Jandarma dosyası ile birleştirilen Dink davası başladı

Jandarma dosyası ile birleştirilen Dink davası başladı

Hrant Dink cinayetinde sorumluluğu bulunan Jandarma görevlilerinin iddianamesi ile birleştirilen kamu görevlilerinin yargılandığı ana dava başladı.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı ana davanın, jandarma görevlileri hakkında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle birleştirilmesi sonucu iki davanının birlikte yürütülmesine başlandı. Dosyaların birleştirilmesi ile sanık sayısının 86’ya yükseldiği davanın bugünkü duruşmasında, Dink’in öldürülmesinden sorumlu olan jandarma hakkında hazırlanan iddianame okundu. 

Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz yargılanan jandarma görevlileri ile kamu görevlileri katıldı. Duruşmayı, HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan ve Hrant'ın Arkadaşları’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi izledi. 

‘CİNAYETİ ARAÇ SUÇ GÖRÜP KASTEN ENGELLEMEDİLER’

14. Ağır Ceza Mahkemesi Ali İhsan Horasan’ın yıllık izinde olması sebebiyle duruşmayı, mahkeme heyetinin kıdemli üyesi Arif Atanıan yönetti. Duruşma, jandarma iddianamesin kabul edilmesiyle dosyaya eklenen sanıkların kimlik tesbiti ile başladı. 

Kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından ana davaya eklenen 120 sayfalık 3. iddianamesinin özeti okundu. Cinayetle ilgili soruşturma ve davaların 10 yıllık sürecinin özetlendiği iddianamede, jandarmanın önceden bilgi sahibi olduğu halde cinayetin işlenmesine engel olmadığı iddia ediliyor. İddianameye göre sanıklar, FETÖ’nün amaç suçlarının gerçekleştirilmesi için Dink cinayetini araç suç olarak görüp kasten engellemediler. Yine iddianamede, Dink’in öldürülmesinin  Fetullah Gülen'in bilgi ve onayı dışında gerçekleştirildiğinin kabulünün mümkün olmadığı söyleniyor. 

‘DİNK’İN ÖLDÜRÜLECEĞİ 6 AY ÖNCEDEN BİLİNİYORDU’

Ana davaya dahil edilen iddianamede çarpıcı iddialar yer alıyor. Buna göre, Trabzon Jandarma İstihbarat Dink’in Yasin Hayal tarafından öldürüleceğini 2006 yılının Temmuz ayından beri biliyordu. Yine tetikçi Ogün Samast’ın Samsun otogarında yakalanmadan 1 saat 23 dakika önce yazılan Trabzon Jandarma raporunda cinayetin tüm ayrıntılarının olduğu belirtildi. 

İddianamenin özetinin okunması tamamlandı. Duruşmaya yarın itibariyle sanık ifadelerinin dinlenmesi ile devam edilecek. 

28’İ TUTUKLU 51 SANIK ANA DAVAYA EKLENDİ

Suçlamalar yönünden delillendirmenin yeterli olmadığı gerekçesiyle daha önce 3 kez savcılığa iade edilen jandarma iddianamesi geçtiğimiz günlerde 15. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti. 28’i tutuklu 51 sanığın olduğu iddianamede, sanık olan jandarma görevlileri Trabzon Jandarma İstihbarat, İstanbul Jandarma İstihbarat, Samsun Emniyet ve Jandarma görevlileri ve o dönem Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı Analiz Merkez Amiri olan Hamza Celepoğlu olmak üzere 4 gruba ayrılıyor. Fox TV Haber Müdürü Ercan Gün, İhlas Haber Ajansı Muhabiri Muammer Ay ve IQ Kültür Sanat Yayıncılık’ın sahibi Adem Sarıgöl’ün eklendiği dosyada, eski savcı Zekeriya Öz, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Faruk Mercan, Adem Yavuz Arslan, Avukat Halil İbrahim Koca da firari sanıklar arasında yer alıyor. İddianamede sanıklara yöneltilen suçlama ise darbeye teşebbüs ve FETÖ üyeliği. 

