Tedavi merkezinin çevresinde bile uyuşturucu satılıyor

Tedavi merkezinin çevresinde bile uyuşturucu satılıyor

Tamer Arda Erşin AMATEM'e uyuşturucu tedavisi olmak için gelenler ve aileleriyle konuştu

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi’ne (AMATEM) uyuşturucu tedavisi olmak için gelenler ve aileleriyle son günlerde gündeme gelen uyuşturucu bağımlılığını konuşmak için gidiyoruz. Merkezde olduğumuz sırada tedavi olmak için gelen gençlerden birisi, merkez bahçesinde kriz geçiriyor. Madde bağımlılığı tedavisi görenler ve yakınları gence yardımcı oluyor. Doktorların müdahalesiyle genç kendine getiriliyor.

Görgü tanıkları olayı bize anlatıyor: “Merkez yakınlarına gelen birisi bonzai isimli uyuşturucuyu sattıktan sonra uzaklaştı. Maddeyi kullanan genç de kriz geçirdi.”

Olay sonrasında merkeze tedavi olmak için gelen bağımlılara, uyuşturucu maddenin AMATEM  yakınlarında dahi nasıl satılabildiğini sorduğumuzda olay aydınlanıyor. Görgü tanıklarından biri merkeze gelenlerin ikiye ayrıldığını anlatıyor. Birinci kısmın daha önce üstünde uyuşturucu yakalatmış olanlar, ikinci kısmında gerçekten tedaviye gelenler olduğunu ifade eden görgü tanığına göre merkez çevresinde satılan uyuşturucunun hedef kitlesi birinci kısımda yer alanlar. Yani ‘Yoklukta olanlar.’ 

Tedavi merkezinin bahçesinde konuştuğumuz vatandaşlar konuyu açmaya devam ediyor. Buna göre uyuşturucu maddeyle yakalananlar 2- 5 yıl arasında hapis cezası alıyor. Ancak daha önce bu suçtan yakalanmamışlarsa, cezaları 5 yıl erteleniyor ve 1 yıl adli denetime tabi tutuluyorlar. Bu denetim süresinde, her 3 ayda bir madde kullanılıp kullanılmadığının tespiti için idrar testine giriliyor. Bağımlıları tabiriyle bu testten “kirli” çıkmaları durumunda cezaevine girme riskleri bulunuyor. Bu yüzden testin günü yaklaşırken madde kullanmaya ara veriyorlar. Merkeze idrar kontrolü yaptırıp tutuklanmamak için gelenlerin, testten sonra kendi tabirleriyle ‘Yokluğu’ oluyor, madde kullanmaya ihtiyaç duyuyor. Bazı uyuşturucu satıcıları ise tedavi merkezi çevresine gelerek bağımlıları madde satıyor. Bir başka kişi de tedavi olmak için gelenler arasında merkezin tuvaletinde bile uyuşturucu kullanan kişilerin olduğunu ifade ediyor.

SPORCULUK HAYATI BİTMİŞ

Adli kontrolden kurtulmak için gelenlerden 33 yaşındaki esnaf, 10 yıldır bağımlı olduğunu söylüyor, başından geçenleri şöyle anlatıyor: “Eroine evlenmeden bir yıl önce başlamıştım. Bir çocuğum var. Bırakmak için çocuğu alıp memlekete gittim. Eve kendimi kilitledim. Bırakamadım. Şimdi eroin bağımlılığım yok ama tedavi için verdikleri ilacın içinde eroinde olan madde var. Ben de ona bağımlıyım.” 

