TİHV ve İHD: İşkenceye ortam oluşturan OHAL kaldırılmalı

TİHV ve İHD: İşkenceye ortam oluşturan OHAL kaldırılmalı

'26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü' dolayısıyla bir açıklama yapan TİHV ve İHD: OHAL kaldırılsın.

"26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü" dolayısıyla açıklama yapan insan hakları örgütleri, OHAL’in hayatın her alanında işkenceye ortam oluşturduğuna dikkat çekerek “OHAL kaldırılsın, işkence yasağına uyulsun” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), "26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü" dolayısıyla İHD İstanbul Şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamaya İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Yoleri ve TİHV İstanbul temsilcisi Ümit Efe katıldı.  

'GÖZALTI ORTAMLARINDA İŞKENCE ARTTI'

Açıklamayı okuyan TİHV İstanbul temsilcisi Ümit Efe, “Türkiye, anayasasında ve Ceza Kanunu’nda işkenceyi yasaklamıştır. Ancak bölgede yeniden başlayan çatışmalı süreç ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile gerek günlük hayatta, gerek de gözaltı ortamlarında kötü muamele uygulamaları ve iddiaları önceki dönemlerle kıyaslanmayacak boyutlara ulaştı” dedi.

Adalet Bakanlığının 13 Haziran 2017 tarihli açıklamasını hatırlatan Efe, “Darbe girişiminden bugüne kadar toplam 161 bin 751 kişi hakkında işlem yapılmış ve 50 bin 344 kişi de tutuklanmıştır. Gerek bu sayılar, gerekse darbeyi bastırma amacıyla yapılan gözaltı işlemlerinin ardından işkence ve kötü muamele görüntülerinin bizzat devlet haber ajansı tarafından servis edilmesi, işkenceyi alenileştirme ve yaygınlaştırmanın boyutlarını ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı. Efe, OHAL ile birlikte her türlü toplantı ve gösteriye yönelik güvenlik güçlerinin baskısı olduğunun da altını çizdi. 

‘CEZASIZLIK BİR DEVLET POLİTİKASI’

Yine bu dönemde cezaevi nüfusunda görülen artışa paralel olarak tutuklu ve hükümlülere yönelik işkence ve diğer kötü muamele uygulamalarının da artış gösterdiğini ifade eden Efe, bu durumun rekor düzeye ulaştığını söyledi.  Efe, bu verileri de şöyle aktardı: Cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı 2005 yılında 55 bin 870 iken bu sayı, denetimli serbestlikle ilgili düzenlemelerde yapılan değişikliklerle gerçekleştirilen ‘örtülü OHAL affı’na rağmen, 17 Şubat 2017 itibari ile 209 bin 941’e yükselmiştir. Özellikle de OHAL ilanından sonra cezaevine girişte ve sonrasında devam eden hukuksuzlar yakın tarihte görülmedik boyutlara ulaşmıştır.

Kadınlara, Geri Gönderme Merkezlerinde mültecilere ve LGBTİ bireylere yönelik şiddetin de yaygınlaşarak devam ettiğini aktaran Efe, “Ülkemizde işkencenin bu boyutta olmasının temel nedeni işkence yasağının mutlak niteliği ile bağdaşmayan çok ciddi bir cezasızlık kültürünün varlığıdır. Cezasızlığın bir devlet politikası olması ve her düzeyden devlet ve hükümet yetkilisinin işkenceyi meşrulaştırıcı söylem ve davranışları bu kültürün güçlenmesine neden olmaktadır” dedi. 

‘OHAL BİR AN ÖNCE KALDIRILMALIDIR’

Sonuç kısmında insan hakları örgütlerinin taleplerini sıralayan Efe, “İşkenceye ortam yaratan, her türlü denetimden uzak, keyfi kararnamelerle uygulanan OHAL derhal kaldırılmalıdır. Evet, bizler insani değerlerimize ve varoluşumuzun anlamına ters düşen, daha aydınlık bir gelecek için taşıdığımız umutlara gölge düşüren ‘işkence’nin ülkemizden ve dünyadan mutlak olarak silinmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı. 

‘KAMU EMEKÇİLERİNE YAKIN MESAFEDEN BİLYE ATIŞLARI’

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumuna dikkat çeken Efe, “Güvenlik güçlerinin şiddetine maruz kalıp onlarca kez gözaltına alındıktan sonra sürdürdükleri açlık grevinin 76. gününde tutuklanmaları ile yine kamu emekçisi olan Veli Saçılık’ın yakın mesafeden hedef gözetilerek sıkılan onlarca göz yaşartıcı kimyasal içeren bilye atışlarına maruz kalması, güvenlik güçlerinin kullandığı aşırı ve orantısız gücün işkenceye dönüşmesinin son örneklerini oluşturmaktadır. Yine bu dönemde resmi gözaltı merkezlerinin yanı sıra resmi olmayan gözaltı yerleri olarak tanımlanan polis araçları, ev, iş yeri, spor salonları vb. kimi farklı mekânlarda meydana gelen işkence ve diğer kötü muamele vakalarında aynı şekilde bir artış yaşanmaktadır” dedi. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net
ETİKETLER İHDTİHV