Trump Amerikalı işçilerden çabuk vazgeçti

Trump Amerikalı işçilerden çabuk vazgeçti

Seçim kampanyasında ‘işçilerden yana’ imajı çizen Trump, yönetime geldikten sonra işçi hareketini bastırmak için aldığı önlemlerle gündeme geldi.

Craig BECKER* 
Washington Post

Donald Trump, geçen Temmuz’daki Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresinde Amerikalı işçilere “Ben sizin sesinizim” diyerek söz vermişti. Fakat bu ay, Trump yönetimi işçilerin sesini bastırmak için eşi görülmemiş bir adım attı. 

Başsavcılık bürosu, karar için beklenen üç davada ABD’nin, işçi haklarını savunacağını beyan etmekten işverenin otoritesini tanımaya geçerek, sıra dışı bir şekilde taraf değiştirdiği konusunda Yüksek Mahkeme’yi bilgilendirdi 

İŞÇİLERİN BİRLİKTE MÜCADELESİNE YASAL ENGEL

Üç davadaki soru ise: İşverenin çalışanı, işyerindeki hak ihlallerine karşı yasal zorlukların ortaklaşa aşılabilmesini sağlayan  haktan vazgeçmesi için zorlayıp zorlayamayacağı. Bu sözleşme altında, çalışanlar toplu halde mahkemede dava açma hakkını kaybederken, bireysel davalar da yalnızca arabulucu yolu ile çözülebilecek. Asgari ücretin kazanılması, ayrımcılık yapılmaması veya askerlik hizmetinden sonra yeniden istihdam sağlanması gibi ortak hakları savunmak için birlikte hareket etme hakkı ortadan kalkacak.

Eğer Trump yönetimi, Yüksek Mahkemeyi, zorunlu arabuluculuk sözleşmesiyle işçi haklarından feragat edilmesini onaylaması için ikna ederse, toplu işçi davaları sona erecek. Böylelikle iyi bir hukuk danışmanı olan hiçbir işveren, yasal yükümlülüklerinin icrasını özelleştirme ve püskürtme fırsatını kaçırmayacaktır. 

BİRÇOK ŞİRKET FIRSATTAN YARARLANDI BİLE

Halihazırda, Birleşik Sağlık Hizmetleri, AT&T Mobility, Ernst&Young ve Hooters firmalarının işverenleri, çalışanların haklarını korumak için iş birliği yapmasını engelleyen sözleşmeleri uygulamaya koydu bile.

Standart anlaşmalar, arabuluculuk sürecinde bile, iki çalışanın birlikte harekete geçmesini  yasakladı. İş birliğiyle ilgili kısıtlama, bir zamanlar sendikaya üye olmaktan men edilmiş ve New Deal Anlaşması’ndan beri uygulanması yasak olan ‘sarı köpek’ sözleşmesinin hayaletini canlandırıyor. (Sarı köpek sözleşmeleri ABD’de işverenlerin 19. yüzyılın ikinci yarısından 1930’lara kadar kullandıkları bir yöntemdi. Bu sözleşmeyle işe girmek isteyen işçi, işverene hiçbir sendikaya üye olmayacağını ve sendikal faaliyete katılmayacağını taahhüt ediyordu.)

Zorunlu arabuluculuk anlaşmaları, bireyleri tek başına hareket etmeye zorlayarak, elde edilen hakları tehlikeye atıyor ve işverene dava açılmasını engelliyor. 

İŞÇİLER MAHKEMEDE HAK ARAMAYI BIRAKACAK

İşyeri hakemliği sadece mahkemenin hüküm vermesi için özelleştirilen bir alternatif değil. 

Yakın zamanda yapılan araştırmalar, bu sistemin  işverenlerin yasal koruma ve asgari standart zorunluluklarını aşındırmasına olanak sağlayacağını ortaya koyuyor, çünkü çalışanların ihlallere karşı koymak için bir araya gelmesi yasak. 

Las Vegas Nevada Üniversitesi’nden Hukuk Profesörü Jean R. Sternlight, zorunlu arabuluculuğun işyeri davalarını ‘çok az sayıya’ düşüreceğini bildirdi. Ülke çapında milyonlarca işçi zorunlu hakemlik anlaşması ile kısıtlanırken, yılda 2 binden fazla dosya arabuluculuk talep ediyor. 

