Süryani mülkleri üzerindeki  tehlike devam ediyor

Süryani mülkleri üzerindeki tehlike devam ediyor

CHP Milletvekili Selina Doğan: Süryani kiliselerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisinden vazgeçilmiş olmasına karşın tehlike devam ediyor

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, Süryani kiliselerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisinden vazgeçilmiş olmasına karşın tehlikenin devam ettiğini belirterek, “Mülklerin konuyla ilgisi olmayan herhangi bir başka kuruma tahsis edilmesinin önünde engel yoktur. Süryaniler, ölümü gösterip sıtmaya razı mı edilmek istenmektedir?” diye sordu. 

Mardin’in Midyat ilçesinde aralarında kilise ve manastırların da bulunduğu Süryanilere ait taşınmaz mülklerin Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmesi kararından vazgeçilmesi üzerine CHP’li Doğan yazılı bir açıklama yaptı. Daha önce Midyat’a giderek sorunun taraflarıyla görüşen Doğan, açıklamasında Mardin Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu tarafından iptal edilen bu kararın, bazı basın yayın organlarında “Süryani kiliseleri kurtuldu” şeklinde haberleştirilse de söz konusu taşınmazların korunmasıyla ilgili tehlike halen devam ettiğini belirtti. 

MÜLKLER HALEN HAZİNE’NİN ELİNDE 

Süreç hakkında bilgi veren Doğan, Mardin’in Büyükşehir Belediyesi olmasının ardından köylerin mahalleye dönüştürülerek il idarelerine bağlandığını ve köylere ait mülklerin de valilikler tarafından kurulan bir komisyon aracılığıyla tasfiye edildiğini kaydetti. Bazı mülklerin Süryani vakıfları adına kaydedilmesi gerekirken köy tüzel kişilikleri adına kaydedildiğini ifade eden Doğan, bu mülklerin Mardin Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun ‘özensiz tutumuyla’ önce Hazine’ye devredildiğini ardından da Diyanet İşleri Bakanlığı’nın kullanımına tahsis edildiğini belirtti. 

Doğan, ulusal ve uluslararası kamuoyunda gelen tepkiler üzerine Mardin Valiliği tarafından alınan kararla taşınmazların Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisinden vazgeçilmiş olsa da söz konusu taşınmazların Hazine’ye devrinden vazgeçilmediğini bilgisini verdi. 

Türkiye’de azınlıklara ait ibadethanelerin ve mezarlıkların Lozan Antlaşmasıyla güvence altına alındığına vurgu yapan doğan, “Bu uygulama, Türkiye’nin kurucu antlaşması olan Lozan’ın açık bir şekilde ihlali anlamına gelmektedir. Bazı yasal boşluklardan yararlanılarak uygulanmaya çalışılan bu yöntem, Süryanilerin yanı sıra diğer azınlık cemaatlerinde de büyük bir endişeye yol açmıştır. Başka birçok sorunla uğraşmak zorunda kalan azınlıklar, bu kararla birlikte gelecek endişesi taşımaya başlamışlardır” dedi.

AZINLIKLAR İÇİN DE ADALET 

Doğan, Mardin Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu’nun, taşınmazların Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisinden vazgeçmesinin, bu endişeleri ortadan kaldırmadığına dikkat çekerek açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Mülklerin konuyla ilgisi olmayan herhangi bir başka kuruma tahsis edilmesinin önünde engel yoktur. Süryaniler, ölümü gösterip sıtmaya razı mı edilmek istenmektedir? Çoğulculuğu esas almayı taahhüt eden bir hükümetin yapması gereken şey, bu mülkleri ilgili vakıflara devrederek, Süryani cemaatinin tasarrufuna bırakmaktır. Bunun için yasal boşluklar bir an önce giderilmelidir. Sadece Midyat’ta 3 bin, genelde ise 20 binden fazla mensubu olan bir topluluğun, tüm kültürel özelliklerini koruyarak yaşadığı ülkede bunun aksine bir tutum almak düşündürücüdür. Toplumun tamamı için talep ettiğimiz adalet, bir an önce azınlık cemaatleri için de tesis edilmek zorundadır.” 
(HABER MERKEZİ)

 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.