‘Herkes için adalet yavrum senin benim için...’

‘Herkes için adalet yavrum senin benim için...’

Ankara'dan başlayıp İstanbul'da 'Adalet Mitingi'yle sonlanacak Adalet Yürüyüşü'nde katılım her geçen gün artıyor.

Meltem AKYOL
Hasret Gültekin KOZAN
Kocaeli

Adalet Yürüyüşü’nün artık sonuna yaklaşılıyor.  9 Temmuz’da kortejin Maltepe’ye gelmesiyle ‘Adalet Mitingi’ yapılacak. Miting sonunda ne olacağı en çok konuşulan konulardan biri olmaya devam ederken yürüyüşe katılanların sayısı da artıyor.

Hava yine sıcak mı sıcak, asfalt yanıyor dense yeridir, ama yürüyüşçülerin bir bölümü öyle düşünmüyor. Havanın önceki günlerden daha iyi olduğu görüşündeler… Aralarında başından beri yürüyenler de var, 2 gündür gelenler de. Yürüyüşün en dikkat çekenleri ise ilerlemiş yaşlarına rağmen yürüyenler… En çok torunları için adalet istiyorlar, gazetecileri, milletvekillerini de unutmuyorlar… Gençlere gelince, Türkiye’de adaletsizliğin çığ gibi büyüdüğü görüşündeler ve herkes için adalet ve eşitlik istiyorlar…

78 YAŞINDA, GAZETECİLER İÇİN ADALET İSTİYOR

Yürüyüşe katılanlarla konuşmak istiyoruz.  Bir gruba yaklaşıyoruz, 4 kadın birlikte sohbet ediyorlar.  Yanlarına yaklaşıyoruz, İstanbul Kartal’dan gelmişler. Onlardan biri Ayten Yılmaz, emekli. 56 yaşında. 3 gündür yürüyor. Üstelik bu ilk gelişi de değil. Daha önce de katılmış. Neden yürüyorsunuz diye soruyorum, “ülkemizde adalet istiyorum, hukuk istiyorum, torunlarım ve gençler için güzel bir ülke istiyorum, haksızlıklara karşı gelmek için buradayım. Adalet istiyorum yani” diye yanıtlıyor.

Hemen yanında Perihan Teyze (Ulaş) oturuyor. 78 yaşında Parihan Teyze. “Kılıçdaroğlu’yu gördüm, sarıldım” diyor, sonra ekliyor biz sormadan, “Adalet istiyorum, siz gazeteciler için adalet istiyorum, çocuklar için istiyorum. Herkes için adalet istiyorum.”  Yok mu adalet Türkiye’de diye soruyorum, yanıtı “ hani nerde adalet. Ben görmüyorum. Bu yürüyüşle onların gözüne soktuk işte. Aklınızı başınıza alın dedik. Herkes için adalet yavrum, senin, benim, çocuklarım, torunlarım. Herkes için adalet istiyoruz” oluyor.

ÖĞRETMENLER PAZARDA SU SATIYOR, SU…

Ceyda Özköse 57 yaşında. Emekli, Türkiye’de adaletin hiç olmadığı görüşünde, o yüzden yürüyüşte: “Memlekette akademisyen kalmadı, öğretmen kalmadı, memur kalmadı. Bunların hepsi mi suçlu yani, bu insanların kendilerini savunacakları bir yer var mı, yok. Öğretmenler pazarda su satıyor ya, su… Artık bitti yani Ben mesela korkuyorum, sokağa çıkarsam birisi beni dövebilir ve yine suçlu ben olurum, adalete hiç güvenmiyorum yani. Ben Suadiye’de büyüdüm, eskiden askılı bluzla plaja giderdim, şimdi yapamıyorsun bunları. O yüzden kadınlar için de, çocuklarım torunlarım için de yürüyorum.”