SAVCILIK TUTUMUNU DEĞİŞTİRDİ

2012 yılında Ulusal İşçi İlişkileri Kurulu (NLRB) kongresinde, işçinin haklarından feragat edilmesini şart koşan  arabuluculuk anlaşmalarının Toplu İş İlişkileri Kanunu’nu ihlal ettiğine karar verilmişti. NLRB, bu ‘sarı köpeği andıran sözleşmelerin’, çalışanların ‘karşılıklı yardım veya koruma’ için bir araya gelme ve özellikle ‘mahkemede veya  arabuluculukta işyerine dair şikayetlerin uyumlu bir şekilde takip edilmesi’ hakkına müdahale ettiğini savunmuştu.

Yüksek Mahkemede karar için bekleyen işyeri arabuluculuk davası budur ve bu konuda başsavcılık bürosu pozisyonunu değiştirmiştir. 

Geçen Eylül ayında başsavcılık ofisi, mahkemeye NLRB’nin ‘uzman yorumunun’ tasdik edilmesi için başvuruda bulundu. Fakat aynı büro bu ay, NLRB’nin yanlış olduğunu savunan bir bilirkişi dosyası sundu.

Davaya bakan Savcı Jeffrey B. Wall, işyeri arabuluculuk sözleşmelerinin tüm şartlarının 1925 Federal Arabuluculuk Kanunu gereğince uygulanması gerektiğini savunuyor. Ancak bu kanun, mahkemelerin taraflar arasındaki gönüllü hakemlik içeren ticari anlaşmalara saygı gösterilmesini sağlamaya yönelik olarak yürürlüğe girmişti.

Bu sözleşmelerin, işçilerin uyum içinde harekete geçmesini yasaklayan işyeri hakemlik sözleşmeleri ile ilgisi yok. Savcılık bürosu geçtiğimiz sonbaharda mahkemeye verdiği demeçte olduğu gibi, Hakemlik Yasası gereğince ‘NLRA’ya göre kanunsuz olan sözleşmeler’ yürürlükten kalkar. Büro, görünüşteki bu dönüşümü ‘yönetim değişikliğinden’ kaynaklandığını açıklıyor.

BENZERİ REAGAN DÖNEMİNDE YAŞANDI

Başka bir deyişle, böyle tuhaf bir ters dönüş Trump’ın başkanlığa gelmesiyle gerçekleşti. Buna en yakın paralellik, Reagan yönetimindeki savcılılık bürosunun, ırk ayrımcılığından dolayı vergi muafiyetini kaybeden Bob Jones Üniversitesini savunmak için taraf değiştirmesiyle gerçekleşmişti. Dava sürecinde, üniversite kararı Yüksek Mahkeme’ye taşımıştı. Ancak şu anki durumda, savcılık bürosu önce NLRB adına dilekçe verdi, daha sonra kararın tersi için faaliyete geçti. 

TRUMP YÖNETİMİ PATRONLARI KORUYOR

Trump yönetimi, rahatsız edici bir ters dönüşle, Yüksek Mahkemeden, tüketicilerin şirketleri dava etme haklarını kısıtlayan ve bireysel hakemlikleri zorunlu hale getiren bir dizi karar vermesini istiyor. 

Bu kararlar sadece uğranan zararın telafi edilmesi için başvuru yapma hakkını kısıtlamakla kalmıyor, Yüksek Yargıç Tuth Bader Ginsburg’ın da açıkladığı gibi, ‘güçlü ekonomik çıkarları yükümlülükten korumuş’ oluyor. 

Trump yönetimi aynı şekilde, işverenleri işçi haklarını ihlal ettikleri için yükümlülükten koruyacaktır. Başkan, inşaat işçisinin hakkı olan ödeme  için bireysel hakemlik yoluyla tazminat talebinde bulunacağına inanıyor mu? Ya da bir yarışa dayalı terfi sistemini reddeden otel hizmetçisinin? Bu işçiler için konuşacak mı? Şimdilik öyle görünmüyor. 

*Craig Becker, ABD’nin en büyük işçi sendikası federasyonu Amerikan Emek Federasyonu ve Endüstriyel Örgütler Kongresi (AFL-CIO) genel danışmanı. / Yazının orjinal başlığı: “Trump Amerikalı işçilerden vazgeçti”

(Çeviren: Elif Özmen Belek)

www.evrensel.net