‘Hayatta en  çok babamı sevdim’

‘Hayatta en çok babamı sevdim’

Mustafa Aslan edebiyatımızdaki babalar ve çocukları üzerine yazdı.

Mustafa ASLAN
İstanbul

Edebiyatımıza göz attığımızda babalar ve çocukları arasında müthiş bir sevgi ve saygı duvarı çıkıyor. Tanzimat edebiyatından bugüne doğru yavaş yavaş gelecek olursak; Halit Ziya’nın genç yaşta ebediyen ayrıldığı müzisyen oğlu Vedat’a yazdığı “Bir Acı Hikaye”, Recaizade Ekrem’in, erken yaşta yitirdiği Nijad’a yazdıkları ve Tevfik Fikret’in oğlu Haluk’a yazdığı “Haluk’un Defteri” bunlardan sadece bir kaçı olabilir. 

Çetin Altan’ın yazar oğulları Ahmet Altan ve Mehmet Altan’ı, Behçet Necatigil’in en son O Aşk Dinmedi’yi yazan kızı Ayşe Sarısayın’ı söylerken, Aziz Nesin ve oğullarından Ali Nesin’i, Güngör Gençay’ın oğlu Gürkal Gençay’ı, İbrahim Yıldız’ın oğlu Halil Nihat Yıldız’ı Namık Kemal Behramoğlu’nun oğlu Onur Behramoğlu’nu ve Enver Ercan’ın kızı Özge Ercan’ı, Hüseyin Çiftçi’nin oğlu Fuat Çiftçi’yi de  listemize eklemek gerekiyor.  

“Hayatta en çok babamı sevdim” diyen şair Can Yücel’in Hasan Ali Yücel’in oğlu olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Babasını kendine oldukça yakın gören bir başka şairimiz Nazım Hikmet ‘Baba’ adlı şiirinde babayı bir kardeşi, ağabeyi ve arkadaşı gibi görüyor. İstanbul, Halep, Diyarbakır ve İstanbul arasında mekik dokuyan bir ailenin çocuğu olan Nâzım’ın babasının ekonomik sorunlar altında ezilirken bile eğilmediğini görmesi mücadeleci ruhuna katkılar sunduğu görülüyor. 

BABA KOKUSUNA ÖZLEM

Nâzım Hikmet’ten Memet Fuat’a, Hasan Ali Yücel’den Can Yücel’e Sabahattin Ali’den Filiz Ali’ye, Çetin Altan’dan Ahmet ve Mehmet Altan’a yazar olarak babalarının izinden yürüyen gazeteci ve politikacı Ahali Cumhuriyet Fırkası kurucusu Kemali Öğütçü, Orhan Kemal ve Işık Öğütçü’ye, Ahmet Say’dan Fazıl Say’a kadar uzanıyor

Işık Öğütçü, dedesi Kemali Öğütçü’nün anılarını Toksöz 1924 yayına hazırladı. Bununla da kalmadı, babası Orhan Kemal’in “Tersine Dünya”, “Zamana Karşı Orhan Kemal”, “Unutulmuş Öyküler”, “Uçurum”, “Orhan Kemal Soruyor”, “Bilinmeyen Senaryolar...” Adlı yapıtlarını tozlu arşivlerden kurtararak edebiyat dünyasına ve okurlara sunarak babasının izinden gitti.

Orhan Kemal, “Baba Evi” adlı yapıtından başlayarak babasının siluetini yapıtlarında okura gösteriyor. Zaman zaman, yapıtlarında okuduğumuz, yerine göre şefkatli ve sevecen, yerine göre de bir taş kadar katı olarak sunulan kişilik Mustafa Kemal Atatürk’e muhalefet eden, TBMM’de ilk dönem milletvekilliği yapan Abdülkadir Kemali Bey’den belirgin izler taşıyor. 

RIFAT ILGAZ VE AYDIN ILGAZ

Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz ise babası gibi yazar olmayı seçenler arasında yer alıyor. Hababam Sınıfı adlı unutulmaz yapıtın yazarı Rıfat Ilgaz’ın, Uğur Mumcu’nun öldürülmesini takiben Sivas Madımak katliamının ardından kalbi daha fazla dayanmadı. Rıfat Ilgaz, bize “Karartma Geceleri”, “Karadeniz’in Kıyıcığında”, “Yıldız Karayel”, “Sarı Yazma” gibi romanlarının yanı sıra şiir, öykü ve anılarını toplandığı kitaplarını ve yazar bir oğul bırakıp aramızdan ayrıldı.

Aydın Ilgaz, güçlü bir kültürel miras ve ağır sorumluluklar aldığının bilincinde yazma mücadelesini sürdürüyor. Çünkü Rıfat Ilgaz, aralarında Aziz Nesin ve Turhan Selçuk’un da olduğu isimlerle zor zamanlarda dergiler çıkardı. Markopaşa adıyla başladıkları dergi  sürekli kapatılıyor. Yayını değişik “Paşa” adlarıyla tüm baskılara karşın sürdürdüğünü çok iyi bilen bir evlada sahip Rıfat Ilgaz.Aydın Ilgaz, yaşamının güzel yıllarını hapishane ve hastanelerde geçiren babasının Hababam Sınıfı adlı unutulmaz yapıtının ortaya çıkışını dile getirdiği “Sınıfın Efsanesi” yapıtıyla okurla buluştu.

FİLİZ ALİ VE FAZIL SAY

Filiz Ali ve Fazıl Say ise yazarlık yerine müzik insanı olmayı yeğleyenler arasında yer alıyor. Ahmet Say, Ağaçlar Çiçekteydi ve İnsanoğlu İnsanlar adlı yapıtlarında yeri geldikçe, oğlu Fazıl Say’ın çocukluğundan müziğe ilk adımlarını attığı günden başlayarak anlatıyor.

Piyanist Fazıl Say, Kocakurt, Müzik Yazıları, Müzik Atlası, İpek Halıya Ters Binen Kedi, Müzik Nedir, Nasıl Bir Sanattır? adlı yapıtları edebiyatımıza armağan eden babası Ahmet Say’ın dostluğunu, arkadaşlığını ve baba sıcaklığını duyumsayarak yaşamını sürdürüyor.

Filiz Ali baba kokusuna özlem duyarak yaşıyor, edebiyatımıza Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna gibi romanların yanı sıra güzel öyküler de sunan Sabahattin Ali’nin katlinden bu yana. Müzikseverlere sunduğu yapıtlarda baba kokusu yerine geçecek müzik tınıları sunuyor belki de.   

Babalar ve çocukları edebiyatımızın güvenilir, fakat hüzünlü bir atardamarı olarak ışkın vermeyi sürdürüyor.

www.evrensel.net