Tarım işçisi kadınlar: Molada ikinci çayı bile içirtmiyorlar

Tarım işçisi kadınlar: Molada ikinci çayı bile içirtmiyorlar

Edremit Ovası'nda çalışan tarım işçisi kadınlar molada ikinci çayı içemediklerini söylüyor.

Edremit Ovası’nın birinci sınıf tarım arazilerinde çalışan kadınlar, tarlalarda ya dayıbaşının ya da arazi sahiplerinin baskısı altında. Kadınlar, mahkum edildikleri sefalete rağmen yaşam mücadelesi verdiklerini dile getirdi.

Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Edremit Ovası’nda sabahın erken saatlerinde traktör kasalarında yola koyulan tarım işçisi kadınlar, zorlu şartlarda yaşamak ve çalışmak zorunda. Sosyal güvenceleri olmayan kadın işçiler, düşük ücretler karşılığında 15 saate kadar çalıştırılırken, emekleri de sömürülüyor. Çalışma ve yaşam koşullarını anlatan kadınlar, sefalete mahkum edilmek istendiklerini dile getirdi.

Her gün Burhaniye ilçe meydanından traktör kasalarına alınarak, çalışacakları tarlalara götürülen kadınlar, olası bir kaza durumuna karşı çaresizliklerini “Yapacak bir şey yok elimiz mahkum. Yoksulluktan, yokluktan çalışıyoruz” sözleri ile aktarıyor.

SEFALETE MAHKUM EDİLİYORLAR

Ortalama 50 kadın işçi olduklarını ve dayıbaşılar tarafından işe götürüldüklerini belirten Firdevs Kaya, işçilerin çalıştıklarını ancak dayıbaşıların kazandıklarını dile getirdi. Kirada oturduğunu ve hiç bir geliri olmadığını ifade eden Kaya, “Çocuklarımıza ekmek götürmek için bu işi yapıyoruz. Eşimin emeklisi yok, o da benim gibi ırgatlık yapıyor. Allah yardımcımız olsun ne yapalım mecburuz” dedi. İşçilerin tamamının kiracı olduğunu söyleyen Kaya, şöyle deva etti: “Zenginlerin yazlıklarında hizmetçilik de yapabiliriz ama yapmıyoruz. Bizi sefalete mahkum etmişler.”

Kendisi ile beraber 5 yaşındaki çocuğunu da tarlaya götüren Latife Taşan da, çocuğunu bırakacak kimsesi olmadığını söyleyerek, “Çocuk da benimle beraber sefil oluyor. Her şeyin farkındayım; ama ne yapayım elim mahkum. Eşim işyerinde kaza geçirdi, şimdi hasta yatakta. Sigortamız da yok. Para lazım, ev kira, çocuk küçük kimse de yardım etmiyor. Çaresiz kaldık. Köle gibi çalışıyoruz. Mola zamanında patron gözümüzün içine bakıyor. En güzel sebze meyvelerini topluyoruz lakin bize gelen yemek yenilmiyor. Molada ikinci çayı doldurduk mu ya dayıbaşı ya da patron huzur vermiyor” sözleri ile anlatıyor.

 

75’İNDE TARLADA

Eşinin yaşlılıktan dolayı yatalak hasta olduğunu belirten 75 yaşındaki Ayşe Okdemir ise, eşinin çalışmadığını aktardı. Çocukları ile birlikte eşine de bakmak zorunda kalan Okdemir, “İki çocuğum vardı. Çocuklarımdan biri hastalandı yoksulluktan kurtaramadık. Küçükken yaşamını yitirdi. Diğeri de işsiz. İş bulunca çalışıyor olmayınca da evde oturuyor. Bize reva görülen sefaletmiş, yoksullukmuş. Herkes ne halde olduğumuzu biliyor; ama sesini çıkarmıyor. Biz çalışmak zorundayız her şeye rağmen” diye konuştu. (Balıkesir/DİHABER)

www.evrensel.net