OLAY GÜNÜ ŞİŞLİ BÖLGESİNE GİTMEDİK’

Temel’in ardından olay tarihinde İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü ASAF. 1. İstihbarat unsur elemanı olan tutuklu sanık Abdullah Dinç’in savunmasına geçildi. Dinç, o dönem Yüzbaşı olan Muharrem Demirkale ile birlikte tetikçi Ogün Samast’a yardım ettiği iddiasıyla yargılanıyor. Olay günü Yüzbaşı Muharrem Demirkale’nin araç şoförü olarak görevlendirildiğini söyleyen Dinç, “Yolda giderken hiçbir şekilde Muharrem Demirkale ile konuşmadık ve kendisiyle Şişli bölgesine de gitmedik. Komutanı Balmumcu’da indirdikten sonra tek başıma İl Jandarma Komutanlığı’na döndüm” dedi.

Hrant’ın Arkadaşları duruşma öncesi adliye önünde açıklama yaptı. Hrant'ın Arkadaşları’ndan Bülent Aydın’ın yaptığı açıklamada, Dink davasının bundan tam 10 yıl önce başladığı hatırlatılarak gerçek sorumluların hala hakim karşısına çıkarılmadığı vurgulandı. 

Aydın, “2 Temmuz 2007’de yani bundan 10 yıl önce bu dava başladı. Hala bu cinayetin gerçek sorumluları hakim karşısına çıkarılmış değil, yargılanmış değil. Dava bir anlamda yeniden başlıyor. Adalet talebi devam ediyor. Tüm Türkiye'de adalet talebinin yükseldiği zamanlardayız. Biz bugüne kadar adalet nöbetinde tekrarladığımız gibi bu cinayetin tüm ortakları hakim karşısına çıkarılana, sorumlu kamu görevlileri yargılanana kadar bu davanın takipçisiyiz. O nedenle bir kez daha diyoruz ki biz bitti demeden bu dava bitmez” diye konuştu.

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Temmuz 2017 14:06
www.evrensel.net

2 yorum yapılmış

  1. Hüseyin Özlütaş 3 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 3  /  Beğenmedim 0

    ADALETSİZLİĞE-İŞKENCEYE-SOVENİZME VE İDAMLARA SESİZ KALMA!
    Adalet-eşitlik-kardeşlik ve özgürlük “ ne yana düşer usta”? ? Birkaç sadist adamın ele geçirdiği, bazı söz dinlemez insanlara yapılan zulüm mü? Kültürler arası farktan kaynaklanan bir gerilik mi? Göz korkutmakla sınırlı bir durum mu? Aile bireylerinin birbirlerine uyguladıkları şiddetin adı mı? İşkence hem bunların hiç biridir, hem de bunları ve benzeri davranışları bir yerde toplayan, davranış bütünün adıdır. İşkence, tıpkı faşizm gibi, insana yönelik öteki bütün saldırganlıklar gibi, kâr hırsıyla dünyayı dehşete boğan tekelci kapitalizmin, emek yanlılarına uyguladığı bir şiddet yöntemdir ve hiç sakınmadan söylemek gerekir ki, Kapitalizm var oldukça sömürü var oldukça, işkencede var olacaktır. Kimi zaman düşük yoğunlukta, kimi zamanda bütün toplumu kapsayacak, denli yoğunlukta ve çıldırmış olarak, bizi yöneten devletin de içinde olduğu 30 insan hakları sözleşmesine imza atılmıştır. Bunlara nasıl inanabiliriz? İşkencelerin TABU sayıldığı bir ülkede, ağır bedeller ödemeyi göze almadan ona karşı mücadele etmek çok zordur. 1789’ den beri yaklaşık olarak 2. 5 asır önce) kutsal mı sayılıyor, insan hakları? Üzerinden kaç asır geçmiştir. Bunların şimdi, hiçbir önemi yok. Çünkü insan haklarını GÜVENCE altına almayı amaçlayan sözleşmelerin uygulanmadığı bir yerde, sayısız insanın ölümüne, fiziksel ve akılsal sakatlıklar devam ediyor.

  2. Hüseyin Özlütaş 3 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 3  /  Beğenmedim 0

    ULAN KATİLER! NE İSTEDİNİZ H. DİNK'TEN!

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.