Berkin Elvan davası: Sanık polisin tutuklanması istendi

Gezi direnişinde polisin attığı gaz fişeğiyle öldürülen Berkin Elvan cinayetinin 2. duruşması görüldü. Sanık polisin tutuklanması talep edildi.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Gezi eylemlerinde polisin attığı biber gazı fişeğinin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın davasında sanık polis yine tutuklanmadı. Ailenin Elvan’ın vurulduğu sokakta biber gazı silahı kullanan tüm polislerin araştırılması talebi de reddedildi. Baba Elvan, yargılamaya “Boş adliyede adalet arıyoruz” diye tepki gösterdi. 

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen 2. duruşmaya “Olası kastla öldürmek” suçundan yargılanan ve halen Van İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olan sanık polis F. D. Van 2. Sulh Ceza Hakimliği’nden SEGBİS ile katıldı. HDP Milletvekilleri Hüda Kaya, Garo Paylan, CHP Milletvekilleri Selina Doğan, Sezgin Tanrıkulu, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş ile Gezi Şehit, Gazi ve Aileleri Platformu, Taksim Dayanışması ve Cumartesi Anneleri gibi demokratik kitle örgütü temsilcileri de duruşmayı izlemek üzere salondaydı. 

TANIK POLİSTEN ÇELİŞKİLİ İFADE

Berkin Elvan hastaneye kaldırıldığı sırada hastanede görevli olan polis memuru B.A., tanık olarak dinlendi. Evinden ekmek almaya giderken vurulan  Berkin Elvan’ın tedavi gördüğü hastanenin polisi Elvan’ın cebinden önce 1 torpil, sonra 4, sonra 7 torpil yazılı olan 3 ayrı tutanak hazırlamıştı. İddianamede ise Elvan’ın cebinden 11 torpil çıktığı ileri sürülmüştü. 

B.A., ise Elvan’ın eşyalarını hemşirelerden teslim alarak aileye ve avukatlara verdiklerini ve bu eşyalar arasında torpil vb.  bir şey olmadığını söyledi. B.A, “hemşirelerin teslim etmiş olabilir” dedi. Bunun üzerine Elvan ailesinin Avukatı Can Atalay, hastane polisi tarafından hazırlanan 3 tutanağı hatırlattı. B.A. da çelişkili ifade vererek, torpilleri bizzat görmediğini sadece torpil olduğunun söylendiğini aktardı. Daha sonra da görmediği torpillerin cinsine ilişkin ilişkin bilgi vermesi dikkat çekti. 

Bu sırada söz alan baba Sami Elvan, “B.A ile konuştum, vicdanına bırakıyorum, benim çocuğumun cebinde kaç torpil vardı? 3 ayrı düzmece evrak var. Benim çocuğumu terörize etmek istediler”. Polis memuru B.A bana cebinden 7 tane çıktı dedi, sonra ne oldu” diye sordu. B.A ise Sami Elvan’ı yalanladı ve böyle bir konuşma olmadığını ileri sürdü. 

‘İÇİŞLERİ VE EMNİYET DELİL KARARTIYOR’

Tanık beyanından sonra avukatların taleplerine geçildi. Elvan ailesinin avukatlarından Avukat Oya Aslan, sanık polis F. D’nin kimliği gizleme çabası ve düzenli olarak yalan söylemesi sebebiyle tutuklamasını talep etti. Avukat Can Atalay da sanık polisin tutuklanmasını talep ederek, “Sistematik olarak delil karartılan bir dosyada ya delil toplayacaksınız ya da gerekeni yapacaksınız. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Müdürlüğü tarafından delil karartılıyor” dedi. 

Aranın ardından mahkeme; tanık Celal Büyük’ün yeniden zorla getirilmesine karar verdi. Heyet avukatların zet tüfeği kullanan kolluk görevlerinin araştırılması talebini ve sanık polis F.D’nin tutuklanması talebini reddetti. Mahkeme, duruşma gününü ve saatini görüntü iyileştirme işlemlerinin TÜBİTAK’tan geç gönderilme ihtimali ve araya adlı tatil girmesi nedeniyle 16 Kasım tarihine erteledi. 

‘1481 ADALETSİZLİĞİN SAYISIDIR’

Karardan sonra Berkin Elvan’ın ailesi ve avukatları Adliye önünde basın açıklaması yaptı. Sami Elvan, mahkemede konuşan tanığı işaret ederek, “Yalanlarla bu mahkemenin yürüdüğünü gördük. Bizi başka göstermeye çalışıyorlar ama hukuk mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Berkin Elvan dönmeyecek biliyoruz” diyerek mücadelelerinin sürdüreceklerini söyledi.  

Avukat Oya Aslan ise,  Elvan’ın 1481 gündür vurulduğunu belirterek, “Sayacağız. Bu adaletsizliğin sayısıdır. Adaletsizlik katlanarak devam ediyor” dedi. Soruşturmayı genişletme talebinde bulunduklarını dile getiren Aslan, “Sadece F.D’nin değil bütün sorumluların yargılanması ile soruşturmanın devam edilmesini istedik. Mahkeme uzaktan yargılama yapıyor. Bu kabul edilemez. Soruşturmanın genişletilmesi talebimizde reddedildi. Cumhurbaşkanından F.D’ye kadar herkes yargılanmalıdır” dedi. Anne Gülsüm Elvan da “Gezi zamanında polislere emretti. Bugün görüyoruz ki savcılara aynı emri verdi. Onun emirlerine uymayacağız. Kafama bir kurşun sıkarak çocuğumun yanına götürerek ancak beni susturabilir” diye konuştu.  Soma ailelerinden Gülsüm Çolak da “Berki’nin annesinin acı ile acımız birdir. Devlet Soma’ya geldiğinde Cumhurbaşkanı ‘Babamın oğlu da olsa adalete teslim ederim’ dedi.  Ama savcılarımızı, hakimlerimizi aldı” diyerek tepki gösterdi. 


‘BOŞ SARAYDA ADALET ARAYACAĞIZ’

Dava öncesi Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliye Sarayı önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Berkin’in annesi Gülsüm Elvan, babası Sami Elvan, HDP İstanbul Milletvekilleri Hüda Kaya, Garo Paylan, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada “Gülüşün gibi onurlu, aydınlık yarınlar kuracağız” pankartı açılarak, Berkin Elvan’n fotoğrafları taşındı. 

Açıklamada konuşan Sami Elvan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan benim çocuğumun fermanını yazan kişidir” dedi. Adliye saraylarında iğneyle kuyu kazar gibi adalet aradığını dile getiren baba Elvan, adaleti herkes için aradıklarını vurguladı. Elvan şunları söyledi: “Bomboş bir sarayın önüne geldik, bir adalet arayışına çıkacağız. Hep birlikte burayı doldurmaya çalışacağız. Şu an Türkiye’nin ikinci partisinin genel başkanı ülkede hukuk, adalet yok diye sokaklara çıkmış. Biz de bugün bu boş sarayda adalet arayacağız. Umarım en kısa zamanda adaleti temsil edenlerin aklını başlarına alıp kendi çocuklarının ve torunlarının geleceklerinin fermanlarını yazmasınlar. Onlara sesleniyoruz.” 

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Temmuz 2017 16:56
www.evrensel.net