Adli kontrol için test yaptırmaya gelen 25 yaşındaki genç de yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Çocukluktan başladım çalışmaya. Elektronik işi yapıyordum. Gelirim iyiydi. Buna başladıktan sonra çalışırken aldığım aylıklardan harcadığım hariç, 70 bin lira para yedim.  Bağımlı olduktan sonra anne- babandan başka kimse sahip çıkmıyor. Ablamla hemşirenin yardımcı olmasını istedik, ‘ben onunla uğraşamam’ dedi ” Kendisinin kasaplık yaptığını belirten 20’li yaşlarında başka bir genç de madde bağımlılığı nedeniyle sporculuk hayatını bittiğini söylüyor ve ekliyor: “Boksördüm, 3 madalya almıştım. Bu madde beni bitirdi”

‘OKULDAKİ ÇOCUKLARIN YÜZDE 80’İ İÇİYORDUR!’

Merkeze madde bağımlılığından gerçekten kurtulmak için gelenler de var. Bunlar doktorların yazdığı haplarla uyuşturucuyu bırakmaya çalışıyorlar. 20 yaşında İskitler Meslek Lisesinde okuyan genç ailesiyle gelmiş. Babası “Çocuğumu kurtarmak için 50 bin lira harcadım ama yeter ki bunu bıraksın paranın önemi yok” diyor. Babasından sonra genç başlıyor maddeye nasıl başladığını anlatmaya: “Bizim lisenin hemen ilerisinde satıyorlardı. Zaten pis bir semt. Arkadaşlarla git gel başladım. İddia ediyorum şu an okuldaki çocukların yüzde 80’i içiyordur. Ben Sincan’da oturuyorum, yoklukta olunca madde almak için Çinçin’e yürüyerek gidiyorum.” 

POLİS ‘TORBACI’LARA DOKUNMUYOR

Ankara’da uyuşturucu İsmetpaşa, Çinçin, Yenidoğan semtlerinde satılıyor. Madde bağımlıları bu semtleri polisin de kendileri gibi iyi bildiğine dikkat çekiyor: “Polis kullanıcıyı alıyor. Biz torbacıları işaret edip, “Neden onları elleyemiyorsunuz?” dediğimizde dövüyorlar.” Uyuşturucu madde Ankara’nın diğer ilçelerini bu merkezlerden yayılıyor. 

YASAK İLAÇLAR  ‘TORBACI’DA BİLE VAR

AMATEM’de tedavi olmaya gelenlere çeşitli ilaçlar yazılıyor. İlaç dozajı azaltılarak kullanılıyor. Madde bağımlılarının anlattığına göre bu ilaçları  “torbacı” diye tabir edilen kişiler de satıyor. İlacı uzun süreli kullanmak da bağımlılık yaratıyor. Kırmızı reçeteyle yazıldığı için ilaçtan fazla sayıda yazdıramayanlar torbacılardan ilaçları temin ediyor. Torbacılar da ikiye ayrılıyor. Uyuşturucuyu temin edecek parası olmadığı için bu işi yapanlar var. 

Uyuşturucunun satıldığı yerlerden maddeyi temin ettikten sonra kendi kullanacağı alıyor geri kalanını satarak, bir daha madde alacak parayı çıkarıyor. Polis en çok bu gruptakileri gözaltına alıyor. İkinci tip torbacılar gerçekten bu işi ticarete dökenler. Bu kişiler arasında da bağımlı var. Ancak bağımlılıklarını söz konusu ilaçları kullanarak gideriyorlar. Olası polis baskınında uyuşturucu maddeyi bir şekilde imha ediyorlar. İlaçla bağımlılıkların giderdikleri için yakalandıklarında idrar testleri temiz çıkıyor. Anlatılana göre polis zaten ikinci tip torbacılara ellemiyor ya da ellemek istemiyor.  

Bağımlılar eğer bu ilaçlarla uyuşturucu maddeyi bırakamıyorsa çip taktırma denilen tedavi yöntemi uygulanıyor. Bağımlılara takılan çip maddeye bağımlılığı yaklaşık 2 aylık bir süre unutturuyor. Bağımlının çip taktırmak hakkı ise sadece 3 seferlik. Eğer bu 3 seferde çip taktıran bağımlı uyuşturucuyu bırakmazsa başka hakkı olmuyor. Çip tedavisi özel hastanelerde 5 bin lirayı buluyor. 

www.evrensel.net