet Yürüyüşüne katılan kesimler arasında doğrudan hükümetin mağduriyeti ile karşılaşanlar var. 57 yaşındaki bayram Akkoca o isimlerden biri. Kentsel dönüşüm mağduru. Uyarıyor: Kimse benim başıma bir şey gelmez demesin... Ayrıca CHP Gençliği de bu yürüyüşten umutlu; tüm kesimlerin demokrasi talebi ile bir araya gelmesi gerektiğini savunuyor.

DOĞRULUK DÜRÜSTLÜK İÇİN YÜRÜYORUM

Lütfiye Ateş 66 yaşında, İstanbul Ataşehir’den gelmiş. Biraz zorlanıyor yürürken, soruyorum niye yürüyorsun diye... Yanıtlıyor: “Evellallah adalet için yürüyorum. Adalet, hukuk bir de doğruluk dürüstlük istiyorum. Türkiye Cumhurbaşkanının elinde, paranın elinde kalmış. Bizim çocuklarımız cezaevinde yatıyor.. . İşte bunun için yürüyorum.” 

KORKU İÇİNDE YAŞAMAKTANSA...

69 yaşındaki Necmiye Sevim de Kocaeli’nde yaşıyor. Torunları için, kendisi için, herkes için orada olduğunu söyleyen Sevim, “Bütün yoksullar için mücadele ediyorum. Yerde ne var ise, gökte ne varsa onun için mücadele ediyorum. Allah izin verirse ömrümüzün yettiği kadar da mücadeleyi sürdüreceğiz”dedi. Yürüyüp yürüyemediğini sorduğumuz Sevim, “Yürüyoruz işte” diyor ve ekliyor: “Bir şeyler yapmamız lazım. Aldığımız bizi doyurmuyor, gece sokağa çıkıp rahat rahat gezemiyoruz, bir şey konuşamıyorsun, tartışamıyorsun. Konuştuğun zaman can güvenliğin yok, acaba başıma ne gelir diyorsun. Onun için korku ile yaşamaktansa böyle yapmak iyidir.”

KİMSE BENİM BAŞIMA GELMEZ DEMESİN, HUKUK HERKESE LAZIM

Bayram Akkoca 57 yaşında. Hak, hukuk, adalet için orada olduğunu söyleyerek başlıyor ve sonra yaşadıklarını anlatıyor: “Kimse bana dokunmaz demesin, benim başıma bir şey gelmez demesin. Eşimin eli metrobüste kırıldı, mahkemeye verdim. Mahkemede şöförü tanıdım ama hakim beni suçladı, sen gereksiz şikayetçi oluyorsun dedi. Ben de yani ben metrobüse bindiğim için suçlu muyum diye sordum.” 

Akkoca anlatmaya devam ediyor: “ Bizim Şahintepe’de evlerimiz var, tapu vermiyorlar. Daha doğrusu 30 kişiye bir tapu veriyorlar. Ben kendi tapumu istiyorum. Elektriği vermişler, suyu vermişler, evimizin önüne asfaltı da dökmüşler ama tapu vermiyorlar. Şimdi bu mu adalet?”


CHP’Lİ GENÇLER BİRLİK İSTİYOR

Yürüyüşe gençlerin katılımının, görebildiğimiz kadarıyla, çok yoğun olmadığını söylemek mümkün. Sami Can Akın 27 yaşında CHP’li bir genç. Tükiye’de çok büyük adalet sorunu olduğunu düşünüyor Akın. Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının bardağı taşıran son damla olduğunı söyleyen Akın şöyle dedi: “Bu isim, bardağa taşıran son damla oldu. Bütün bu adaletsizlikleri biz geleceğimize tehdit olarak görüyoruz, yargının bağımsız bir işleyişe sahip olmasını istiyoruz. Bunun böyle olmadığını gördüğümüz, durumun vahim noktaya geldiği için artık radikal bir şekilde eylem gösterilmesini olumlu karşılıyoruz.”

KAVRAMLAR ÜZERİNDEN BİRLİK YARATILABİLİR 

Akın’ın bir de çağrısı var: “16 Nisan referandumu önümüze çok güzel bir örnek sundu, bir hayır bloku oluştu. Adalet çok birleştirici bir kavram, biz CHP’liler yürüyoruz, HDP’liler katıldı, isterim ki Meral Akşener de katılsın. Bu şekilde belirli kavramlar üzerinden birliktelikler yaratılmalı.” 

Kılıçdaroğlu’nun “taleplerimiz yerine getirilmezse eylemlerimiz devam edecek” sözlerini hatırlatan Akın, “Ben de bu eylemselliğin sürdürülmesi taraftarıyım. Bu çizgide eylemlerle süreç devam etmeli” dedi.


BİZ 16 NİSAN’DA SOKAKTAYDIK

Bir başka CHP’li genç de Pınar Uzun. Uzun 25 yaşında ve CHP Kadıköy İlçe Gençlik Kolları Başkanı... 

16 Nisan referandumu sonrası Kadıköy en çok enlemin yapıldığı noltalardan. Uzun da hem referandum sonrası hem de dokunuzmazlıkların kaldırılması sonrası yaşananları hatırlatarak, anlatıyor: “Biz aslında CHP gençlik örgütleri olarak 16 Nisan gecesi ve sonrasında da sokaktaydık, genel merkezin söylemlerine aşan şeyler yaptık. Genel merkezin bu noktada sekter tavrı olmasaydı, belki referandum sonucunu değiştirmezdi ama yanlış olduğunu uluslararasında görülmesini ve iktidarın itibar kaybına sebep olabilirdi. Bunu sağlayamadık, orada süreç yönetiminde eksiklik vardı.”

BÖYLE BİR YÖNETİMDE DOKUNULMAZLIK KALDIRILMAMALIYDI

Uzun dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine ilişkin ise şöyle dedi: “Dokunulmazlıklar kaldırılsın dedik ama bu işin sonunun bize ulaşacağını biliyorduk. Dokunulmazlıkları reddetmemiz durumunda tahmin edeceğiniz algı yaratılacaktı, kendimizi ifade edemeyecektik belki ama ben dokunulmazlıkların kaldırılmasını böyle despot bir dönemde kendi açımdan doğru bulmadığımı ifade edebilirim. 

Kesinlikle birlikte olunmalı. HDP’li vekillerin, özel olarak Demirtaş’ın içeride olmasını maksatlı görüyorum. Ben kendi adıma adalet mağduriyeti yaşayan herkesin bir araya gelmesini isterim. Burada HDP ve MHP içerisinde yer alan kişilerin, politik olmayan kişilerin de ortak taleple bir araya gelmesini elzem buluyorum.” 

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Temmuz 2017 03:31
www.evrensel.net