ESKİDEN ÇOCUĞUMA EYLEME GİTME DERDİM AMA BURAMA GELDİ

Hemen yanındaki Songül Polat’ın yanına gidiyoruz, 62 yaşında o da. “Kadınlara eşitlik istiyorum” diye başlıyor söze. İnsanların konuşmaktan korktuğunu belirtip ekliyor, “Bir şey söylemek istediğinde, (gırtlağını gösteriyor) buramızda kalıyor. Çocuğum diyor ki şimdi bana, ‘anne aman dikkatli ol, sen eskiden bize izin vermezdin, şimdi kendin gidiyorsun’ ben diyorum ki ona yok artık, burama geldi, gideceğim ben. Korkar olduk, çocuklar işe gittiğinde acaba başına bir şey gelir mi diye, insanlar bir partiye üye olmaya bile korkuyor, bakarlar falan da çocuklar işten atılır.”

Zeliha Bayram ise adaletin sadece bir kesime olduğu görüşünde: “Adalet taraflı olmaz, adil olmak gerekir, kadınlar en çok adaletsizliğe uğrayanlar. Hayvanlar için, doğa için bütün canlılar için adalet istiyorum” diyor.

‘TÜRKİYE’DE ADALET PARASI OLANA VAR’

Yürüyüşte engelliler de var. Yanlarına yaklaşıp konuşmak istiyoruz, pek çok kişi onlarla fotoğraf çektirmek istiyor. Biraz sürüyor o nedenle konuşmamız. Vasfi Yıldırım ve Abdurrahman Gençoğlu’na neden orada olduklarını soruyoruz, yanıtlıyorlar: “Biz engellilere sahip çıkmıyorlar, insanlar eşit değil. Şimdi adalet parası olana var, bize yok… Biz de hem kendimize hem bütün insanlara adalet istiyoruz .”

‘İŞTEN ATILAN İŞÇİLER İÇİN DE ADALET İSTİYORUM’

Mehtap Altun T ürk Metal’den istifa edip Birleşik Metal-İş sendikasına üye olduğu için Enpay’dan atılan bir kadın işçi. Şimdi başka bir iş yerinde çalışıyor. Akşam iş çıkışı gelmiş yürüyüşe, herkes için adalet, huzur istediğini söylüyor: “ Biz bir sendikadan istifa edip başka bir sendikaya üye olduğumuz için işten atıldık. Davalarımızı açtık, mücadele ettik, kazandık. Şimdi buraya geldik, herkes için adalet istiyorum, haklı olan mutlaka kazanıyor.”

‘İHRAÇ EDİLEN HOCALARIM İÇİN ADALET İSTİYORUM’

Dilan Dilek 25 yaşında. Dilan Türkiye’de adaletsizliğin çığ gibi büyüdüğünü düşünüyor, o nedenle yürüyüşe katıldığını söylüyor: “Çok basit bir örnek vereyim, kendi üniversiteden hocalarım bir KHK ile ihraç edildi, ben hepsini çok yakından tanıyorum. Çok büyük bir haksızlığa, adaletsizliğe uğradıklarını düşünüyorum. Gerçekten bilim insanları onlar ve ihraç edildiler. Bu yüzden adalet istiyorum.”

Pakize Durmuş ve Yalçın Yücekar çifti Ankara’dan beri yürüyorlar. Almanya’dan Türkiye’ye tatile gelmişler, yürüyüşü öğrenince Antalya’daki evlerine bavullarını bırakıp, apar topar bir sırt çantası da hazırlayarak düşmüşler yollara. Sonuna kadar da yürüyeceklerini söylüyorlar.

Pakize Durmuş’un ayakları fena durumda, “Ayaklar felaket ama umurumda değil, önemli olan amaç. İçimdeki azim ile, adalet aşkı ile yürüyorum” diyerek gülüyor.

Başlarına güneş geçmiş, konuşacak halleri yok desem yeridir, en çok nesi güzeldi yürüyüşün şimdiye kadar diye soruyorum, “En güzel o Bolu dağındaki yağmurlardı, beraber yürüdük biz bu yollarda” diye yanıtlıyorlar. Kahkahalarla ayrılıyoruz yanlarından.

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Temmuz 2017 14:01
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.