Soma davasında sanıkların istediği oldu

Soma davasında sanıkların istediği oldu

Madenci yakınları, Soma katliamı davasının hakimi Aytaç Ballı’nın görev yerinin değiştirilmesinin sanıkların isteğinin yapılması olarak değerlendirdi.

Emine UYAR
İzmir

Türkiye’nin en büyük iş cinayeti olan Soma maden katliamı davasının hakimi Aytaç Ballı’nın, dava sona yaklaşmışken görev yerinin değiştirilmesi Soma davasına açıkça müdahale olarak değerlendirildi. Görev değişikliğinin sanıkların istediğinin yapılması olarak değerlendiren madenci yakınları, Soma’da, davanın hakiminin görevden alınması ile ilgili basın açıklaması yapacak.

Yaklaşık iki buçuk yıldır devam eden Soma davasının hâkimi Aytaç Ballı, oluşturulan yeni Hakimler Savcılar Kurulu tarafından, Akhisar Ağır Ceza Hâkimliği görevinden alınarak İzmir Hakimliğine atandı. Yine Mahkeme Heyeti Başkanı Ballı ile birlikte üye hakim Esra Dokur’un da görev yeri değiştirildi. 

Aytaç Ballı’nın yerine ise Elbistan Ağır Ceza Hakimi Salih Pehlivanoğlu atandı. Pehlivanoğlu, Afşin Elbistan B Termik Santralinin Çöllolar kömür sahasında yaşanan ve 11 işçinin yaşamını yitirdiği, 9 işçinin cenazelerinin ise halen toprak altında olduğu iş cinayeti davasında, sanıklara sadece para cezası veren heyetin başkanıydı.

SAVCI ÜÇ DURUŞMADIR MÜTALAA VERMEMİŞTİ 

11 Temmuz’da 18. duruşması görülecek olan Soma davasında, Savcı Şükrü Akyol, geçtiğimiz üç duruşma mütalaa vermeyerek davanın uzamasına sebep olmuştu. Yine geçtiğimiz duruşmalarda sanıklar ve avukatları ise, “Keser döner sap döner gün gelir hesap döner” diyerek hakimi ve heyeti tehdit etmişlerdi. Sanıklar ve sanık avukatları mahkeme heyeti hakkında FETÖ ve sabotaj olaylarını yeterince araştırmadıkları gerekçesiyle Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşlardı. 

Özellikle Soma Holding’in patronu Alp Gürkan’ın da davaya dahil edilerek yargılanmasından sonra, katliamı sabotaj sonucu meydana geldiğine dair iddialar daha fazla gündeme getirildi ve bu konuda Manisa Cumhuriyet Savcılığı tarafından hakkında gizlilik kararı bulunan bir soruşturma yürütülmeye devam ediyor.

‘16 NİSAN’DAN SONRA BUNU BEKLİYORDUK’

Ölen madencilerin yakınlarından İsmail Çolak, bu kararı beklediklerini bunun sinyallerini yılbaşından sonra aldıklarını dile getirdi.

Çolak, savcının bir türlü mütalaa vermemesinin bunun bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

Sanık ve sanık avukatlarının isteğinin gerçekleştiğini dile getiren Çolak, “16 Nisan’dan sonra bu heyeti davadan alacakları belliydi. Birçok kişi, aileler şokta. Mahkemeyi kaybettik gözüyle bakıyorlar. Ama mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. Boşuna sokakta adalet aramıyoruz. Davayı herkesten daha iyi bilen bir hakimi almaları manidar. Nerede adalet?” dedi.

‘AÇIKCA YARGIYA MÜDAHALE EDİLDİ’

Ailelerin avukatlarından Can Atalay, “301 tane cinayet dosyasının kapsamından çok daha fazla kapsamlı bir dosyada, bütün sanık, tanık ve müştekilerle yüz yüze temas etmiş, doğrudan dinlemiş, hangi madencinin nerede öldüğünü isim isim bilen bir heyetti mahkeme heyeti. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkında görüş bildirmeyerek, dosyası kilitlemesi nedeni ile hüküm veremeyen, hakkında soruşturma olduğunu tutuklu sanık patron Can Gürkan’dan öğrenen, sanıklar ve sanık vekilleri tarafından açıkça tehdit edilen 2 yargıcın son aşamada dosyadan alınması açıkça yargıya müdahaledir. Adalet ancak ekmeğini kazanırken hayatını kaybedenler için de varsa vardır, adalet istiyoruz” dedi.   

‘ADALET İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK’

Soma davası avukatlarından Selçuk Kozağaçlı da kararın kabul edilemez olduğunu ifade ederek, “Dünyanın hiçbir yargı sisteminde bu büyüklükte bir dosya, karara bu kadar yaklaşmışken yargıcı keyfi olarak değiştirilemez. Bu dosyayı ağır bir şaibe altında bırakıyor, yeni yargıç ne karar ver verirse versin bu şaibeyi ortadan kaldırması zor. Bu aşamada yargıç değiştirmek sadece adalete olan güveni çökertir. Davayı başından sonuna çok iyi bilen bu mahkeme heyetinin ağır cezalar vereceğini öngördükleri için değiştiriyorlar. Hükümet Hakimler ve Savcılar Kurulu aracılığı ile maden sermayesini kollamaya çalışıyor. Hem ayıp, hem suç. Mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.  

www.evrensel.net