'Afrin’e operasyon Erdoğan'ın itibarını çökertir'

'Afrin’e operasyon Erdoğan'ın itibarını çökertir'

Evrensel'e konuşan Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Afrin’e yönelik askeri bir operasyonun Türkiye'ye ve Erdoğan rejimine yönelik etkilerini değerlendirdi.

Şerif KARATAŞ
İstanbul 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetinin Kuzey Suriye’deki Kürt kantonu Afrin’e yönelik askeri operasyon yapacağı iddiaları yükselirken Ortadoğu üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Hamit Bozarslan, olası bir askeri operasyonun, “Askeri açıdan ağır bir maliyete mal olacağı, Erdoğan rejiminin neredeyse sıfırlanmış itibarını daha da çökerteceği” değerlendirmesinde bulundu. 

Tarihçi, Siyasal Bilimci ve Paris Sosyal Bilimler Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Bozarslan’la konuştuk. 

‘TAHRAN VE ŞAM ÖNÜNDE DE DİZ ÇÖKMEYE HAZIR’

Özellikle iktidar medyasının manşetlere taşıdığı Afrin kırsalına askeri operasyon iddiasını sorduğumuz Hamit Bozarslan, “Suriye savaşı şiddetin kontrol edilemeyen bir boyut kazandığı, savaşa dahil olan Suriyeli, bölgesel ve uluslararası aktörlerin sayısal olarak arttığı bir Arap iç savaşının, bölgesel bir mezhep savaşı ve küresel bir hegemonya savaşıyla içice geçtiği bir savaş. Bu boyutlar savaşın sürekli nitelik değiştirmesini ve Rusya ile Iran dışındaki aktörlerin uzun vadeyi bırakılım, kısa vadeli bir strateji geliştirebilmelerini imkansız kılıyor. Bu Türkiye için de geçerli. Ankara, Suriye’deki temel hedefinin Kürt hareketi olduğunu gizlemiyor. Bana öyle geliyor ki bu hedefe ulaşmak için Moskova önünde diz çöktükten sonra Tahran ve Şam önünde de diz çökmeye hazır. Bu aktörlerin Ankara’ya yeşil ışık yakıp yakmayacaklarını şimdiden tahmin edebilmek mümkün değil. Aynı zamanda Beyaz Saray’ın nasıl davranacağını kestirebilmek de çok zor” ifadelerini kullandı. 

  • “Erdoğan rejiminin neredeyse sıfırlanmış itibarını daha da çökerteceği kesin. Bununla birlikte, tamamen serseri bir mayına dönüşmüş, kendi varlığı için zorunlu olan devlet içi rasyonaliteyi, denge ve kontrol mekanizmalarını imha etmiş bir rejimin böyle bir maceraya girebilmesinin mümkün olduğunu hesaba katmak gerekli” 

Ancak böyle bir hamlenin askeri açıdan ağır bir maliyete mal olacağına dikkat çeken Bozarslan, “Erdoğan rejiminin neredeyse sıfırlanmış itibarını daha da çökerteceği kesin. Bununla birlikte, tamamen serseri bir mayına dönüşmüş, kendi varlığı için zorunlu olan devlet içi rasyonaliteyi, denge ve kontrol mekanizmalarını imha etmiş bir rejimin böyle bir maceraya girebilmesinin mümkün olduğunu hesaba katmak gerekli” dedi. 

IRAK’IN ‘EGEMENDEVLET’ OLARAK İNŞASI ZOR

Ortadoğu’nun bir diğer sıcak gelişmesi ise Irak’ın Musul kentinin kontrolünün IŞİD’den alınması oldu. Musul’un ve Irak’ın bundan sonra geleceğinin nasıl olacağına ilişkin sorumuza Bozarslan şu yanıtı verdi: “Musul’un ele geçirilmesi maalesef  Irak’taki mezhep savaşının bitmesi anlamına gelmiyor. Bu savaş aynı zamanda bölgesel bir boyuta sahip. Iran destekli Şii milislerin şiddet stratejisi yeni Sünni başkaldırılarının habercisi gibi. Irak dağılır mı, bilemiyorum, ama ne Irak’ın ne de Suriye’nin Westphalien ‘egemen’ devletler olarak yeniden inşası oldukça zor.”

KATAR BUZDAĞININ GÖRÜLEN KISMI

ABD Başkanı Trump’ın Ortadoğu ziyareti sonrasında önemli gelişmeler yaşandı. Suudi Arabistan’la silah anlaşması yapan Trump’ın ABD’ye döndükten sonra başını Suudi Arabistan’ın çektiği Körfez ülkeleri Katar’la bütün ilişkilerini kesti. Bu gelişmelere ilişkin Hamit Bozarslan’ın değerlendirmesi şöyle oldu: “Suudi Arabistan’da neredeyse bir darbe gerçekleştirmiş olan Sudayriler, kontrol edemedikleri ve bedelini ödemeleri zor olan bir intihar stratejisi gütmekteler. Katar buzdağının görülen kısmı. Şii cemaatleri askeri ve siyasi olarak güçlendiren ve kontrol altında kalabilen Şii radikalizmin aksine, Riyad’ın su ya da bu şekilde desteklediği Sünni radikalizm Sünni cemaatleri yok etmekten başka bir rol görmemekte. Suriye, Lübnan ve Irak örnekleri bunu açıkça göstermekte. Yemen savaşının maliyeti günde 200 milyon ve Riyad, güvenliğini, ABD’ye büyük bir haraç ödeyerek sağlamakta. Asıl hedef olan İran’la gerginliği nereye kadar tırmandırabileceklerini bilemiyorum. Burada da ABD’nin stratejisinin belirleyici olabileceğini düşünebiliriz, ama Ortadoğu’da görünürlük ufkunun bir kaç saatle sınırlı kaldığını unutmadan.”

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.